Tarihi, dokusu, doğası, yaşam tarzı ve hayatın her alanındaki zenginlikleriyle Avrupa’nın gözde şehirlerinden biri olan İzmir; ülke eğitimine, sanatına, kültürüne ve ekonomisine her dönem büyük değerler katarken, modanın da lokomotif kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Abiye ve gelinlik sektöründe kelimenin tam anlamıyla başkent olan İzmir, tasarımlarıyla modayı sanata dönüştüren çok sayıda ustayı da bu literatüre armağan etmeyi başardı. Elbette ki bu sayfalara adını altın harflerle yazdıran isimlerin başında Ertan Kayıtken yer alıyor. 40 yılı aşkın süredir kendini sanatına, emeğini İzmir’e adayan Ertan Kayıtken; alanında marka olmuş nice starın, genç ya da olgun sayısız kadının, podyuma belki de bir hayatın dönüm noktası olacak adımlar için çıkan yüzlerce kişinin en özel gecelerini tasarımlarıyla bir peri masalına dönüştürmeyi başardı. ‘Büyük Usta’ büyüleyici üretimine ilk günkü heyecanla devam ederken bir yandan da deneyimlerini miras yaparak kendi kanatlarıyla uçmasını sağladığı pırıl pırıl parlayan bir makası da moda dünyasına kazandırmanın heyecanını yaşıyor.
‘Ertan Kayıtken Okulu’nun sanata ve sektöre yeni armağanı olan Meriç Sefer…

20 yıldır süren usta-çırak ilişkisinde elde edilen bilgi ve deneyimi, bir duayenin aktarımlarından eksiksiz çıkan edinimleriyle yeteneğiyle birleştiren Meriç Sefer, kendi kanatlarıyla uçmaya başladığı bu yeni yolculukta kısa süre içerisinde starlardan kraliyet ailelerine kadar uzanan bir talep listesiyle imzası her geçen gün daha çok güç kazanan bir tasarımcı olmayı başarmış durumda…

Bu hayatının her alanına örnek bayrak-teslim öyküsüne kayıtsız kalmak bir kenara dursun, İzmir’in yeni moda ‘Sefer’ini detaylarıyla dinlemek, artık tartışmasız bir ekol olan Ertan Kayıtken eğitim ve öğretilerini ‘hepsi pekiyi’ bir karneye dönüştüren yıldız adayı bir tasarımcıyı anlamak, vizyona, beklentilere, hayallere mercek tutmak için biz sorduk, Meriç Sefer yanıtladı…

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.03.07

MODA DÜNYASINA İLK ADIM…

Meriç Sefer söze ‘Ertan Kayıtken Okulu’na adımını profesyonel spor yaşamını sonlandırmak zorunda kaldıktan sonra attığını ifade ederek, “İzmir Karşıyaka doğumluyum. 16 yaşına kadar spor geçmişi olan biriyim. Tüm kategorilerde basketbol oynadım. Ardından 16 yaşında bir Türkiye şampiyonasında sakatlanınca yeni bir gelecek planlaması yapmak durumunda kaldım. Artık hayata ve ticarete atılmam gerektiğini düşünüyordum. Spordan ziyade iş anlamında bir şeyler yapmak istiyordum. Çok sevdiğim bir aile dostumuz beni sevgili Ertan Kayıtken ile tanıştırdı. Kendisinin bana çalışma alanı açmasıyla moda dünyasına adımımı atmış oldum” diyerek başladı.

Taşacak Bu Deniz yıldızlarına sürpriz teklif: Ava Yaman ve Burak Yörük’e O Ses Türkiye daveti
Taşacak Bu Deniz yıldızlarına sürpriz teklif: Ava Yaman ve Burak Yörük’e O Ses Türkiye daveti
İçeriği Görüntüle

MESLEK VE MAKAS DEDEDEN MİRAS!

İzmirli genç modacı dededen terzilikle açtığı pencerede ilk ilgileri ise şöyle detaylandırdı:
Şöyle, genetikte var. Nasıl var? Dedem İzmir’de, Karşıyaka’da çok tanınmış bir erkek terzisiydi. Rahmetli babaannem de dikiş dikerdi ve benim el becerim çok yüksekti. Ailede kumaş hep vardı, demek ki gende var. İşin içine girdiğimde de dokuları, dikişi, atölyeciliği, alım-satım ve modaya dair her şeyi çok hızlı kaptım. 20 seneyi aşkın bir sürede de bir okul gibi, bir üniversite gibi büyük bir üstadın, Türkiye çapında bir ismin atölyesinde, kanatları altında işin her şeklini gördüm, her şeyini öğrendim. Aslında süreçte ilgi alanımın hep bu olduğunu da keşfettim. Ertan Bey’in yanındayken ilk çalışmalarıma başladığımda hayaller kurardım. Ama hiç kendisine yansıtmazdım. Sonraları Ertan Bey de bunu hissetmiş olacak ki işin içine iyice ittirmeye başladı beni. Zamanla bendeki potansiyeli gördü. Son 6-7 yıldan beri de tamamen artık iyi terzi olma adına dikiş, gusto ve benzeri konularda kendimi çok eğittim. Sabahlara kadar atölyede mesai harcayıp iyi bir terzi olmaya çalıştım. Kendimi çok geliştirdim çünkü bu iş tecrübe işi… İnanılmaz özveri, inanılmaz bir çalışma temposu gerekiyor. Tabiri caizse bu işle kafayı kırmak gerekiyor. Moda her şey hakkında bilginiz olması gereken çok geniş bir yelpaze. Bir noktaya gelebilmek için, usta olmak için, koleksiyonlar yaratabilmek için çok büyük bir arka plan, bilgi, birikim ve tecrübe gerekiyor.

EVDE HEP İĞNE-İPLİK-KUMAŞ GÖRÜNTÜSÜ VARDI

Dedem ben doğmadan bir sene önce vefat etmiş. Evde O’ndan kalan dokular, kumaşlar var. Biraz onlarla haşır neşir oldum ama maalesef O’nunla büyüyemedim. Dikim kültürü babaannemde devam ediyordu. Babaannemle 12-13 yaşına kadar aynı evde büyüdük. Onda da büyük bir el becerisi vardı. Sürekli bir şey örerdi. Evde hep bir kumaş, iğne, iplik görüntüsü vardı.

ARKADAŞLARIMIN DANIŞTIĞI, FİKİR ALDIĞI BİRİYDİM

Bu arada kendim de modayla oldukça ilgiliydim. Giyim-kuşama aşırı özenirdim. Mesela ortaokul-lise dönemlerimi hatırlıyorum, saçımın bir teliyle bile uğraşır, onu düzeltmeden, kendimi okeylemeden evden dışarı çıkmazdım. O ruh hep vardı bende. Arkadaş ortamında bu yönde çok fikir alınırdı benden. Çünkü modayı hep takip ederdim, sadece Türkiye’yi de değil Avrupa’yı, ABD’yi… Hep fikir alırdı arkadaşlarım, hep yönlendirirdim.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.03.06

EN BÜYÜK ŞANSIM ERTAN KAYITKEN

Genç ve başarılı modacı, bu yoldaki en büyük şansının Ertan Kayıtken olduğunu ifade ederken, “Bu yoldaki en büyük şansım büyük bir üstatla yollarımızın kesişmesi oldu. Bendeki bu ruhun ortaya çıkmasının ana faktörü Ertan Kayıtken’dir diyebilirim. Şu an kendi kanatlarım üzerinde uçabiliyorsam O’nun bunda çok büyük bir etkisi var” diye konuştu.

‘KAYITKEN OKULU’NDAKİ 20 YILLIK YOLCULUK

Sefer, ‘Kayıtken Okulu’ndaki yolculuğunu ise şu sözlerle anlattı: Ben Ertan Kayıtken’in yanında işe bir çırak, bir ofis elemanı düzeyinde başladım ama bunun da çok büyük bir artısını gördüm. Malzemeyi, dokuları, dikişi, ticareti, nereden neye ulaşılabileceğini, bir hayal kurduğunuzda onu gerçekleştirebilecek materyalleri temin etmeyi, bulmayı, geliştirmeyi… Her anlamda ufkumu açan bir süreç yaşadım. Bir hayat okulu gibi. Dokuyu, insanı, ticareti, her şeyi öğrenebiliyorsunuz. Çünkü işe A’dan Z’ye hakim olmadan, aşamalarını bilmeden katiyen yapılabilecek bir iş değil…

Çok uzun, 20 yıllık bir süreçten bahsediyorum. Bu sürecin içinde yaşanan müşteri tecrübeleri, defileler, organizasyonlar, TV programlar var. Kulis arkasında yaşanan onlarca heyecan hep sizi işin içine çekiyor. Sizi besliyor, hayalinizi gerçekleştirmek için kamçılıyor.

HEP HAYALLER KURARDIM, O AN ÇOK ETKİLİ OLDU

Bu okul sürecinde hep hayaller kurardım, kendim de çizimler yapardım. Çeşitli kıyafet tasarımları, sahne kostümleri… Ünlü isimlere kıyafetler tasarlardım ve Sevgili Ivana Sert’in ilk stil programı sürecinde gala kıyafetlerini hep Ertan Bey hazırlardı. Bu işi yapmak istediğim için Ivana Hanım’a kıyafet tasarlardım ve Ustam ile paylaştım. O an benim için çok etkili oldu. Çünkü Ertan Bey çok beğendi ve yapılmasını istedi. “Ivana Hanım giysin, bu da senin kıyafetin olsun” dedi. Tabi ki de kendi dokunuşları da oldu ama beni en heyecanlandıran ve mutlu eden an odur.

EN BÜYÜK ÖĞRETİ DÜRÜSTLÜK

Meriç Sefer bu 20 yıllık süreçte edindiği en büyük öğretinin dürüstlük olduğunun altını çizerek, “Edindiğim en büyük öğreti dürüstlük. İşe dürüstlük, müşteriye dürüstlük, kendine dürüstlük. İyi ve güvenilir bir insan olmak, verdiğin sözü tutmak ve bunun için ne gerekiyorsa yapmak. Bu işin ön planı, ekran kısmı böyle çok ışıltılı gözükür ama sağlam olmazsanız çok kaygan zemindir. En büyük temel de güvendir” açıklamasını da yaptı.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.03.05 (1)

ÇOK BÜYÜLÜ BİR AN, BİR ANNENİN ÇOCUĞUNU İLK KEZ KUCAĞINI ALDIĞI AN GİBİ!

İzmirli modacı kariyerinde en özel hissettiği anı ise şu sözlerle anlattı: Kariyerinde en iyi hissettiğim an geride kalan Şubat ayında çok sayıda tasarımcının, modacının katıldığı İzmir Moda Haftası’nda gerçekleştirdiğim defilem… Defilenin finali diyebilirim. Sahneye çıktığınız an yaptığınız koleksiyonun gelen izleyiciler tarafından alkış almasıyla “Tamam” diyorsunuz. O an çok büyülü bir an, bir annenin çocuğunu ilk kez kucağına aldığı an gibi bir an… Geride kalan onca yılın, geri planda yapılanların, konuşulanların, emeğin karşılığını o anda almaya başlıyorsunuz. Ve bu Meriç Sefer’in yeni yolculuğunun, dünya görüşünün, hayatta ve sektörde varoluşunun ilk adımı oluyor.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.03.06 (3)

MERİÇ SEFER VİZYONUNU ANLATTI

İzmirli genç modacı bir vizyon tasviri başlığında ‘Meriç Sefer çizgilerini’ şöyle tanımladı:
Biz vizyon tasviri olarak diyebilirim ki; Ben Akdeniz kadını silüetini giydirmeyi, şekillendirmeyi ve tasarlamayı seviyorum. Bu da bizim coğrafyamıza, kadın tipimize çok uygun. Bunun yanı sıra Türk Kültürüne ait kutlama, tören ve özel günlere hitap etmek beni çok mutlu ediyor. Şunu söylemem lazım, örneğin Hot Couture’de zaman, mekan ve kişinin fiziği çok önemli. Bunları göz önünde bulundurarak kişiye bulunacağı ortamda nasıl bir görünüme sahip olması gerektiği imajını çiziyoruz. Aslında bizim yaptığımız iş imaj danışmanlığı... Dünya modasını bizim kutlama şekillerimizle sentezleyip gelen müşteriye sunuyoruz. Başarıyı getiren de bu. A’dan Z’ye fikir ve önerileri verip kişinin o gün en güzel şekilde olmasını sağlamak. Güzel bir kıyafetten öte güzel bir tören sahibi, güzel bir kız ya da oğlan annesi olmayı sağlıyoruz.

Meriç Sefer genel anlamda fütüristik bir bakışı olduğunu ifade ederken, “Modern fanteziyi çok seviyorum. Zarif kadınlar, kristal dokular, net çizgi, tavır ve duruşlar…” diye konuştu.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.03.06 (1)

ÜRETİM SÜRECİ VE SOSYAL MEDYA ETKİSİ

“Ampul yandı, fikir geldi, koleksiyon çıktı diye bir şey yok” diye konuşan İzmirli genç modacı, “Beslenmek elbette şart. Eskiden Avrupa’dan moda dergileri getirirdik, şimdi bilgiye ulaşmak daha kolay, sosyal medya var. Günü yakalamak için hep araştırmak, dünya modasını izlemek, dersine her gün çalışmak gerekiyor. Bilgi ve birikim üretmeyi sağlıyor. Her öğrendiğiniz, her yaptığınız şey bir kartopuna dönüşüyor. Bu işin temeli her gün işin içinde olmak, araştırmak, öğrenmek, çalışmak ve üretmek” derken, yeni dünya alışkanlıkları ve sosyal medyanın üretime etkisini ise, “Sosyal medya kelimenin tam anlamıyla çok büyük bir yönlendirici. Bunu gelen müşterilerden de gözlemleyebiliyoruz. Eskiden dergiler açılır, modellere bakılırdı. Şimdi ise müşteri bize dersine çalışıp geliyor, sosyal medyada olmak istediğini kadını seçip onunla bize başvuruyor. Çok yanlış fikirle gelen müşteri de oluyor tabi. Biz de bunun olabileceğini ya da olmaması gerektiğini anlatarak doğru modele yönlendiriyoruz” sözleriyle anlattı.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.03.06 (2)

ÇOK SAYIDA ÜNLÜ HATTA ARAP PRENSESLERİ BİLE KENDİLERİNİ ONUN ÇİZGİLERİNE EMANET EDİYOR

İzmirli modacı, “Kimler kendilerini Meriç Sefer çizgilerine emanet ediyor?” sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı: Elbette ki yıllardan beri en büyük müşteri kitlemiz İzmir’den ama çevre iller, İstanbul, Ankara ve yurt dışı neredeyse tüm ülkelerden müşterimiz, Arabistan prenseslerine kadar uzanan çok büyük bir kitlemiz var. Bunun yanı sıra çok sayıda sanatçı, oyuncu da bizimle çalışıyor ya da çalışmak istiyor. Örneğin Sevgili Ivana Sert ile uzun yıllardır yaptığı programın gala törenlerini hazırlıyoruz. En son Burcu Güneş ile Ecem Mumay ile çalıştık. Ünlü oyuncular Meltem Cumbul, Ece Uslu hep özel günlerinde kapımızı çalar. Çok sayıda ünlünün de imaj anlamında birlikte çalışmak istediğini ve bu sayının her geçen gün arttığını da söyleyebilirim.
Şunu da söylemek isterim, sosyal medyanın global anlamda önemli bir etkisi oluyor. Yaptığımız kıyafetler dünyanın her yerinden görülüyor. Özellikle yurtdışından 5 yıldan beridir de yeni bir çizgi arayışı var kadınların. Tüm dünyadaki markalara, ürünlere rahat ulaşabildikleri için ‘No Name’ şıklıkları sosyal medyadan görüp keşfediyorlar. Buradan gidiyoruz, orada prova süreçleri, sunumlar tamamlandıktan sonra çok sayıda kıyafet hazırlayıp, teslim edip dönüyoruz. Azerbaycan’dan, Almanya’dan, İngiltere’den de çok müşterimiz var.

HİÇBİR ZAMAN ULAŞILMAZ OLMADIK!

Meriç Sefer müşteri portföyü başlığını bir önemli parantezle kapattı ve “Biz hiçbir zaman ulaşılmaz olmadık. Hep ulaşılabilir rakamlarda ve diyaloglardayız. Evet ekonomik sürekli dalgalanıyor, evet ülke şartları ortada ama biz müşterilere gömlek, pantolon, kaban da hazırlıyoruz, abiye de hazırlıyoruz. Ürün skalamız çok geniş. Her kesime, her kitleye, her bütçeye hitap eden bir Meriç Sefer var. O nedenle her türlü görüşme, fikir alma ve talep için ulaşılabiliriz. Herkes her zaman kapımız çalınabilir” sözleriyle kapattı.

2026 AJANDASI

Sefer son olarak ajandasındaki önemli iki işareti de detaylandırarak, 2026 Mart ayında İzmir Moda Haftası’nda yine yeni bir koleksiyonla sahne alacağını, ardından da bir sosyal yardım projesi ile bütünleştireceği kişisel bir defileye imza atmayı planladığını açıkladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ