Ege Bölgesi’nin sanayi ve tarım arasındaki hassas dengesinde, ibre bu kez doğadan ve üretimden yana döndü. İzmir'in verimli topraklarına sahip Menderes ilçesi, bir süredir yeni bir madencilik faaliyeti tehdidiyle karşı karşıyaydı. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından İzmir Çimento Fabrikaları Türk A.Ş. (Çimentaş), ilçeye bağlı Karakuyu Mahallesi sınırları içerisinde yeni bir hammadde sahası açmak için girişimde bulunmuştu. Şirket, 134 Ada ve 1 Parsel numaralı alanda "II-A Grubu Kalker Ocağı" kurmak amacıyla hazırladığı dosyayı ilgili kurumlara sunmuş ve resmi süreci başlatmıştı. Ancak bölge halkını tedirgin eden bu girişim, bürokrasinin "yeşil" duvarına çarptı. İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, projenin çevresel etkilerini değerlendirdiği süreçte, tarımsal üretimin geleceğini koruyan kritik bir karara imza atarak projeyi iptal etti.

Çimento devinin projesi bürokrasi duvarına çarptı

Çimentaş tarafından hazırlanan ve yetkili mercilere sunulan Proje Tanıtım Dosyası, bölgede kapsamlı bir madencilik faaliyetinin habercisiydi. Ancak projenin hayata geçebilmesi için aşılması gereken en önemli viraj olan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, şirketin beklediği gibi sonuçlanmadı. Valilik makamı, proje dosyasını incelemeye aldıktan sonra, ilgili diğer kamu kurumlarından da görüş talep etti. Sürecin kaderini belirleyen rapor ise İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden geldi. Yapılan saha incelemeleri ve harita çalışmaları sonucunda, maden sahası olarak belirlenen alanın çevresindeki tarımsal dokunun zarar göreceği tespit edildi. Valilik, gelen olumsuz görüşler doğrultusunda projenin mevzuata uygun olmadığına kanaat getirerek süreci resmen sonlandırdı.

Asırlık ağaçlar taş ocağına geçit vermedi

Projenin iptal edilmesindeki en büyük etken, Ege'nin simgesi olan zeytin ağaçları oldu. Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin bölgede yaptığı detaylı incelemede, kalker ocağı açılması planlanan sahanın etrafındaki 3 kilometrelik mesafe içerisinde yoğun zeytinlik alanların bulunduğu belgelendi. Bu tespit, Türkiye'de zeytin ağaçlarını koruyan en güçlü yasal dayanak olan 3573 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun"u devreye soktu. Kanunun 20. maddesi, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikaları hariç olmak üzere, ağaçların gelişimini engelleyecek, toz ve duman çıkaracak hiçbir tesisin yapılmasına izin vermiyor. Karakuyu Mahallesi'ndeki zeytinliklerin varlığı, bu kanun maddesi uyarınca maden projesinin önündeki en büyük yasal engel oldu.

Kanun maddesi açık: Toz ve duman zeytine zarar veremez

Valilik tarafından Çimentaş'a gönderilen resmi yazıda, iptal kararının hukuki gerekçeleri net bir dille ifade edildi. Yazıda, zeytin ağaçlarının vegatatif (bitkisel) ve generatif (üreme) gelişimine mani olacak kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesislerin işletilmesinin yasak olduğu hatırlatıldı. Bir taş ocağı faaliyetinin kaçınılmaz sonucu olan tozumanın, bölgedeki zeytin rekoltesine ve kalitesine zarar vereceği öngörüsüyle, projenin "uygun bulunmadığı" belirtildi. Devletin ilgili kurumları, sanayi yatırımı ile tarımsal sürdürülebilirlik arasında yaptığı tercihi, kanunların emrettiği şekilde tarımdan yana kullandı. Bu karar, bölgedeki zeytin üreticileri için de derin bir nefes anlamına geliyor.

Araç Kiralamaya Yetki Belgesi ve Depozito Sınırı Geliyor
Araç Kiralamaya Yetki Belgesi ve Depozito Sınırı Geliyor
İçeriği Görüntüle

Dosya kapandı faaliyetlere son verildi

Alınan bu kararla birlikte, Çimentaş’ın Menderes’teki maden hayali suya düşmüş oldu. İzmir Valiliği, ÇED Yönetmeliği'nin 5. maddesi 2 (a) bendi gereğince süreci sonlandırdığını ve dosyanın iptal/iade edildiğini şirkete tebliğ etti. Resmi yazıda ayrıca, "Proje ile ilgili herhangi bir faaliyette bulunulmaması gerekmektedir" uyarısı yapılarak, sahadaki her türlü girişimin durdurulması istendi. Bu gelişme, İzmir genelinde tarım arazileri ile maden sahaları arasında yaşanan alan kavgasında, mevcut yasaların doğayı koruma konusundaki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Menderes'in bereketli toprakları, şimdilik kepçelerin ve kırıcıların gürültüsünden uzak, zeytin üretimine ev sahipliği yapmaya devam edecek.

Kaynak: HABER MERKEZi