UEFA Avrupa Ligi’nde perde resmen açıldı, Fenerbahçe’nin fikstürü ve rakipleri belli oldu. Monako’daki Grimaldi Forum’da yapılan çekilişin ardından sarı lacivertliler; Aston Villa, Dinamo Zagreb, Ferencvaros, Viktoria Plzen, Nice, FCSB, Stuttgart ve Brann ile eşleşti. Avrupa’nın beş büyük liginden temsilcilerin yer aldığı güçlü bir havuzda, her randevu hem puan hem de psikolojik üstünlük için ayrı bir sınav anlamına geliyor. Sarı lacivertliler, lig aşamasının ilk düdüğünü 24 Eylül Çarşamba akşamı Zagreb’de duyacak; son perde ise 29 Ocak 2026’da Romanya’da inecek.
Lig aşamasının ritmi ve takvimdeki eşikler
Avrupa Ligi’nin yeni lig aşaması formatı, yoğun ama planlanabilir bir takvim sunuyor. Maç takvimi Eylül’de başlayıp Ocak ayına kadar uzanırken, her karşılaşma arasında taktik çalışmasına ve rotasyona izin veren aralıklar bulunuyor. Fenerbahçe için ilk iki iç saha buluşması Kadıköy’de tribün desteğiyle ritim kazanma fırsatı yaratırken, Kasım ve Aralık aylarında üst üste gelecek kuzey deplasmanları dayanıklılık sınavı olacak. Bu dönemde elde edilecek her puan, Ocak ayındaki kader haftalarına daha rahat girmenin anahtarı.
Sarı lacivertlilerin rakip dosyası
Kura, Fenerbahçe’ye farklı oyun kültürlerinden rakipler getirdi. Premier League temsilcisi Aston Villa, yüksek tempo ve geçiş hızıyla öne çıkarken; Nice, disiplinli blok savunması ve hızlı kanat dönüşleriyle dikkat çekiyor. Orta Avrupa ekolleri Stuttgart ve Viktoria Plzen, pres gücü ve set oyunlarındaki çeşitliliğiyle biliniyor. Doğu Avrupa’nın köklü kulüpleri Dinamo Zagreb ve FCSB, genç ve çevik kadrolarla çabukluğu öne çıkarıyor. Ferencvaros’ta fiziksel mücadele ve ikinci toplar, Brann’da ise dayanıklı hatlar ve sabırlı hücum yerleşimleri öne çıkıyor. Bu çeşitlilik, Fenerbahçe teknik ekibine rakibe göre plan yapma zorunluluğunu dayatırken, geniş kadro kaynaklarını verimli kullanmayı da mecbur kılıyor.
İlk perdenin açılışı Zagreb’de
Açılış gecesi, Dinamo Zagreb deplasmanında oynanacak. Maksimir atmosferi, özellikle oyunun ilk bölümünde baskı kurma girişimleriyle bilinir. Fenerbahçe’nin bu maça topa sahip olma ve geçiş savunması dengesini gözeterek başlaması beklenir. Zagreb ekibinin genç ve süratli hatlarına karşı savunma arkası koşuları kontrol etmek, sarı lacivertlilerin ilk sınavdaki temel anahtarı olacak. İlk maçtan çıkacak sonuç, UEFA Avrupa Ligi parkurunun genel psikolojisini şekillendirme gücüne sahip.
Kadıköy’de art arda iki sınav
İkinci ve üçüncü randevular Kadıköy’de: önce Nice, ardından Stuttgart geliyor. İç sahada oyunun ritmini belirlemek, Fenerbahçe için alışıldık bir refleks. Fenerbahçe-Nice buluşması, dar alanda pas kalitesiyle sabır gerektirirken; Fenerbahçe-Stuttgart karşılaşması, pres kırma setleri ve çizgi koşularıyla çözüm bulunacak bir taktik satrancı vadeder. Bu iki maçta alınacak sonuçlar, fikstürün Kasım bölümüne daha yüksek özgüvenle girmenin önünü açabilir.
Kasım ve aralıkta kuzey rotası
Kasım ayında Viktoria Plzen deplasmanı, yüksek temposu ve duran toplardaki etkisiyle dikkat çekiyor. Plzen’in özellikle kenar ortaları ve geriye çıkarılan pas düzenleri, ceza sahası savunmasında ekstra konsantrasyon gerektiriyor. Aralıkta ise Norveç’te Brann deplasmanı var. Soğuk hava, sahanın zemini ve maç temposu gibi dış etkenler, oyunun seyrine etki edebilir. Bu iki karşılaşmada puan yönetimi ve oyun kontrolü ön planda olacak; savunma ile orta saha arasındaki mesafeyi korumak, Fenerbahçe adına stratejik önemde.
Ocak ayı kapanış
Yeni yılın ilk ayı, Aston Villa ile Kadıköy buluşması ve ardından FCSB deplasmanıyla kapanış anlamına geliyor. Aston Villa, Premier League alışkanlıklarıyla teması yüksek, geniş alan bulduğunda etkili bir takım. İç sahada kazanılacak bir üç puan, Ocak sonunda FCSB karşısındaki dış saha randevusuna daha özgüvenli çıkmayı sağlayabilir. Romanya’daki final gecesi, sıralama ve eşleşme şeması açısından belirleyici olacak. Bu periyotta rotasyon, sakatlık yönetimi ve enerji dağılımı terimleri, teknik heyetin sözlüğünde en kalın harflerle yer alacak.