Kamuya ait ne varsa birer birer satış listesine girerken, şimdi sıra hastanelere geldi. Merkezi, ulaşılabilir ve kamusal niteliğiyle ayakta duran sağlık kurumları artık “gelir kalemi” olarak görülüyor. 32 ilde 71 sağlık alanı ve tesisin özelleştirme kapsamına alındı. Daha önce 17 Mart’ta yayımlanan kararla 27 ildeki 55 sağlık alanı da özelleştirme kapsamına alınmıştı.

Son kararla birlikte, aktif olarak hizmet veren devlet hastanelerinden ağız ve diş sağlığı merkezlerine, fizik tedavi hastanelerinden aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerine kadar çok sayıda sağlık yapısı satış listesine dahil edildi. Ayrıca verem savaş dispanserleri ve çeşitli arsalar da kapsam içinde yer aldı. Elde edilecek gelirlerin ise Sağlık Bakanlığı yatırımlarında kullanılacağı belirtildi.

Gül Ergör

Kent merkezleri rant alanına dönüşüyor

İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, eldeki sağlık yapılarının satılmasını eleştirerek, bu adımın sağlık sisteminin ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini vurguladı.

“Herhangi bir açıklama yapılmış değil ancak Sağlık Bakanlığı, özellikle aile hekimlerinin aile sağlığı merkezi bulmakta zorlandığını söylüyor ya da hekimlere “gidin, kendiniz kiralayın” diyor. Ayrıca sağlıklı yaşam merkezleri için tüm illerde ve ilçelerde bina ihtiyacı varken, böyle bir sıkıntı mevcutken eldeki binaları bu amaçla değerlendirmek yerine satmasının açıklanabilir bir tarafı yok.

Sağlık Bakanlığı’nın yeni şehir hastaneleri yapılması için kaynak yaratmaya çalıştığı söyleniyor. Ancak bu da çok anlamlı görünmüyor. Çünkü ihtiyaç şehir hastaneleri değil; aile sağlığı merkezlerinin büyük bir kısmının bakıma ihtiyacı var. Pek çok yerde eksiklikler sürüyor. Dediğim gibi, topluma hizmet verecek sağlıklı yaşam merkezlerine ihtiyaç varken böyle mantıksız bir işleme girişiliyor.

Ayrıca bazı arsaların da satıldığı ifade ediliyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu arsaları neden elinde bulundurduğu da ayrı bir soru işareti. Muhtemelen bağış yoluyla edinilmiş olabilir. Bu bağış yapılan yerlerin satılması yasal mıdır, değil midir, bunun ayrıca incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

İzmir’e de bir şehir hastanesi yapılacağı yönünde açıklamalar var. Ancak mevcut şehir hastanelerinde bile pek çok sorun hâlâ konuşuluyor. Devlet hastanelerinin kapanıp yerine şehir hastanelerinin yapılması sürecinin nasıl ilerleyeceği de tartışmalı. Zaten bu da hiçbir zaman onayladığımız bir durum değil. Şehir hastaneleri, modası geçmiş yapılar olarak değerlendiriliyor. Bunlar çok büyük bir israf. Bu kadar büyük kapasiteli, bu kadar yüksek yatak sayısına sahip hastanelerin bu şekilde işletilmesi doğru değil. Dünyada ideal olanın 300-600 yataklı hastaneler olduğu ifade ediliyor.

Tüm bunlar, kent merkezlerindeki değerli arazilerin başka amaçlarla kullanılması ve rant elde edilmesi için yapılan uygulamalar gibi görünüyor. Topluma hizmet ediliyormuş gibi gösterilse de, gerçekte yapılanın büyük bir israf ve kamu kaynaklarının yanlış kullanımı olduğu düşünülüyor.“

Aw664299 02 1773784053 291 X750

Manisa’da iki hastane arazisi satışta

Özelleştirme kararında Manisa da bu satış dalgasının içinde. Kentin en merkezi noktalarında yıllardır sağlık hizmeti veren hastane arazilerinin satışa çıkarılmasına tepki gösteren CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, kararın sağlık sistemine dair önemli bir tabloyu ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin dört bir yanında Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan hastaneler, hizmet binaları ki bunlar tam yetmiş bir tane, Özelleştirme İdaresi eliyle 2028’in sonuna kadar satılacak. Nerelerde bu binalar? Türkiye’nin dört bir yanında. Adana’da, Balıkesir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Manisa’da, Elazığ’da, Mersin’de, Trabzon’da; Türkiye’nin dört bir yerinde yıllardır Türk halkına sağlık hizmeti vermekte olan binalar, arsalar özelleştirme eliyle, Özelleştirme İdaresi eliyle 2028’in sonuna kadar satılacak

Manisa’da iki tane bina var. Bu binalardan bir tanesi Salihli’de, Salihli’nin tam merkezinde yer alan, uzun seneler boyunca Salihli halkına hizmet veren devlet hastanesinin olduğu yer bu kararla özelleştirilecek yani satılacak. Şu anda henüz yeni bir devlet hastanesi bitmemiş ama 2028 yılına kadar buranın özelleştirilmesi yapılacak

Bir diğer bina Saruhanlı ilçemizde, Saruhanlı ilçesinin en merkezi yerinde bulunan, uzun yıllar boyunca Saruhanlı halkına hizmet eden devlet hastanemiz satışa çıkartılmış durumda. 2028 yılının sonuna kadar satılacak. Şu anda yeni devlet hastanesinin temelleri atılmış”

Açıklamalarında satışa çıkarılan taşınmazların konumuna da dikkat çeken Bakırlıoğlu, “Bu ve buna benzer yetmiş bir tane taşınmaz; bunların hepsi bulundukları yerlerde en merkezi konumda bulunan ve uzun yıllar boyunca yöre halkına hizmet etmiş binalar” dedi.

İEÜ’de çifte kupa sevinci: Yelken ve voleybolda büyük başarı
İEÜ’de çifte kupa sevinci: Yelken ve voleybolda büyük başarı
İçeriği Görüntüle

“Şehir hastaneleri kara delik haline geldi”

“2025 yılı bütçesinde bu şehir hastanelerine, 18 tane şehir hastanesine aktarılması planlanan tutar 104 milyar lirayken yıl sonunda 122 milyar lira aktarılacağı tahmin ediliyor. İlk 11 aydaki aktarılan tutar, Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin yüzde 17,5’ine denk gelmekte 2026 yılında tahmini aktarılacak olan tutar da 136 milyar lira. Yani biz hemen hemen her yıl 3 milyar, 3,5 milyar dolar tutarı bu şehir hastanelerine aktarmaktayız. Sağlık Bakanlığı’na ayrılan bütçenin neredeyse yüzde 15’i, yüzde 20’ye yakın kısmı artık bu şehir hastanelerine aktarılmış durumda. Bu durumda bütçe el vermediği için, Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi artık bu kamu-özel iş birliği hastanelerine yetmediği için eldeki eski hizmet binalarını, ki her biri butik bir arsadır, bunların hepsi artık satışa çıkartılmış durumda”

Biz bu karardan, bu özelleştirme kararından artık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının sağlık politikalarının duvara tosladığını görmekteyiz.

Ahmet Dogruyol 1

“Yakındaki hastane” dönemi bitiyor

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol da kamu arazilerinin satışının sağlık hizmetine erişimi zorlaştırabileceğine dikkat çekerek şu görüşleri dile getirdi:

“Yıllardır ifade ettiğimiz gibi, genel itibarıyla yeni yapılan hastanelerin şehir dışına çıkartılarak, şehir merkezlerinde bulunan vatandaşlarımızın kolay ulaşabildiği sağlık kuruluşlarının satılarak gelir elde etme çabası doğru bir yöntem değildir.

Vatandaşa verilebilecek en iyi sağlık hizmeti, evine yani ikametine en yakın yerde olan sağlık kuruluşlarından verilen hizmettir. Satışa çıkarılan arazilerin Sağlık Bakanlığına devredilmesi milletimizin menfaatine olacaktır.

Satışa çıkarılan araziler, hastane olarak kullanılmayacaksa bile, İl Sağlık Müdürlükleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları olarak kullanılması devletin ve milletin menfaatine olacaktır. İlerleyen yıllarda, Şehir merkezlerinde bulunan bu sağlık alanları satıldıktan sonra tekrardan şehir merkezlerinde sağlık alanı tesis etmek, belki de mümkün olmayacak ve büyük maliyetler getirecektir.

Cumhurbaşkanlığı kararına göre, özelleştirme sürecinin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanmasının öngörülerek, elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarında kullanılacağının ifade edilmesi yapılan özelleştirmenin doğruluğunu teyit etmez. Sağlık yatırımları konusunda kaynak aranıyorsa, öncelikle her metrekaresine kira ödediğimiz ve hasta garantisi verdiğimiz, her yıl Milyarlarca TL ücret ödediğimiz bütçenin kara deliği olan şehir hastanelerinden tasarruf edelim.”

Kaynak: özge uyanık