SEMİ TEKTAŞ/Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Nisan ayında İzmir Büyükşehir Belediyesinde yapılacak seçimler hakkında konuştu. Meclis Başkanvekilliği ve CHP Grup Başkanvekilliği için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile beraber ortak bir değerlendirme ile sonuca varacaklarını söyledi. Güç, ayrıca önceki dönem İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile görüşüp görüşmediğine dair önemli açıklamalarda bulundu.

“Altan abi parti büyüğümüzdür”

CHP Grup Başkanvekilliği için Cemil Başkan ile bir değerlendirme yapacaklarını ifade eden Güç, “Altan abi çok kıymetli bir partilimiz, partimizin büyüğüdür. Devam edip etmeme konusunda oturup istişare yapacağız. Altan abinin de olduğu, Cemil Başkanımızın da olduğu bir ortamda bu konuyu değerlendireceğiz. Orada kıymetli birçok arkadaşımız var. Hangisi olursa olsun, Cumhuriyet Halk Partisi’ni en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz. Ama bu süreç bir çatışma şeklinde yürütülmeyecek. Altan abi benimle de çok yakındı. Bu açıdan bakıldığında aslında bir şey fark etmiyor. Çünkü bu bir bayrak yarışıdır. Altan Bey değişti diye bu kötü bir durum değildir. Altan Bey, Şenol Arslanoğlu’nun bir uzantısı değildir; Altan İnanç, parti içi bir figürdür. Bugün geldiğimiz noktada Altan İnanç, çok kıymetli bir partili büyüğümüzdür. Bu mesele Şenol Arslanoğlu’na yakınlık üzerinden değerlendirilmez. Sonuç itibarıyla konuşulan Altan İnanç’tır” diye konuştu.

Özgür Özel'den Aydın'da seçim çağrısı: Özlem'i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya
Özgür Özel'den Aydın'da seçim çağrısı: Özlem'i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya
İçeriği Görüntüle

“Devam edecekse bile…”

Güç, “Bu süreç bir istişare işidir. Ben özellikle siyasette kavgayı asla benimsemem. Çünkü parti kültüründe istişare olmazsa, parti bir yere gelemez. İç kavgalar bizi, partimizi her zaman geriye götürmüştür. Bu nedenle gelinen noktada her zaman istişareyle çözüm bulunacağına inanıyorum. Altan abi çok kıymetli bir büyüğümüzdür. Devam edecekse de birlikte istişare kültürüyle devam edeceğiz. Devam etmeyecekse, “ben bırakıyorum” diyecekse de kim olabileceğini Altan abiyle birlikte konuşacağız. Cemil Başkanımızla birlikte değerlendireceğiz. En kısa sürede, bir hafta içinde bu süreci netleştireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

“2 hafta önce ziyaret ettim”

Önceki dönem İl Başkanı Aslanoğlu’nu iki hafta önce ziyaret ettiğini ifade eden Güç, “Kendisini ziyaret ediyorum. İki hafta önce içeride ziyaret ettim kendisini. Şenol Başkan sonuç itibarıyla bizim bir önceki başkanımız. Oradaki süreçle alakalı; ben hukukçu değilim. O süreci takip eden Başkan Vekilimiz Murat Aydın var ve Tunç Başkan’ın avukatı var. Kendisinin söylemi şu şekilde: Bu dosya sonuçlandığı zaman cezaya yönelik hiçbir şey çıkmayacak. Yani bir şey yapmadıklarını ifade ediyorlar. Bunu ben kendi şahsım adına tespit edemem. Ama ben belediyeci olarak şunu söyleyeyim, en basitinden söyleyeyim: Bir kere Tunç Başkan’ın orada yargılanmasına yönelik bir durum yok. Bir belediye başkanının bu yargılama içerisinde olma ihtimali yok. Çünkü kooperatifler ayrı bir dosyadır. Belediyedeki dosyada zaten beraat ettiler. Bundan sonra Tunç Başkan’ın içeride olmasının hiçbir anlamı yok. Şenol Başkan da kooperatifler başkanı olarak içeride. Ama bakıldığı zaman Şenol Arslanoğlu ile aynı imzayı atan kişi dışarıda. Şenol Arslanoğlu ise sırf il başkanı olduğu için içeride tutuluyor. Bu durumda adalet sistemine güvenimiz sarsılıyor. Yani toplumun güveni sarsılıyor. Hadi bizi geçtik, Cumhuriyet Halk Partili yöneticileri, siyasetçileri geçtim; toplumun genelinde bir güven kaybı oluşuyor” ifadelerini kullandı.

“İmza atan biri içeride diğeri dışarıda”

Güç, “En küçük bir davada bile insanlar telaşa düşüyor. Çünkü yargıya güvenilmezse insanlar farklı yollar aramaya başlar: “Tanıdık bulalım, birilerini devreye sokalım” gibi. Buna gerek var mı? Adalet sistemi bağımsız olmalı, yargı bağımsız olmalı. İnsanlar güvenebilmelidir. Eğer biz adalete güvensek bu şekilde davranır mıyız? Varsa bir şey, insanlar yargılanır; sonucunda ortaya çıkar deriz. Ama şu anda biz yargılamaların doğru işletilmediğini düşünüyoruz. Aynı anda iki imza atan iki kişi var; biri dışarıda, biri içeride. Neden? Bir belediye başkanı var, yetki anlamında bu dava ile hiçbir ilgisi yok. Yetkisi yok o dosyada ama içeride. Alakası yok, buna rağmen içeride tutuluyor. Yani boşu boşuna içeride yatıyor. Bu tabloya bakıldığında hiçbir şey anlam ifade etmiyor. Biz de diyoruz ki: Bu adaleti sağlayın. Bakın, geçmişte de benzer süreçler yaşandı. Atatürkçü subaylar zamanında “Bu süreçler dönüp dolaşıp size de gelir” demişti. Bu tür süreçler ağır ve tehlikelidir. O dönemlerde nasıl tehlikeli yapılar ortaya çıktı, neredeyse darbe girişimlerine kadar giden süreçler yaşandı. Bu tür yapıları kullanmak son derece risklidir. Bugün benzer yöntemlerle ilerlemek de aynı derecede tehlikelidir. Dün Atatürkçülere yapıldı, sonra başka kesimlere yöneldi. Bu tür yöntemler kimseye fayda sağlamaz. Bu nedenle adalet konusunda devlet yapısına güvenmemiz gerekiyor. Ama bunun için de devletin, yargının güven verecek şekilde işlemesi şart” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ