Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin "mutlak butlan" kararı sonrasında genel merkez yönetimini devralan Kemal Kılıçdaroğlu ekibi ile seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel taraftarları arasındaki kurultay ve meşruiyet savaşı, partinin kalesi İzmir’de alan kavgasına dönüştü. CHP İzmir’de geçmiş dönemlerde görev yapmış ilçe başkanları, genel merkez kanadının İzmir İl Başkanlığı binasına yönelik gerçekleştirdiği fiili müdahaleye karşı ortak bir bildiri yayımladı.

"İradeye Sahip Çıkıyoruz, İşgale ve Dayatmaya Karşıyız" başlığıyla yayımlanan bildiride, parti içi demokrasinin ve örgüt vicdanının ağır bir şekilde yaralandığı vurgulandı.

Erkan Baş İzmir'e geliyor: 'Kurtuluş Ellerimizde' buluşması
Erkan Baş İzmir'e geliyor: 'Kurtuluş Ellerimizde' buluşması
İçeriği Görüntüle

"İl Başkanlığı binasının işgal edilmesi kabul edilemez"

Eski ilçe başkanları tarafından kaleme alınan bildiride, son günlerde İzmir İl Başkanlığı binasında yaşanan manzaraların CHP’nin köklü demokratik gelenekleriyle taban tabana zıt olduğu ifade edildi. Hukuki ve siyasi meşruiyeti tartışmalı olan atama sürecine dayanan bir grubun İl Başkanlığı binasına fiili müdahalede bulunduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bir grup tarafından, hukuki ve siyasi meşruiyeti tartışmalı bir atama sürecine dayanılarak İl Başkanlığı binasına fiili müdahalede bulunulması, parti emekçilerine ve yol arkadaşlarımıza yönelik saldırgan tutumlar sergilenmesi, hizmet binamızın adeta işgal edilircesine kontrol altına alınmaya çalışılması kabul edilemez bir davranıştır. Bu tutum sadece partimizin kurumsal kimliğine değil, demokrasi kültürüne ve örgüt emekçilerine de yapılmış ağır bir saygısızlıktır."

"İzmir atanmış iradelerle yönetilemez"

Demokrasinin, özgürlüğün ve örgütlü mücadelenin simge kenti olan İzmir'de böylesi görüntülerin yaşanmasının parti tabanında haklı bir öfke yarattığına dikkat çekilen metinde, butlan yönetimine adeta yaylım ateşi açıldı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiçbir kademesinin güç gösterileriyle, fiili dayatmalarla veya atanmış iradelerle yönetilemeyeceğinin altı çizilerek; mahallelerin, üyelerin ve örgütün sesine kulak verilerek bu antidemokratik uygulamaların bütünüyle reddedildiği ilan edildi.

"Çözümün adresi dayatma değil, kurultaydır"

Bildirinin son bölümünde ise krizden çıkış reçetesi olarak genel merkezin eylül ayına yaymaya çalıştığı takvim yerine derhal sandığın kurulması gerektiği savunuldu. Siyasi partilerin gücünü atamalardan değil, üyelerinden ve halktan aldığını hatırlatan önceki dönem ilçe başkanları, bildirisini şu taleplerle sonlandırdı:

  • Kurultay Vurgusu: Parti içi sorunların çözüm adresinin hukuksuz dayatmalar değil, örgütün öz iradesi ve kurultay mekanizmaları olduğu mutlak suretle kabul edilmelidir.

  • Demokratik İşleyiş: Bugün yapılması gereken, çatışmayı büyütmek değil; örgütün iradesine saygı göstermek, demokratik işleyişi yeniden hâkim kılmak ve partimizi kurucu değerleriyle buluşturmaktır.

  • İradeye Sahip Çıkma Sözü: Bizler CHP İzmir Önceki Dönem İlçe Başkanları olarak, örgütümüzün iradesinin yanında olduğumuzu, demokratik teamüllerin ve parti içi hukukun sonuna kadar savunucusu olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Kaynak: haber merkezi