SİNAN GENÇ/ Karşıyaka Spor Kulübü tarihinin gelmiş geçmiş en büyük futbolcularının başında gelen Malik Yaylım, Tepedelenli Mehmet Ali Paşa’nın kuzeni Arnavut Lütfiye ile Boşnak Bekir’in çocuğudur. Aile 1912’deki Balkan Savaşı’nın ilk günlerinde Osmanlı ordusunda yüzbaşı olarak görev yapan en büyük oğul Yakup’un çabalarıyla İşkodra’dan ayrılıp İstanbul’a yerleşti. Sıkıntılı geçen İstanbul günlerinde aile meclisi yaşamlarının en önemli kararlarından birini aldı ve bu kez İzmir’e göç ederek Karşıyaka’nın Alaybeyi’ne yerleşti.Malik’in çocukluk yılları göç ve mücadele içinde geçti. Tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta kalan genç futbolcu, erken yaşta ailesinin sorumluluğunu da üstlendi.

Karşıyaka ile kesişen yol

Bu arada futbol ateşi yüreğine düşen Malik’in yolu KSK ile kesişti. Nereden bilebilirdi yeşil-kırmızının birbirine ölümüne tutkuyla bağlı olduğunu, nereden bilebilirdi bir gün o renklerin unutulmazları arasına gireceğini… Kaf Sin Kaf’ın ilk antrenmanına çıktığı gün yüreği kıpır kıpırdı. Yeşil-kırmızılı renklerin büyüsü onu sarıp sarmalamıştı. Artık Malik’in varı yoğu Kaf Sin Kaf’tı. Günleri yorucu antrenmanlarla geçiyor, antrenmanlarda hırsı gözlerinden okunuyordu. Arkadaşlarının vurduğu meşin yuvarlağın kaleye girmemesi için var gücüyle çalışıyordu. Mertti, yiğitti, yakışıklıydı, çalışmayı severdi. Dev cüsseli, kocaman ve sıcacık yürekli bu adam aynı zamanda çok duygusaldı. Antrenmanların yoğun yorgunluğunu müzikle atmaya çalışıyordu. O dönemlerin meşhur ismi Muhlis Sabahattin, sessiz filmlere piyano ile eşlik ederken Malik de aynı atmosferin bir parçası oluyordu.

Kalesine duvar ördüğü sezon

Formunun zirvesindeydi artık. KSK’nin değişmez kalecisi olmuştu Malik. Sırtına geçirdiği formasını kimseye vermeye niyeti yoktu. Her antrenmandan sonra takım arkadaşları soyunma odasına giderken o sahada kalır, bıkmadan usanmadan çalışırdı. KSK tarihinin unutulmazları arasına giren 1925-1926 sezonu başlamıştı. Teknik direktörlüğü Macar Zinger üstlenmişti. İzmir Şampiyonluğu için ligler kırmızı küme ve mor küme olarak oynanıyordu. İlk etap maçlarının sonunda Karşıyaka kırmızı kümenin, Altınordu ise mor kümenin şampiyonu oldu. Final maçlarında Karşıyaka Altınordu’yu 2-0 ve 1-0 mağlup ederek İzmir şampiyonu oldu. Sezon boyunca kalesinde gol görmeyen Karşıyaka, tarihinin ilk şampiyonluğunu kazandı. Bu başarının en önemli mimarı ise kalesini hiç gol yemeden koruyan Malik Yaylım’dı. Genç yaşında “Panter Malik” lakabını alan efsane kaleci, Avrupa kulüplerinin dikkatini çekti. İngiltere’nin Arsenal kulübünden gelen ısrarlı transfer teklifini ise “Ben Karşıyaka’mdan ayrı yaşayamam” diyerek reddetti.

Gazi Paşa’nın kararı ve arma değişimi

Bu kez takvimler 24 Haziran 1926’yı gösteriyordu. Karşıyaka Belediye Reisi Fikri Bey, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın onuruna Karşıyaka’da bir akşam yemeği daveti verdi. Gazi Paşa, kendisine yapılacağı iddia edilen suikast planına rağmen yemeğe katıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Belediye Başkanı ile Kaf Sin Kaf yöneticilerini masasına çağırdı. Ayağa kalkarak şu sözleri söyledi: “Karşıyaka’nın kurucuları, yöneticileri ve sporcuları Kurtuluş Savaşı’nda büyük mücadele verdi. Bu sezon da gol yemeden şampiyon oldular. Bu başarıdan dolayı formalarında ay-yıldız kullanılmasını istiyorum.”

Salonda büyük bir alkış tufanı koptu.

Ve o günden sonra Karşıyaka Spor Kulübü armasında ay-yıldız sonsuza kadar yer aldı.

Bergamaspor'dan 'Süper' zafer
Bergamaspor'dan 'Süper' zafer
İçeriği Görüntüle

Efsanenin sonu

Karşıyaka tarihine damga vuran Malik Yaylım, 6 Mart 1987’de Küçükyalı’da kızının evinde hayatını kaybetti. Unutulması mümkün olmayan bu büyük Kaf Sin Kaflı, bugün hâlâ Karşıyaka tarihinin en önemli figürleri arasında gösteriliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ