DEÜ’de kamu zararının bir başka adresi: Kooperatif

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ayrı bir tüzel kişiliğe bağlı olarak kağıt üstünde üniversiteye çok faydalı amaçlarla kurulan Sınırlı Sorumlu Dokuz Eylül Eğitim, Öğretim, Bilimsel Araştırma, Proje ve İşletme Kooperatifi son yıllarda çeşitli usulsüzlüklerin kaynağı olurken üniversiteye fayda sağlamaktan ziyade mali ve idari yük getiriyor. 

DEÜ’de kamu zararının bir başka adresi: Kooperatif

Haber/ Sinan KESKİN

Sayıştay raporuna göre, Sınırlı Sorumlu Dokuz Eylül Eğitim, Öğretim, Bilimsel Araştırma, Proje ve İşletme Kooperatifi ana sözleşmesinde yer alan amaçları doğrultusunda faaliyet göstermiyor. Kooperatifin ana sözleşmesinde amacı; Dokuz Eylül Üniversitesi mensuplarının ve diğer özel ve tüzel kişilerin özellikle mesleki ihtiyaçlarını, eğitim, öğretim ve araştırma gereksinimlerini karşılamak için eğitim kurumları açmak, işletmek, araştırma ve incelemelere imkan sağlamak olarak ifade ediliyor. Kooperatif’in ana sözleşmesindeki diğer amaçları incelendiğinde gerek üniversite, gerek öğrenciler, gerekse de çalışanlarına yönelik faydaları amaçlarla kurulduğu görülebilir. Bu amaçlardan bazıları şunlardır:

- Öğrenci yurtları ve öğrenci misafirhanesi kurmak

- Öğrencilere burs vermek

- Her türlü okulun giriş sınavlarına hazırlık için dershaneler ve kurslar açmak seminer, kongre, sempozyum düzenlemek yurt içi ve yurt dışı araştırma, geliştirme ve eğitim programlarını düzenler, katkı sağlamak

- Çalışanlar için yardım fonları oluşturmak

Fakat Sayıştay denetçileri Kooperatif’in bu amaçlara yönelik hiçbir faaliyet yürütmediğini ve yaptığı harcamaların Kooperatifin amacı kapsamında bulunmadığını değerlendirdi. Sayıştay denetçileri üniversite için yapılan harcamaları birçok kez talep etmesine rağmen, bu harcamaların ayrıntılı dökümü denetçilere ibraz edilmemiş. Tam aksine denetçiler Kooperatifin, üniversitenin elde edebileceği gelirlere el koyduğunu tespit etmiş.

Raporda, Kooperatif gelirlerinin neredeyse tamamını kamu (Üniversite) kaynaklarını kullanarak (kiralama yoluyla) elde ettiğini ve bunun karşılığında kiralarını da ödemediği ifade ediliyor.

ÜNİVERSİTENİN GELİRİNE EL KONULDU

Dokuz Eylül Üniversitesi, Kooperatife çok sayıda değerli kantin/kafeterya vb. yerleri kiralarken, 2017 yılından günümüze kadar üniversiteye yüksek tutarlı kira borcunu ödememiş. Kira borcunu ödemediği gibi Kooperatifin elektrik ve su borcu üniversite bütçesinden karşılanmış. Kamu kaynakları açıkça israf edilmiş. Kooperatif'in, Sayıştay denetçilerinin tespit ettiği 3 yıllık toplam borcu 2 milyon 522 bin 537 TL. 

Kiraladıkları yerler nedeniyle üniversiteye borcu bulunan diğer kiracılar hakkında gecikmeli de olsa sözleşme hükümleri uygulanırken üniversiteye en yüksek tutarlı borcu bulunan Kooperatife bu düzenlemeler kapsamında İdarece herhangi bir işlem yapılmamış üstelik kira borcu bulunan yerler kira sözleşmesinin bitiminde yeniden aynı Kooperatife kiralanmış.

Diğer yandan raporda, Kooperatif'in üniversiteden yer kiralamasının ihale kanununa aykırı olduğu da ifade ediliyor. İlgili mevzuata göre; “ihaleyi yapan kurum ve kuruluş bünyesinde bulunan veya bu kurum ve kuruluşlarla ilgili her ne amaçla kurulmuş olursa olsun vakıf ve dernekler ile bunların sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketler, bu kurum ve kuruluşların 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapacakları ihalelere katılamazlar” deniliyor. Buna rağmen üniversite vakıf ve derneklerinin üniversiteler ile olan ilişkileri kesilirken benzeri ilişkilerin Kooperatif adı altında başka oluşumlar vasıtasıyla sürdürüldüğü görülüyor.

Üniversite ile Kooperatif arasındaki grift ilişkilerin, Kooperatif faaliyetlerinin denetimden uzak tutulmasıyla gittikçe arttığı görülüyor. Sayıştay raporuna göre, Kooperatif en son 2010 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı stajyer kontrolörü tarafından denetlenmiş. Söz konusu denetim sonucunda düzenlenen inceleme raporu uyarınca Kooperatife gönderilen Bakanlık talimatına aradan 2 yıl geçmesine karşın Kooperatif tarafından cevap verilmediği için Bakanlığın 2012 yılında bir eleştiri yazısı yazarak, cevap verilmemesi halinde yapılacak cezai müeyyidelerle ilgili Yasa hükümlerini hatırlattığı görülüyor.

Kooperatifin hesap ve işlemlerinin 10 yıl süreyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir daha denetime tabi tutulmaması; kamu kaynaklarını kullanarak gelir elde eden bir oluşumun giderlerinin takibinin yapılmamasına yol açmış olup bu durumun kamu açısından yüksek risk unsuru taşıdığı değerlendiriliyor.

Sayıştay raporuna göre, Üniversitenin çok değerli yerlerde bulunan binalarının ve arazilerinin kiralanmasındaki usulsüzlükler sadece Kooperatif ile sınırlı değil. Üniversiteye ait taşınmazların kira borcunu zamanında ödemeyen ve hatta icra takibi başlatılan kişilere yeniden kiralandığı tespit edildi. Üstelik bu kiralama işlemlerinde ihale mevzuatına aykırı yöntemler uygulandığı görülüyor. 

Sınırlı Sorumlu Dokuz Eylül Eğitim, Öğretim, Bilimsel Araştırma, Proje ve İşletme Kooperatifi'nin ortakları ile diğer özel ve tüzel kişilerin özellikle mesleki ihtiyaçlarını, eğitim, öğretim ve araştırma gereksinimlerini karşılamak için eğitim kurumları açmadığı, araştırma ve incelemelere destek sağlamadığı, gelirlerinin tamamını Kuruma ait olan yerleri kiralamak suretiyle elde ettiği, ana sözleşmesinde yer alan diğer faaliyetlerde hemen hiç bulunmadığı/gelir elde etmediği, kiraladığı yerlere ait kiraları da zamanında (ya da hiç ödemediği), bu haliyle ana sözleşmesinde yer alan amacına uygun olarak çalışmadığı değerlendirildi.

Kooperatifin üniversiteye olan borçları

YIL                                     BORÇ TOPLAMI

2017                                  605 bin 57 TL

2018                                  1 milyon 12 bin 426 TL

2019                                  466 bin 745 TL

2020                                  438 bin 308 TL

TOPLAM                           2 milyon 522 bin 537 TL

BİTMEYEN VEKALET!

Daha önceki haberlerimizde dikkat çektiğimiz bazı dekanlıkların vekaleten yönetilmesi Sayıştay'ın da gözünden kaçmadı. Rapora göre; üniversite bünyesindeki bazı birimlerde vekaleten görev yapan yönetici kadrolarda bulunan akademik personelin vekalet sürelerinin Kanunun öngördüğü sürenin üzerinde olduğu tespit edildi. Raporda şu ifadelere yer verildi: “2547 Sayılı Kanun aslen vekalet müessesesini öngörmemiş olup, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun hiçbir yerinde vekalet ile ilgili mali hükümler yer almamıştır. 2547 sayılı Kanunun “Dekan” başlıklı 16’ncı maddesinin (a) bendinin son paragrafında ise dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından birinin vekalet edeceği, göreve vekaletin altı aydan fazla sürmesi halinde yeni bir dekan atanacağı hususu hükme bağlanmıştır.” Bazı fakülte ve bölümlerde görevlerin uzun süreli kesintisiz vekaleten yürütüldüğüne dikkat çeken Sayıştay; “İdarenin Kanunda belirtilen vekalet sürelerinin sona erdiği tarihler itibariyle asil olarak bir dekan/enstitü müdürü/yüksekokul müdürü ataması yapması gerekirken aynı kişilerin vekalet görevlerine devam etmelerinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.”  tespitinde bulundu.

Öte yandan Üniversite bünyesinde bulunan bazı Enstitülerde ve Yüksekokullarda Enstitü Müdür Yardımcısı ve Yüksekokul Müdür Yardımcısı atamalarının mevzuata uygun olmadığı da Sayıştay'ın denetim raporunda yer aldı.

Güncelleme Tarihi: 13 Ekim 2020, 14:33
YORUM EKLE