YAĞMUR KARADAĞ/Dokuz Eylül TV’de yayınlanan Gerçeğin Öteki Yüzü programında bu hafta İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Avukat Murat Aydın ve Gazeteci Ender Aldanmaz; kent gündemini etkileyen CHP’nin Kurultay davası, Esnaf Odası seçimlerinde yaşanan siyasi gerilim, kentin tarihi fabrikalarının devir tartışmaları ve Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu'ya yönelik ortaya atılan tehdit iddiaları değerlendirildi.
"CHP İÇİNDE BELİRSİZLİK YARATILMAK İSTENİYOR"
Programın ilk bölümünde, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve belediye başkanlarına yönelik açılan davalar ele alındı. Bu davaların hukuki bir temelden ziyade siyasi olduğunu dile getiren Avukat Murat Aydın, hem Ekrem İmamoğlu ve Cemil Tugay gibi isimlerin yargılandığı ceza davalarının hem de CHP kurultayının iptaline yönelik açılan davaların bir sonuç değil süreç davası olduğunu vurguladı. Aydın, bu davalarla CHP içinde sürekli bir belirsizlik ve karmaşa yaratılmasının hedeflendiğini belirterek, siyasi partilerin genel başkanlarının mahkeme kararlarıyla değil, delegelerin iradesiyle belirlenebileceğinin altını çizdi. Aydın, yaşanan sürecin hukuki bir sonuç doğurmayacağını savundu.
“’BU DAVADAN BİR ŞEY ÇIKMAZ’ NETLİĞİ KAMUOYUNA YANSITILMALI”
Sürecin kamuoyundaki ve parti içindeki yansımalarını değerlendiren Dilek Gappi, CHP Genel Merkezi'nin bu davalar karşısında hukuki boyuttan ziyade siyasi bir ürküntü ile hareket ettiğini, parti yönetiminin "bundan bir şey çıkmaz" netliğini kamuoyuna yeterince yansıtamadığını ifade etti.
Gazeteci Ender Aldanmaz ise iktidarın siyasi arenada oluşturmaya çalıştığı baskının bir parçası olarak yargı süreçlerini kullandığını, muhalefeti adliye koridorları üzerinden dizayn etme çabasının kentin genel siyasi dinamiklerine de doğrudan etki ettiğini aktardı.
ESNAFIN DERTLERİ UNUTULDU
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçimlerinin de masaya yatırıldığı programda Ender Aldanmaz, seçimlerin bugüne kadar görülmemiş bir siyasi çekişmeye sahne olduğunu belirtti. Aldanmaz, AK Parti'nin seçime son derece hazırlıklı geldiğini söyledi. Aldanmaz, iktidar partisinin iş dünyasında CHP'nin boşalttığı alanları bir "mevzi savaşı" taktiğiyle doldurmaya çalıştığını ifade ederek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın salonda bulunmamasını büyük bir eksiklik olarak nitelendirdi. Aldanmaz, Tugay'ın seçimlere gidip AK Parti'nin yarattığı baskın havayı kırması ve eleştirilere doğrudan yanıt vermesi gerektiğini söyledi.

BÜYÜK TALİHSİZLİK
Dilek Gappi de Tugay'ın kongreye katılmamasını ve sonrasında yaptığı "katılsaydım kavga çıkardı" şeklindeki açıklamasını doğru bulmadığını dile getirdi. Gappi, esnafın ekonomik kriz, yüksek enflasyon, stopaj yükü ve eleman sıkıntısı gibi devasa sorunlarla boğuşurken, seçimde esnafın sorunları yerine sadece siyasi kutuplaşmaların ve yerel yönetim eleştirilerinin konuşulmasının büyük bir talihsizlik olduğunu vurguladı.
“SEÇİMLERDEKİ TAVIRLARI ÇARESİZLİĞİN SONUCU”
CHP’nin iş dünyası ve esnaf arasında bence bir açıklık ya da mesafe olmadığını dile getiren Avukat Murat Aydın ise iktidar partisi temsilcilerinin sokakta esnafın yüzüne bakamadığı için bu tür konforlu protokol ortamlarında siyaset ürettiğini söyledi. Aydın, “Seçimlerde AK Partili siyasetçilerin tavrını çaresizliğin sonucu olarak gördüm. Çünkü esnafla sokakta karşılaşamayanlar ancak böyle protokol ortamlarında karşılaşabilirler. Protokolden kişiler de belirli bir nezakete sahip olduklarından, kaygıları olduğundan kendilerine bir laf da etmezler. Ülkenin esnafının derdine, üreticisinin, ücretlisinin derdine sözü olmayanlar ne konuşacaklar?” dedi.
İktidarın esnafın ana sorunları olan vergiler ve maliyetler hakkında tek kelime etmeyip konuyu belediyenin yollarına getirmesini bir çaresizlik göstergesi olarak yorumlayan Aydın, CHP milletvekillerinin ve yerel yöneticilerin de esnafla daha fazla sahada bütünleşmesi gerektiği uyarısında bulundu.

“HİÇBİR RESMİ BELGE YOK”
İzmir'in sembol yapılarından Elektrik Fabrikası ve Meslek Fabrikası'nın kamu kurumlarına devredilmesi sürecindeki belirsizlikler de programda sert ifadelerle eleştirildi. Meslek Fabrikası'nın önce üniversiteye, ardından Yeşilay'a ve son olarak da kütüphane yapılmak üzere Turizm Bakanlığı'na devredileceği yönündeki çelişkili açıklamaları hatırlatan Dilek Gappi, ortada hiçbir resmi belge olmamasını eleştirdi. Gappi, bu iddiaların sürekli değişmesinin halkın aklıyla alay etmek anlamına geldiğini belirterek, devirlerin oldu bittiye getirilmeye çalışıldığını söyledi.
20 KATLI İMAR İZNİ KENT İÇİN BÜYÜK RİSK
Aldanmaz ise AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'ın tek bir cümlesiyle Elektrik Fabrikası'nın İzmir Valiliği'ne devredileceğini öğrendiklerini, binanın restorasyonunun valilikçe yapılacağının konuşulduğunu aktardı. Fabrikanın kamuda kalmasının yıllardır süren mücadeleler adına olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Aldanmaz, buna rağmen fabrikanın hemen önündeki alana verilen 20 katlı imar izni tehlikesinin kentin dokusu adına hala büyük bir risk barındırdığına dikkat çekti.
RANTSAL BİR MANEVRA
Süreci rantsal bir manevra olarak değerlendiren Aydın da “Meslek Fabrikası'nın olduğu o kavşaktaki kütüphaneye hangi öğrenci gelecek? Üniversite öğrencilerinin bulunduğu yerler belli. Oralarda açsınlar, neden burası? Çünkü bunu yapmayacaklar. Oranın yalandan bir katına kütüphane yapacaklar, iki tane kahve makinesi koyup öğrencilere ücretsiz kahve veriyoruz diyecekler, geri kalanı bambaşka yere gidecek. ‘Valiliğe devrediyoruz’ dediler bunu nereden biliyoruz? Gören duyan var mı? Protokol mü yapmış? Valilik ne yapacak peki bunu alınca? Nasıl bir işletme yapacak? Burası halka ait bir yer. Buraya yönelik tasarrufunuzu canınız istediği gibi yapamazsınız” dedi.
Aydın, asıl hedefin kamuya ait bu değerli alanları kiralamak veya yandaş yapılara peşkeş çekmek olduğunu, ancak kamuoyunun sert tepkisi nedeniyle yetkililerin şimdilik süreci yavaşlatıp kuytuda beklediklerini belirtti.
"ATILAN ÇAMUR BAŞKAN MUTLU’YA HİÇBİR ŞEKİLDE YAPIŞMAZ"
Programın son bölümünde, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu'ya ve bazı meclis üyelerine yönelik ortaya atılan iddialar değerlendirildi. Dilek Gappi, cezaevindeki karanlık bir ismin beyanlarına dayandırılan bu iddiaların çok ağır ve absürt olduğunu belirterek, olayı özellikle kadın bir belediye başkanını yıpratmaya yönelik planlı ve cinsiyetçi bir saldırı olarak nitelendirdi. Gappi, Konak Belediyesinde bu tarz rant oyunlarına girilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek atılan çamurun Başkan Mutlu'ya hiçbir şekilde yapışmayacağını vurguladı.
Aldanmaz, cezaevinde bulunan söz konusu şahsın kış aylarından bu yana gazetecileri arayarak işe alım ve darp ihaleleri gibi hikayeler anlattığını hatırlattı. O dönem basının ciddiyetten uzak bulduğu için bu konuya girmediğini belirten Aldanmaz, konunun artık adli bir dava dosyasına dönüştüğünü, mahkeme sürecindeki belgeler ve ses kayıtlarının incelenmesiyle gerçeğin tamamen netleşeceğini ifade etti.
“HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUN ALGI OPERASYONU”
Murat Aydın ise dedikodu seviyesindeki bu asılsız iddiaların ciddiye alınarak koca bir belediye başkanına karşı siyasi tartışma malzemesi yapılmasını eleştirdi. Aydın, somut hiçbir delili olmayan ve tamamen sabıkalı bir kişinin yönlendirmesiyle oluşturulmaya çalışılan bu algı operasyonunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, yargı süreci tamamlandığında tüm iddiaların çökeceğini söyledi.





