Sezona diri bir başlangıç yapan Göztepe, sahadaki ivmesini mali tablolarına da yansıttı. Kulüp, Brezilyalı forvet hattından beklediği ekonomik karşılığı fazlasıyla aldı; iki ayrı transfer dosyasıyla birlikte kasaya “28 milyon euronun üzerinde” yazıldı. Süreç, yalnızca bir satışlar dizisi değil, aynı zamanda kulübün orta-uzun vadeli planlarında daha esnek davranabilmesini sağlayan stratejik bir gelir kalemi anlamına geliyor. Yönetimin odağında; sürdürülebilir bütçe, doğru oyuncu profili ve değerini bularak ayrılan futbolculardan maksimum bonservis getirisi var. Bu satışlar, teknik ekibin elini güçlendirirken, tribünlerin gördüğü “akılcı kulüp modeli” algısını da besliyor.
Romulo için Leipzig’le rekor anlaşma
Geçtiğimiz sezonun parlayan ismi Romulo Cardoso, Avrupa yolculuğunu Leipzig ile taçlandırdı. Göztepe, Alman kulübüyle 20 milyon avro garanti ücret ve 5 milyon avroya kadar değişen bonuslarla anlaştı; bu rakam kulüp tarihinin en yüksek transfer paketlerinden biri olarak kayda geçti. Romulo dosyası, skauting doğrulamasıyla başlayan; performans, gelişim eğrisi ve Avrupa liglerine uyum potansiyeliyle desteklenen bir hikâyenin finansal finali niteliğinde. Sarı-kırmızılılar, genç santrforu doğru zamanda vitrine çıkarıp, pazarlık masasında değerini koruyarak “kulüp rekoru” seviyesinde bir satışa imza attı. Bu hamle, yalnızca bir oyuncu ayrılığı değil, doğru oyuncuya yapılan yatırımın nasıl katma değere dönüştüğünün de ders niteliğindeki bir örneği oldu.
Emersonn dosyasında Fransa hattı
Romulo’nun ardından gözler, devre arasında Atletico Paranaense hattından gelen Emersonn’a çevrildi. Kısa sürede Avrupa’dan talip bulan 21 yaşındaki golcü için Toulouse ile 3 milyon 200 bin avro bonservis bedelinde el sıkışıldı. Görüşmelerde öne çıkan hususlardan biri, ileride doğabilecek bir “yukarı satış” ihtimalini garantiye alan ek maddeydi: Göztepe, oyuncunun bir sonraki satışından yüzde 15 pay alma hakkını sözleşmeye yazdırdı. Böylece kulüp, yalnız bugünün gelirini değil, yarının potansiyel kazancını da şimdiden kasasına rezerv olarak koymuş oldu. Emersonn’un İzmir günleri, sahadaki sınırlı skor katkısına rağmen doğru zamanda doğru pazara yönelmenin fotoğrafını verdi.
Satış sonrası gelecek payı kulübün elini güçlendirdi
Modern futbol ekonomisinde “sell-on” maddeleri, yani sonraki satıştan pay, orta segmentteki kulüpler için kritik bir finansal kaldıraç. Göztepe’nin Emersonn anlaşmasına koyduğu yüzde 15’lik pay, transfer piyasasındaki dalgalanmalara karşı doğal bir sigorta işlevi görüyor. Eğer oyuncu Ligue 1’de beklenen çıkışı yapar ve daha üst seviye bir ekibe geçerse, sarı-kırmızılılar yeni bir gelir kapısını daha aralamış olacak. Bu strateji, bonservis gelirlerini tek seferlik bir nakit akışı olmaktan çıkarıp, “zincirli kazanç” modeline dönüştürüyor. Böylelikle yönetim, altyapıdan yetişen ya da uygun maliyetle keşfedilen futbolcularda da benzer bir sözleşme disiplini kurarak kalıcı bir transfer kültürü inşa edebiliyor.
Yenilgisiz seri ve Konyaspor beraberliği
Sayılar sadece muhasebe defterlerinde değil, skor tabelasında da gülümsüyor. Süper Lig’de ilk dört haftayı yenilgisiz geçen Göztepe, Konyaspor karşısında aldığı 1-1’lik beraberlikle milli araya 8 puanla girdi. Bu başlangıç, yeni kurulan oyunun çerçevesi adına güven veriyor; takım savunmasındaki disiplin, hücumda çeşitlilik ve geçiş anlarında doğru yerleşim dikkat çekiyor.