Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), siyasi geleceğini ve ideolojik rotasını belirleyecek en kapsamlı adımlarından birini atmak üzere geri sayıma geçti. Partinin temellerini yeniden inşa etme hedefiyle, 2024'teki Tüzük Kurultayı'nda ilk harcı konulan yeni parti programı, partinin kuruluş haftasına denk gelen 4-9 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek büyük bir çalıştay ile son halini alacak. Bu sadece bir metin güncellemesi değil, aynı zamanda partinin topluma sunacağı yeni yol haritasının ve gelecek vizyonunun da ilanı olacak. CHP kurmayları, bu tarihi haftayı bir yandan entelektüel birikimi ve örgüt dinamizmini birleştiren bir fikir şölenine dönüştürürken, diğer yandan adliyelere taşınan siyasi mücadelelere karşı da göğüs germeye hazırlanıyor. Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde başlayacak olan bu süreç, partinin hem köklerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor hem de geleceğe yönelik iddialı bir başlangıç yapma arzusunu yansıtıyor.

Kuruluş haftasında Sivas ruhuyla yeni bir başlangıç

CHP yönetimi, bir hafta boyunca sürecek olan program çalıştayını sıradan bir toplantının çok ötesine taşıma hedefinde. Hazırlanan takvim, partinin sadece siyasi bir yapı olmadığını, aynı zamanda kültürel, sanatsal ve bilimsel bir merkez olma iddiasını da ortaya koyuyor. Parti kurmaylarının verdiği bilgiye göre, hafta boyunca ana lojistik üs Genel Merkez olacak şekilde, Ankara'nın farklı mekanlarında bir dizi etkinlik düzenlenecek. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in hemen her gün kürsüye çıkarak yapacağı konuşmalarla çalıştayın ana yönünü belirlemesi bekleniyor. Programda, partinin yeni vizyonunu farklı disiplinlerden uzmanlarla tartışacağı paneller, daha odaklı konuların ele alınacağı yuvarlak masa toplantıları ve halka açık iki büyük konser planlanıyor. Bu etkinlikler, tüzükte yer alan "kültür, sanat, bilim ve spor alanında faaliyetler düzenleme" ilkesinin de somut bir uygulaması olacak. Çalıştayın en sembolik anlarından biri ise açılış gününde yaşanacak. Sivas Kongresi’nin yıl dönümü olan 4 Eylül'de, kongrenin temellerinin atıldığı o tarihi ruhu Ankara'ya taşıma hedefiyle özel bir planlama yapılıyor. Aynı gün, CHP'nin 81 il başkanlığı da kendi illerinde eş zamanlı basın açıklamaları yaparak Sivas Kongresi'nin önemine ve partinin tarihsel misyonuna dikkat çekecek. Bu, partinin kuruluş felsefesine ve ulusal kurtuluş mücadelesinin değerlerine güçlü bir vurgu yapma amacı taşıyor.

10 ana başlıkta geleceğin manifestosu yazılıyor

Çalıştayın kalbini, 5 ve 8 Eylül günlerinde düzenlenecek olan yuvarlak masa toplantıları oluşturacak. Bu toplantılarda, aylardır üzerinde çalışılan ve Tüzük Kurultayı'nda temeli atılan yeni parti programına son şekli verilecek. Parti kurmayları, bu sürecin sonunda, partinin yeni yol haritasını özetleyen 10 ana başlık altında kapsamlı bir sonuç bildirgesi yayımlanacağını belirtiyor. Bu başlıklar, sadece teorik tartışmalardan ibaret kalmayacak; uzmanların, akademisyenlerin ve en önemlisi örgütün farklı kademelerinden gelen temsilcilerin katkılarıyla somut ve uygulanabilir bir metne dönüştürülecek. Kurmaylar süreci, "Artık çalışma masalarında ürettiğimiz fikirleri, sonuç metni haline getireceğimiz bir çalışma yapacağız. Aynen metne girecek nihai şeklini vereceğiz," sözleriyle özetliyor. Ancak, hazırlanan bu yeni programın delegeler tarafından oylanması bu çalıştay takviminde yer almıyor. Bu kritik oylamanın, daha sonra düzenlenecek özel bir "parti programı kurultayı" ile veya bir sonraki olağan kurultayla birleştirilerek yapılması planlanıyor. Bu strateji, metin üzerinde maksimum uzlaşının sağlanması ve örgütün her kesiminin programa tam olarak sahip çıkması için yeterli zaman tanıma amacı güdüyor.

Yeni tüzüğün ilk meyvesi: örgüt temsilcileri meclisi toplanıyor

Program çalıştayının en önemli yeniliklerinden biri de, 2024'teki Tüzük Kurultayı'nda kabul edilen yeni tüzükle hayata geçirilen Örgüt Temsilcileri Meclisi'nin ilk kez toplanacak olması. 8 Eylül'de gerçekleşecek bu tarihi toplantı, partinin tabanla bağını güçlendirme ve karar alma süreçlerini daha demokratik hale getirme hedefinin en somut adımı olarak görülüyor. Meclis; CHP'nin 81 il başkanını, Parti Meclisi (PM) üyelerini, tüm milletvekillerini, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerini, önceki genel başkanları ve en önemlisi, her ilden ilin büyüklüğüne göre seçimle belirlenmiş örgüt temsilcilerini bir araya getirecek. Açılışını CHP Lideri Özel'in yapacağı toplantıda, tüm katılımcılar yuvarlak masalara dağılarak, daha önce belirlenen 10 ana başlık altındaki sonuç bildirgesinin hazırlanmasına doğrudan katkı sunacak. Bu mekanizma, parti politikalarının sadece genel merkezde değil, doğrudan örgütün sesiyle şekillendirilmesini amaçlıyor. Bu tarihi toplantının ardından, CHP'nin 102. kuruluş yıl dönümü olan 9 Eylül'de ise geleneksel Anıtkabir ziyareti yapılacak ve hemen ardından CHP Parti Meclisi, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplanarak çalıştayın sonuçlarını ve yeni dönemin stratejisini değerlendirecek.

Parti programı ne vadediyor?

Peki, CHP'nin üzerinde bu kadar titizlikle çalıştığı yeni programın içeriğinde neler olacak? Parti kurmayları, programın bir vatandaşın hayatına dokunan temel sorunları merkezine aldığını belirtiyor. Ekonomi, sağlık, adalet gibi ana başlıklar, günümüz sorunlarına çözüm bulacak şekilde daha geniş bir perspektifle ele alınıyor. Örneğin, ekonomi başlığı sadece makro verilerle değil, doğrudan "kalkınma" perspektifiyle birleştiriliyor. Adalet konusu ise, hak ihlalleri, yargıdaki çürümüşlük ve hukuksuzluklarla mücadeleyi kapsayacak şekilde genişletiliyor. Sosyal politikalar başlığı altında dezavantajlı bireyler, engelliler ve kadınların sorunlarına özel bir önem veriliyor. Kurmaylar, "Parti programı, çok geniş bir çerçevede bir yöntem ve vizyon sunacak. Ancak bu program, en nihayetinde bir hükümet programına dönüşeceği için, sunduğumuz bu geniş çerçevedeki her soruna yönelik somut çözüm önerilerimizi de ayrıca hükümet programında detaylandıracağız," diyor. Bu hükümet programının hazırlanması ise hem parti içindeki çalışma grupları hem de gelecekte oluşturulacak "cumhurbaşkanlığı aday ofisi" tarafından ortaklaşa yürütülecek. Bu, partinin sadece bir muhalefet partisi olarak değil, aynı zamanda iktidara hazırlanan bir yapı olarak çalıştığını gösteriyor.

Siyasette eylül fırtınası
Siyasette eylül fırtınası
İçeriği Görüntüle

Eylül ayı 'davalar ayı': CHP adliye koridorlarında

CHP için eylül ayı, sadece yeni program heyecanını değil, aynı zamanda ciddi bir hukuk mücadelesini de beraberinde getiriyor. Adli tatilin sona ermesiyle birlikte, partinin önde gelen isimlerini ve belediyelerini hedef alan bir dizi kritik dava yeniden başlıyor. Parti kurmayları, bu ayı "davalar ayı" olarak nitelendiriyor. Takvim oldukça yoğun: 2 Eylül'de Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, 11 Eylül'de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diploma davası, 15 Eylül'de Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın'ın davası ve aynı gün CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkındaki "şaibe" davası görülecek. 18 Eylül'de "kent uzlaşısı" soruşturması kapsamında tutuklanan belediye meclis üyeleri hakim karşısına çıkarken, 22 Eylül'de İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in ve 26 Eylül'de yine Ekrem İmamoğlu'nun "bilirkişi davası" duruşmaları yapılacak. Ancak asıl büyük fırtınanın, beklenen iki çatı iddianame ile kopması bekleniyor. Kurmaylar, "CHP, 2025 yılını adeta Çağlayan Adliyesi-Vatan Emniyet-Silivri Cezaevi üçgeninde geçirdi. Eylül zor bir ay olacak," diyerek durumun ciddiyetini özetliyor. Beklenen iddianamelerden ilki, "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" olarak adlandırılan İBB mali dosyası. Diğeri ise daha karmaşık bir yapıya sahip olan ve partinin kurultay süreçlerini hedef alan soruşturma. Parti yönetimi, bu davaların hukuki değil, tamamen siyasi bir kuşatma olduğunu ve amacın partiyi sürekli olarak savunmada bırakarak gündemi meşgul etmek olduğunu düşünüyor. Kurmaylar, özellikle kurultay davasında bir karar çıkmasını beklemediklerini, amacın konuyu sürüncemede bırakıp partiyi her gün kamuoyunda tartıştırmak olduğunu belirtiyor: "Buradan kurultayın iptali gibi bir karar çıkmaz. Asıl dert, her gün partiyi tartıştırarak kendi yaptıklarını unutturmak."

Kaynak: HABER MERKEZİ