Yükseklerin mağrur çiçeği: Ters lale

Ülkemizde genellikle Hakkari ve Van bölgesinin yaylarında doğal olarak yetişmesine rağmen Dersim, Afşin, Şırnak, Erzurum, Adıyaman ve başka bazı il ilçelerde de görülen Ters Lale karların erimesiyle beraber yeşermeye başlıyor

Yükseklerin mağrur çiçeği: Ters lale

Haber/ Muhammet Emin SARI

Ters Lale'lerin yeşermeye başlamasıyla beraber yüzlerce doğasever, bu doyumsuz güzelliğe görmek ve fotoğraflayabilmek için yaylaların yolunu tutuyor. İnsanların pek çoğu, bu doğa harikası çiçeğin büyülü öyküsünü bilmeden sadece güzelliği ile mest olurlar.

Doğal ortamında çoğunlukla her dalında altı adet çiçeği bulunan Ters Lale'nin çiçekleri, oluşumundan itibaren ters bir şekilde büyürler. Bitkinin boyu genellikle 60 ila 80 cm. arasında değişiklik göstermektedir. Doğal ortamında sarı, açık kırmızı ve koyu kırmızı olmak üzere üç ayrı rengi bulunmasına rağmen çiçeğin ticari bir ürün olarak önem kazanmasından sonra yapılan araştırmalar ve ilerleyen bitki yetiştiriciliği sonucu türleri çoğalmıştır. Bugün Ters Lale'nin dünya üzerinde bilinen 165 türü ve tür alt kategorisi bulunmaktadır.

AĞLAYAN ÇİÇEK

Hakkari coğrafyasının hemen hemen her tarafında yetişen ve hüznün sembolü olarak bilinen bu süs bitkisinin Hakkari’de hala en çok kullanılan orijinal ismi Şilêr ya da Gule Şilêr’dır. Bu isim dışında ters lale ismine ilham kaynağı olan diğer bir ismi Gulnuxîn’dir. Bu isimler dışında kan kırmızısı rengine ithafen kan gülü anlamına gelen Guldexwîn ve çan gülü anlamına gelen Gul Zengêl ya da Zengêlok isimleri de kullanılır. Ters Lale için kullanılan diğer Türkçe isimler ise Ağlayan Gelin ve Ağlayan Lale’dir. Bu Türkçe isimler, ters lalelere her sabah çiçeklerinden gözyaşı damlası gibi berrak bir su damlattığı için verilmiştir.

Geçmişte Hakkari’de yaşayan Asuriler de ters lale için Dağ Çiçeği anlamına gelen Warda d-tura ya da Ağlayan Çiçek anlamına gelen Warda Bixyo isimlerini kullanıyorlardı

19. yüzyıl ortalarına kadar sadece doğal ortamında görülebilen bu efsanevi çiçek bölgeye gelen gezginler ve diğer ziyaretçilerin de ilgisini çekmiştir. Bu ziyaretler sonrasında soğanları yurt dışına çıkarılan Ters Lale'ler daha sonra farklı ülkelerde de yetiştirilmeye ve ticari bir meta olarak pazarlanmaya başlanmıştır. Hakkari yöresinde Ters Lale soğanlarının ilk kez yurt dışına kaçırılması ile ilgili çok yaygın olarak bilinen bir öykü de vardır. Buna göre 1900 yılların ikinci yarısında define aramak amacıyla Hakkari’ye gelen bir grup gittikleri arazide Ters Lale'leri görünce çantalarına bu endemik bitkinin soğanlarını doldurup, define aramaktan vazgeçerek ülkelerine dönmüşlerdir.

Bu olaydan sonra bir süre ters lale soğanları yoğun olarak doğal ortamlarından sökülerek, çeşitli yollarla yurt dışına çıkarılmış ancak daha sonra bu konuda belli bir duyarlılık oluşunca bu yasadışı ticarete için önlemler alınmış ve Ters Lale soğanlarının il dışına çıkarılması yasaklanmıştır

EFSANELERİN ÇİÇEĞİ

Hakkari bölgesi endemik bitki ve çiçek türleri açısından oldukça zengin olmasına rağmen hiçbir çiçeğin Ters Lale çiçeği gibi çok öyküsü yoktur. Bölgede eskiden yaşayan Hıristiyan’lar tarafından kutsal olarak kabul edilen bu çiçeğin hem Müslüman Kürtler hem de Hıristiyan Asuriler arasında dillendirilen efsaneleri vardı: Hıristiyan rivayetlerine göre; Hz. İsa’nın çarmıha gerilişine şahit olan Hz. Meryem’in gözyaşlarının düştüğü yerde Ters Lale yetişmeye başlamıştır. Müslüman söylencelerine göre ise; Hz. Hasan ve Hüseyin’in Kerbela’da katledilişlerinden dolayı bu bikinin çiçekleri ters olarak aşağı doğru yeşermeye başlamıştır.

KÜRTLERİN HEIDI’Sİ “GULDEXWİN”

Sadece endemik bir çiçek türü olmaktan çok kültürel bir değer olan Ters Lale anavatanı olan Hakkari’de yeterince sahiplenilmediği için başka birçok il bu çiçeği sahiplenmekte hatta festivallerini yapmaktadır. Ters Lale'nin tanıtımı ve sahiplenilmesi anlamında ilginç bir adım Hakkarili yazar İbrahim Sedyani tarafından atıldı. Yazar Sedyani Kürtçe olarak yazdığı bir çocuk hikayesinin kahramanına ters lalenin Kürtçe ismi olan 'Guldexwin' ismini verdi. 'Guldexwîn'in resimlerini de ressam Zişan Özeke çizdi. Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde yaşayan bir kız çocuğunun öyküsüne anlatan Guldexwin’in yazarı İbrahim Sedyani İsviçre’nin çizgi film kahramanı Heidi’den yola çıkarak yazdığı hikaye ile ilgili basına yaptığı açıklamada, “Projemizin üç amacı vardır. Birincisi, çocuklara doğa sevgisi ve çevre bilinci aşılamak. İkincisi, Kürt Çocuk Edebiyatı’na ölümsüz bir eser kazandırmak. Üçüncüsü ise Guldexwîn çiçeğini tanıtmak” dedi.

YORUM EKLE