Ege Bölgesi’nin en köklü ve prestijli sanat organizasyonlarından biri olan Uluslararası İzmir Festivali, bu yıl 39. kez kapılarını açarak küresel kültür mirasını İzmirli sanatseverlerle buluşturuyor. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) kurumsal liderliğinde yürütülen festivalin en çok beklenen etkinliklerinden biri, tarihi dokusuyla büyüleyen Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti’nde gerçekleştirildi. Binlerce yıllık tarihi geçmişiyle insanlık mirasının en önemli simgelerinden olan Celsus Kütüphanesi, dün akşam muazzam bir klasik müzik randevusuna ev sahipliği yaptı. Akustiği ve görkemli mimari yapısıyla asırlardır ayakta kalan bu kadim mekan, Bel Canto ve Romantizm: İtalyan Tınıları başlığı altında düzenlenen görkemli bir konserle aydınlatıldı.
Açık havada, yıldızların altında düzenlenen konsere İzmir ve çevre illerden gelen çok sayıda yerli ve yabancı kültür sanat takipçisi yoğun ilgi gösterdi. Tarihi kütüphanenin anıtsal sütunları arasında yankılanan her bir nota, dinleyicileri zamanın ötesinde bir boyuta taşıdı. Etkinlik öncesinde lojistik ve teknik hazırlıkları titizlikle tamamlayan İKSEV ekipleri, tarihi dokunun korunmasına özen gösterirken, ışıklandırma teknikleriyle Celsus Kütüphanesi’ni adeta dev bir opera sahnesine dönüştürdü. Konserin başlama saatiyle birlikte yerlerini alan konuklar, sadece bir müzik dinletisine değil, aynı zamanda tarihin derinliklerine uzanan bir zaman yolculuğuna da tanıklık etme şansı yakaladı.

Akdeniz’in müzikal mirası verismo akımıyla buluştu
İtalyan operasının seçkin örnekleri ile harmanlanan gece, müzik tarihinin en parlak dönemlerine ışık tutan zengin ve çok yönlü bir repertuar seçkisinden oluştu. Program akışı, operanın lirik ve dramatik yapısını en üst düzeyde hissettirecek şekilde, kronolojik bir hassasiyetle kurgulandı. Konseri takip eden davetliler; dünya müzik literatürüne yön veren dahi besteciler Gioachino Rossini, Gaetano Donizetti, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi ve Giacomo Puccini'nin ölümsüz eserlerinden oluşan bir programı canlı dinleme ayrıcalığına erişti. Bu seçkin repertuar sayesinde müzikseverler, İtalyan operasının 19. yüzyıldaki altın çağından başlayarak, hayatın gerçeklerini tüm çıplaklığıyla sahneye taşıyan toplumsal Verismo akımına kadar uzanan büyüleyici ve öğretici bir müzikal yolculuğa çıktı.
Sahnede solistlerin ses tellerinden dökülen her bir arya, bestecilerin yaratım süreçlerindeki duygusal yoğunluğu tarihi kütüphanenin duvarlarına kazıdı. İtalyan melodilerinin Akdeniz sıcaklığını ve dramatik yapısını yansıtan performanslar, eserin orijinal dilindeki fonetik zenginlikle birleşince dinleyicilerden büyük alkış topladı. Sahne alan her bir sanatçı, dönemlerin karakteristik vokal tekniklerini kusursuz bir performansla sergilerken, eserlerin ruhunu dinleyicilere aktarmada üstün bir başarı ortaya koydu.
Avrupa’nın ödüllü solistleri sahne performanslarıyla göz doldurdu
Gecenin müzikal kalitesini yükselten ve performanslarıyla göz dolduran kadro, İtalyan opera ekosisteminin genç ve başarılı jenerasyonundan seçildi. Konserde, ses genişlikleri ve lirik yetenekleriyle uluslararası arenalarda adlarından söz ettiren seçkin sopranolar Anna Cimmarrusti ve Sara Minieri büyüleyici sesleriyle sahne aldı. Kadın solistlerin zarafet dolu performanslarına, güçlü vokal yapılarıyla dikkat çeken tenor Lorenzo Martelli ve derin tonlarıyla sahneye dramatik bir ağırlık katan bariton Nicola Farnesi eşlik etti. Solistlerin birbirleriyle olan sahne uyumu ve düetlerdeki zamanlamaları gecenin sanatsal çıtasını belirleyen en önemli unsurlardan biri oldu.
Dünya sahnelerinde çok sayıda prestijli ödüle layık görülen bu dört genç yeteneğe, tuşlardaki hakimiyeti ve orkestral derinliği piyanoya yansıtma becerisiyle tanınan usta piyanist Alessandro Zilioli eşlik etti. Zilioli'nin piyanosundan çıkan akorlar, solistlerin ses rengini baskılamadan tam bir armoni içinde yükselerek açık hava sahnesindeki akustik dengeyi mükemmel bir şekilde sağladı. Sanatçıların yüksek konsantrasyonu ve Celsus Kütüphanesi’nin büyüleyici ambiyansıyla birleşen enerjileri, konserin bitiminde dakikalarca süren bir ayakta alkışlama tufanına dönüştü.

Diplomatik ve kültürel iş birlikleri plaketle taçlandırıldı
Konserin sanatsal boyutu kadar, iki ülke arasındaki kültürel ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki misyonu da gecenin protokol ayağında önemli bir yer tuttu. Etkinliğin düzenlenmesinde lojistik ve kurumsal destek sağlayan İtalya diplomatik misyonu, gecenin sonunda sahneye davet edildi. İKSEV Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, İtalyan kültürünün İzmir’deki bu eşsiz temsiline katkılarından dolayı, konserin ardından İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi'ye teşekkür plaketi takdim etti. Sarper, yaptığı konuşmada sanatın evrensel köprüler kurmadaki birleştirici gücüne vurgu yaparken, Bianchi de festivalin bir parçası olmaktan duydukları kurumsal gururu dile getirdi.
Bu muhteşem İtalyan esintisinin ardından hız kesmeden devam edecek olan festival programı, İzmirli sanatseverleri bu kez kuzeyin mistik ve güçlü melodileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Klasik müziğin farklı coğrafyalardaki yansımalarını şehre taşımayı sürdüren organizasyonun bir sonraki durağı kentin modern sanat merkezi olacak. 39. Uluslararası İzmir Festivali, 29 Haziran saat 21.00'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde sahne alacak olan dünyaca ünlü ödüllü Polonyalı kemancı Agatha Szymczewska'nın konseriyle sanatsal yolculuğuna devam edecek.




