Türkiye genelinde terörle mücadele kapsamında yeni bir geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı bilgilere göre, DEAŞ yapılanmasına yönelik 47 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyonların önemli ayaklarından biri de İzmir oldu. Güvenlik birimleri, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen, haklarında aranma kaydı bulunan, finansal destek sağladığı belirlenen ve geçmişte örgüt içinde faaliyet yürüttüğü tespit edilen şüphelilere yönelik adreslere operasyon yaptı.

Yapılan açıklamaya göre operasyonlar; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, MİT Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütüldü. Sahadaki uygulamalar ise il emniyet müdürlüklerinin terörle mücadele şube ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Böylece aralarında İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Gaziantep, Hatay, Konya, Mardin, Muğla, Sakarya, Trabzon ve Van’ın da bulunduğu 47 ilde aynı anda düğmeye basıldı.

İzmir de operasyon zincirinin önemli halkalarından biri oldu

İzmir, operasyonun yürütüldüğü iller arasında öne çıkan merkezlerden biri oldu. Kentte belirlenen adreslere düzenlenen baskınlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, soruşturmanın yalnızca yakalamalarla sınırlı kalmadığı, örgütsel bağlantıların ve mali hareketlerin de mercek altına alındığı öğrenildi. Özellikle güvenlik kaynaklarının, örgüte finansman sağlandığı yönündeki bulgular üzerinde yoğunlaştığı değerlendiriliyor.

Operasyonun İzmir ayağı, kentteki güvenlik takibinin çok yönlü sürdüğünü de ortaya koydu. Çünkü soruşturma dosyasında yalnızca güncel bağlantılar değil, geçmiş dönemlerde DEAŞ içerisinde faaliyet yürüttüğü belirlenen isimler de yer aldı. Bu tablo, güvenlik birimlerinin sadece mevcut hareketliliğe değil, daha önce oluşmuş yapılarla bağlantılı kişilere de odaklandığını gösterdi.

Gözaltı sayısı 324’e ulaştı

Bakanlığın paylaştığı resmi verilere göre, ülke genelindeki operasyonlarda toplam 324 şüpheli yakalandı. Açıklamada, bu kişilerin bir bölümünün aranma kaydı bulunduğu, bir bölümünün terör örgütüne finansal destek sağladığının tespit edildiği, bir bölümünün ise geçmişte örgüt bünyesinde faaliyet yürüttüğünün belirlendiği ifade edildi.

Bu sayı, operasyonun yalnızca sınırlı bir saha çalışması olmadığını, aksine uzun süredir sürdürülen teknik ve fiziki takibin sonucu olarak planlandığını ortaya koydu. Eş zamanlı baskın yöntemiyle, olası delil karartma ve kaçış girişimlerinin önüne geçilmesi hedeflendi. Güvenlik uzmanları, çok sayıda ilde aynı anda yapılan operasyonların bu tür yapılanmalara karşı mücadelede kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu değerlendirme, operasyonun ölçeğini daha da görünür hale getiriyor.

Sadece şüpheliler değil, örgütün izleri de toplandı

Operasyonların en dikkat çekici yönlerinden biri, gözaltıların yanı sıra ele geçirilen deliller oldu. İçişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre baskınlarda 1 tabanca, 4 tüfek ve 122 fişek ele geçirildi. Ayrıca örgütsel dokümanlar ile çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Ele geçirilen dijital materyallerin soruşturmanın seyrini belirleyecek başlıklardan biri olması bekleniyor. Telefonlar, bilgisayarlar, depolama aygıtları ve çeşitli veri kayıtlarının, şüpheliler arasındaki irtibatın çözülmesinde önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Özellikle örgütsel dokümanlar ile dijital izlerin birlikte incelenmesi, soruşturmanın yeni isimlere uzanmasına neden olabilir.

İZSU’dan Bayraklı’ya dev altyapı hamlesi: 150 milyonluk dönüşüm
İZSU’dan Bayraklı’ya dev altyapı hamlesi: 150 milyonluk dönüşüm
İçeriği Görüntüle

Finansal ağ da mercek altına alındı

Operasyon bilançosunda en çarpıcı kalemlerden biri de yaklaşık 9 milyon 679 bin 750 TL değerindeki finansal varlık oldu. Bakanlık, bu tutardaki varlığın operasyonlar sırasında ele geçirildiğini duyurdu. Bu veri, soruşturmanın yalnızca güvenlik boyutuyla değil, terörün finansmanı açısından da güçlü bir eksende ilerlediğini gösterdi.

Uzmanlara göre terör örgütlerinin ayakta kalmasında en önemli başlıklardan biri para trafiği. Bu nedenle finansal hareketlerin kesilmesi, saha operasyonları kadar stratejik önem taşıyor. Yakalanan şüphelilerle ele geçirilen mali varlıklar arasındaki ilişkinin detaylı biçimde incelenmesi, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni bulguların ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu yönüyle operasyon, yalnızca bir gözaltı dalgası değil, aynı zamanda örgütün ekonomik damarına yönelik bir müdahale olarak da okunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ