Türkiye istatistik kurumu tarafından yayımlanan güncel makroekonomik göstergeler, hizmet sektörünün geleneksel kolları ile teknoloji tabanlı yeni nesil iş modelleri arasındaki makasın giderek açıldığını net bir şekilde ortaya koydu. Resmi verilere göre, hizmet üretim endeksi yıllık %2,2 arttı ve genel endeks seviyesindeki yukarı yönlü hareket sınırlı da olsa devam etti. Ancak bu büyümenin sektörel dağılımına bakıldığında, tam anlamıyla bir teknoloji ve dijitalleşme dopingi yaşandığı gözleniyor. Akıllı telefon uygulamalarının, bulut mühendisliğinin, yapay zeka entegrasyonlarının ve siber güvenlik yatırımlarının şirketlerin bütçelerinde birincil öncelik haline gelmesi, veri tablolarına doğrudan yansıdı. Nisan ayında en dikkat çekici performans, yıllık bazda çift haneli büyüme yakalayan teknoloji segmentinden geldi. Sektörel kırılımlar incelendiğinde, bilgi ve iletişim hizmetleri %13,9 arttı ve tüm alt gruplar arasında açık ara liderliği üstlendi. Şirketlerin dijital altyapı dönüşümleri ve yazılım ihracatındaki ivme, bu rekor büyümenin en temel kaldıracı olarak kabul ediliyor.
Yüksek katma değerli üretim yapısının bir diğer ayağını oluşturan entelektüel sermaye odaklı iş kolları da nisan ayında ekonomiye can suyu vermeyi sürdürdü. Özellikle mühendislik mimarlık ofisleri, hukuki danışmanlıklar, reklam ajansları ve AR-GE merkezlerinin faaliyetlerini kapsayan mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %8,9 arttı ve bilgi sektörünün ardından en yüksek yıllık performansa imza atan ikinci grup oldu. Sanayideki otomasyon geçişleri ve kurumsal yönetim danışmanlığına olan küresel talebin artması, yerli uzman kadroların iş hacmini büyütüyor. Öte yandan, yaklaşan yaz sezonunun ilk sinyallerini barındıran turizm ve gastronomi ayağında da hareketlilik başladı. Bahar aylarının getirdiği canlanma ve erken rezervasyon dalgasıyla birlikte, konaklama ve yiyecek hizmetleri %4,0 arttı ve iç pazardaki harcama eğiliminin yeme-içme sektöründe korunduğunu gösterdi.
Yüksek maliyetler ve daralan talep geleneksel kolları vurdu
Madalyonun diğer yüzü incelendiğinde ise makroekonomik sıkılaşma politikalarının, yüksek finansman maliyetlerinin ve lojistik sektöründeki küresel yavaşlamanın geleneksel hizmet alanlarında ciddi bir durgunluğa yol açtığı görülüyor. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar, artan otoyol ve köprü geçiş ücretleri ile navlun piyasasındaki daralma, taşımacılık devlerinin operasyonel kabiliyetini baskılıyor. Bu doğrultuda, nisan ayında ulaştırma ve depolama hizmetleri %2,0 azaldı ve lojistik ağlarında hacimsel bir küçülme yaşandığını tescilledi. Benzer şekilde, yüksek kredi faizleri nedeniyle konut satışlarının durma noktasına geldiği, ipotekli işlemlerin bıçak gibi kesildiği gayrimenkul piyasasında da yaprak dökümü sürüyor. Yatırımcıların gayrimenkul yerine sabit getirili finansal araçlara yönelmesiyle birlikte, gayrimenkul hizmetleri %3,8 azaldı ve sektör temsilcilerinin uzun süredir dile getirdiği durgunluk resmiyete kavuştu. Şirketlerin genel işletme giderlerini kısmak adına güvenlik, temizlik ve çağrı merkezi gibi dış kaynak kullanımlarını sınırlandırması ise faturayı idari tarafa kesti; idari ve destek hizmetleri ise %0,6 azaldı verisiyle daralma trendine ortak oldu.
Bahar aylarında iç pazarda dönemsel yavaşlama sinyalleri
Kısa vadeli ekonomik eğilimleri ve piyasanın anlık nabzını tutan dinamik göstergeler ise nisan ayında bir önceki aya göre iç talepte genel bir momentum kaybı yaşandığına işaret ediyor. Sıkı para politikası adımlarının kredi kartı limitleri ve nakit avans kullanımları üzerindeki baskısı, tüketim harcamalarını yavaşlatma yönündeki etkisini göstermeye başladı. Resmi istatistiklere göre, hizmet üretim endeksi aylık %0,6 azaldı ve piyasanın nisan ayında bir vites küçülttüğünü ortaya koydu. Aylık bazdaki bu düşüş trendi, tüketicilerin zorunlu olmayan harcamalarını erteleme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Dönemsel bazda incelendiğinde, ulaştırma ve depolama hizmetleri %0,9 azaldı ve iç ticaretteki sevkiyat hacminin aylık bazda da gerilediğini kanıtladı. Nisan ayındaki dini bayram tatillerinin getirdiği uzun tatil dönemine rağmen, yüksek enflasyonist baskı altındaki vatandaşların seyahat ve dışarıda yeme-içme harcamalarında kısıntıya gitmesi, konaklama ve yiyecek hizmetleri %2,2 azaldı verisiyle rapora yansıdı.
Gayrimenkul ofislerinin ve emlak komisyoncularının aylık işlem hacimlerindeki düşüş hız kesmezken, gayrimenkul hizmetleri %1,6 azaldı ve konut piyasasındaki durgunluğun derinleştiği sinyalini verdi. Şirketlerin operasyonel bütçelerini optimize etme çabaları neticesinde, idari ve destek hizmetleri ise %1,1 azaldı olarak kaydedildi. Bu genel aylık karamsarlık tablosu içinde, yapısal büyümesini sürdüren ve kurumsal şirketlerin vazgeçilmez bütçe kalemi haline gelen teknoloji yatırımları pozitif ayrışmayı başardı. Aylık bazda da yönünü yukarıda tutan bilgi ve iletişim hizmetleri %2,6 arttı ve dijitalleşmenin dönemsel krizlerden etkilenmeyen korunaklı bir liman olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bilimsel projelerin ve mühendislik yatırımlarının devamlılığı sayesinde ise mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %0,5 arttı ve nisan ayını artıda kapatabilen az sayıdaki şanslı sektörden biri oldu. Piyasa analistleri, hizmet sektörünün gelecekteki haritasını tamamen bu teknolojik dönüşümün belirleyeceğini ifade ediyor.





