Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararıyla sarsılan Cumhuriyet Halk Partisi'nde, genel merkez ile yerel teşkilatlar arasındaki tüzük ve meşruiyet savaşı en sert evresine girdi. Yüksek yargının kurultayı iptal etmesi ve idari yapıda belirsizliklerin baş göstermesinin ardından gözler, partinin en büyük delege ve seçmen depolarından biri olan Ege'nin kalesine çevrildi. Kulislere bomba gibi düşen "görevden alınma" söylentilerine karşı örgütsel bir barikat kuran CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, kentteki tüm yerel dinamikleri harekete geçirerek başkente yönelik tarihi bir deklarasyon yayımladı.

İzmir örgütü seçilmiş liderinin arkasında saf tuttu

Parti içinde çift başlılık iddialarının tavan yaptığı bir dönemde, İzmir İl Başkanlığı binasında olağanüstü bir hareketlilik yaşandı. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe başkanlarıyla toplantı yaptı. Kentteki 30 ilçe başkanının yanı sıra il yönetim kurulu üyelerinin de eksiksiz katıldığı stratejik zirvede, Ankara'daki hukuki kaos ve bunun yerel yönetimlere yansımaları masaya yatırıldı. Toplantının ardından sosyal medya hesabı üzerinden örgütün kararlılığını ilan eden Güç, tabanın iradesinin masabaşı hamlelerle teslim alınamayacağını net bir dille ifade etti.

Örgütün her türlü baskı karşısında tek vücut olduğunu dile getiren Güç, şu açıklamayı yaptı:

"CHP İzmir İl Başkanlığımızda ilçe başkanlarımızla bir araya gelerek ülkemizin ve partimizin gündemindeki gelişmeleri değerlendirdik. Toplantımızda, partimize ve Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e yönelik siyasi saldırılar karşısında örgütümüzün kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koyduk. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücünü örgütünden, üyelerinden ve halktan aldığını vurgulayarak, dayanışma ve birlik mesajımızı güçlendirdik.

Ayrıca ilçe örgütlerimizin yürüttüğü çalışmaları, saha faaliyetlerini ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı değerlendirerek fikir alışverişinde bulunduk. Her türlü baskı ve kuşatma girişimine rağmen örgütümüzle birlikte omuz omuza mücadele etmeye, halkın sorunlarını dinlemeye ve iktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

Kurultay imzaları başkente bizzat taşınıyor

İzmir'de günlerdir süren imza mesaisinde sona gelindi. Yerel örgütlerin delege bazında yürüttüğü yoğun çalışmalar neticesinde, olağanüstü kurultayın toplanması adına gerekli olan irade beyanları resmiyet kazandı. İl Başkanı Çağatay Güç, bu iradeyi korumak ve tabanın sesini doğrudan muhatabına ulaştırmak adına yarın Ankara'ya hareket edeceğini duyurdu. Siyasi ikbal kaygısıyla gri alanda bekleyen aktörleri sert bir dille eleştiren Güç, parti içindeki bu çalkantılı sürecin kurumsal bir arınma dalgası yaratacağını savundu.

Parti içindeki sessiz muhalefete yönelik ağır benzetmelerde bulunan Güç, kendi menfaatini düşünenler var diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vatandaşın enerjisi bu şekilde. İnanılmaz büyük bir enerji var. Bu enerji bizi iktidara götürecektir. Bu süreçler de dinamik süreçler. Bu bir sinema filmi değil, kurgusal bir şey yok. Anlık olarak kararlar alınıyor. AKP’de de anlık kararlar oluyor. Adımları ata ata ilerletiyorlar ama attıkları her adım Özgür Özel’i ve Özgür Özel’e inanan CHP’lileri daha da güçlendiriyor. Bu süreç bizim daha güçleneceğimiz ve daha iyi konumlara geleceğimiz bir yere evrilecek. Buna istinasız tüm örgütümüz inanıyor. Bazı kendi menfaatini düşünen ve sessiz kalan siyasetçiler var. Bunlar karpuzun bütünü değildir. Çürük kısmıdır ve süreç içerisinde ayıklanacaktır"

Yetkisiz kurulun alacağı görevden alma kararı hükümsüzdür

Ankara cephesinde çarşamba günü toplanması beklenen Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) kendisini görevden alacağı ve yerine kayyum benzeri bir atama yapacağı yönündeki senaryoları değerlendiren İzmir İl Başkanı, mevcut tüzük hukukuna göre böyle bir hamlenin hiçbir yasal karşılığı olmadığını ispatladı. Yüksek disiplin ve yönetim kurullarının hukuki olarak eksik olduğunu belirten Güç, kurumsal yapının meşruiyet zeminini kaybettiğini hatırlattı.

Genel merkezin idari organlarının işleyişindeki çelişkileri tek tek sıralayan Güç, MYK’nın kararı geçersiz bir karar olur vurgusuyla şunları kaydetti:

"Yarınki MYK zaten yetkisiz. MYK dediğimiz kurulun yetkisi yok. Çünkü MYK, PM üyelerinden oluşur. PM üyelerinde eksiklikler var, PM tarafından onaylanması gerekiyor, PM tarafından onaylanmıyor. Hangi PM’ye onaylatacaklarıyla ilgili bir sıkıntı var çünkü PM’nin yarısı istifa etmiş durumda. O istifa eden PM’nin de istifalardan kaynaklı kurultaya gitmesi gerekiyor partinin. Bu kadar çelişki varken, varmış gibi gösterilen MYK tarafından bir il başkanının görevden alınıyorsa o karar tabi ki uygun değildir, geçersiz bir karardır"

Çayını içirir göndeririz

Genel Merkez binasında daha önce yaşanan polis korumalı tahliye ve idari devir teslim görüntülerinin yerel örgütlerde yarattığı endişeleri haklı bulan Güç, İzmir İl Başkanlığı binasının fiziki olarak korunması noktasında tavizsiz bir duruş sergileyeceklerini belirtti. Devletin kolluk kuvvetleri eliyle bir müdahale olmaması durumunda, parti içi tüzük oyunlarıyla koltuğu devretmeyeceklerini esprili ama bir o kadar da sert bir dille ilan etti.

Eczacılardan Berhan Şimşek'e tepki: Mesleğimizi tartışmaların malzemesi yapamazsınız
Eczacılardan Berhan Şimşek'e tepki: Mesleğimizi tartışmaların malzemesi yapamazsınız
İçeriği Görüntüle

Dışarıdan atanacak olası bir isme kapıyı tamamen kapatacaklarını ifade eden Çağatay Güç, çay içer göndeririz arkadaşı çıkışıyla meydan okumasını şu sözlerle tamamladı:

"Bu endişelerin olması olağan ama Ankara’da yaşanan mahkeme kararıyla olan bir durumdu, bu parti içindeki tüzükten alınan güçle yapılacak bir şey. Burada devlet eliyle bir müdahale olursa ayrı ama arkadaş çiçeğini alıp buraya gelip, ‘Ben il başkanıyım, ben atandım’ derse, çayımızı içer göndeririz arkadaşı. Biz seçilmiş il ve ilçe başkanlarımızla birlikte hareket ediyoruz. Öyle kafasına göre buraya gelip, ‘Beni atadılar, açın kapıları’ diyecek insana burada çayını içiririz, göndeririz arkadaşı"

"Bir alternatif düşüncesi yok. Biz seçilmiş il ve ilçe başkanlarıyız. Parti içindeki süreci yönetmemiz devam ediyor. Sürecin neye evirileceğine yönelik kararı genel başkanımızın nezdinde alıyoruz yani Genel Başkanımız bu konuyu dinamik ve istişare ile yönetiyor. Anlık 3-5 kişiyle toplanıp karar almıyor. Kendi MYK’sına PM üyelerine, il başkanlarına danışarak süreci ilerletiyor. Doğru kararlar almasının nedeni de bu, bunu sağlayan da bu. Hep danışıyor, insanların, toplumun ne düşündüğüne önem verip, danışıp, öyle karar alıyor. Sürecin bizim açımızdan daha iyi yerlere evirileceğine inanıyoruz."

Kaynak: HABER MERKEZİ