CHP Genel Başkanı Özgür Özel CHP Genel Merkezi önünde kurulan otobüsten Genel Merkez önünde toplanan halka sesleniyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararının ardından Özel'in kurmaylarıyla, vekillerle ve partililerle yaptığı toplantının ardından Ankara'da Genel Merkez önünde toplanan halka seslendi. Özel "Bizim suçumuz müesses nizama başkaldırmak, bizim suçumuz kontrollü muhalefet olmayı reddetmek, bizim suçumuz paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp, millet için iktidarı hedeflemektir" dedi.

Özel sözlerine "Tüm haklar, tüm özgürlükler hedeftedir. Erdoğan kimse başını kaldırmasın, kimse itiraz etmesin, bir kişi kimsenin umudu olmasın, bir parti sisteme alternatif sunmasın, bu rejim hiç kaybetmesin, kaybeden emekçiler ve emekliler olsun, zenginlerin yüzü gülsün istemektedir. İtiraz tam da bunadır, itiraz AKP'nin kara düzeninedir. Rüzgar artık emekten, emekçiden, milletten, halktan yana esmektedir" diye devam etti.
CHP Genel Başkanı "Parti İrademize Sahip Çıkıyoruz" eyleminde CHP Genel Merkezi önünde kurulan otobüsün üstüne çıkarak Genel Merkez önünde toplanan binlerce yurttaşa sesleniyor. Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz, aile düştüğümüzde kolumuzdan tutandır, sendeleyince omzumuza dokunandır, yokluğuna katlanmak zordur ama zoru göğüsleriz. Her şeye dayanırız da ailemizin haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. Biz ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emeklileri, emekçileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik. Bu otobüslerin üstünde bütün meydanlarda ailemize sahip çıktık. Gün oldu zora düştük, saldırıya uğradık, tüm illerde, tüm ilçelerde, baba ocağı neredeyse benim ailem onun önünde. Benim ailem bizimle birlikte."

"KONTROLLÜ MUHALEFETİ REDDEDİYORUZ"
Bizim suçumuz müesses nizama başkaldırmak, bizim suçumuz kontrollü muhalefet olmayı reddetmek, bizim suçumuz paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp, millet için iktidarı hedeflemektir. Mesele milletin sofrasından gidenlerin hesabını sormaktır, milletin bozulan huzurunu geri getirmeye çalışmak, küçülen ekmeğini büyütmeye çalışmaktır. Mesele müesses nizama itiraz edip AKP'nin kara düzenin çarkına çomak sokmaktır. Mesele budur. Bugün biz CHP'yi değil, CHP'ye yapılan bu saldırıyla demokrasiyle, siyasi partiler rejimini ve milletin karar verici olmasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'e emanetin, seçme ve seçilme hakkını savunuyoruz. CHP milletin partisidir. Atanmış kayyumlar bu partiyi yönetemezler. CHP'yi AKP'nin butlan kolları yönetemez, yönettirmeyiz.
"BİZ KAZANACAĞIZ"
Bugün yaşananlar yarının iktidarının doğum sancısıdır. Biz bu sancıya dayanacağız. Bu sancının bir müjde olduğunun farkında olacağız. Acı çekeceğiz, zorlanacağız, ama katlanacağız. Çünkü biz yüz yıl sonra bir kez daha bu milletin umudu olacağız, bu milleti kurtaracağız. Sancıya dayanmadan müesses nizamın çarkları kırılamaz. Sancıya dayanmadan AKP'nin kara düzeni yenilemez. İşkenceye de varsa gidişat, işkencelerine de katlanacağız, en sonunda biz kazanacağız.
AKP yaşlanmıştır, AKP yorulmuştur, AKP tükenmiştir. Erdoğan bir daha seçim kazanamayacağını görmektedir. Erdoğan bu yüzden milleti adaysız, partisiz, lidersiz, seçeneksiz ve çaresiz bırakmak istemektedir. Saldırının hedefinde tüm demokratik sistem vardır. Tüm haklar, tüm özgürlükler hedeftedir. Kimse başını kaldırmasın, kimse itiraz etmesin, bir kişi kimsenin umudu olmasın, bir parti sisteme alternatif sunmasın, bu rejim hiç kaybetmesin, kaybeden emekçiler ve emekliler olsun, zenginlerin yüzü gülsün istemektedir. İtiraz tam da bunadır, itiraz AKP'nin kara düzeninedir. Rüzgar artık emekten, emekçiden, milletten, halktan yana esmektedir.




