banner112

Uyuşturucu kullanımı 9 yaşa indi

Uyuşturucu ile Mücadele ve Eğitim Derneği (UMDER) Genel Başkanı Leyla Yağanoğlu, Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımının 9 yaşa kadar indiğini belirterek, “Birinci önceliğimiz uyuşturucu ile mücadele olmalıdır” dedi

Uyuşturucu kullanımı 9 yaşa indi

BERİL CAYMAZ / TELİF HABER

Leyla Yağanoğlu, 9 Eylül Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, gençlerin genelde bir yakınının madde bağımlısı olması nedeniyle uyuşturucuya başladığını, bağımlılığın tüm aileyi ilgilendiren bir aile sorun olduğunu ve ebeveynlerin uyuşturucu ile mücadele konusunda mutlaka eğitim almaları gerektiğini söyledi. UMDER’in madde bağımlısı ve ailelerine rehberlik hizmetinde bulunduğunuı bildiren Yağanoğlu, “Bağımlılık bir beyin hastalığıdır. Derneğimizde bununla alakalı bilgileri paylaşıyoruz. Bizim bir rehabilitasyon merkezimiz var. Aileler, madde bağımlısı gençleri getirir, bize bırakırlar. Annelerden oluşan bir merkez burası. Biz adını Anne Dayanışması koyduk” diye konuştu. Yağanoğlu, projelerini kamu kurumları desteği ile yürüttüklerini, tüm ülkede okullarda, eğitim kurumlarında, özel sektörde üç yüze yakın eğitim seminerleri verdiklerini açıkladı.

TOPLUMA KAZANDIRIYORUZ

UMDER Genel Başkanı Leyla Yağanoğlu, bağımlıların topluma kazandırılmasına ilişkin bilgi verirken, şunları kaydetti:

“Doktor gözetiminde yürütülen bir rehabilitasyon süreci uyguluyoruz. Hastamız en az üç ay bizimle birlikte zaman geçirmek zorunda. Merkezimizde bağımlıları hayata, topluma yeniden kazandırma yolunda uzman kişilerden, psikologlardan, sosyologlardan, hizmet sağlamaya çalışıyoruz.”

CİDDİ ARTIŞ VAR

Madde bağımlılığı oranlarında ciddi bir artış gözlemlediklerini ifade eden Leyla Yağanoğlu, “26 Haziran Uyuşturucu ile Mücadele Günü olarak ilan edildi. Ben buna karşıyım, uyuşturucu ile mücadelenin haftası, günü olmaz. Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımı 9 yaşa kadar indi. Bu nedenle acil, en birinci önceliğimizin uyuşturucu ile mücadele olması gerekiyor. Biz sahada olduğumuzdan dolayı vakaları görüyoruz, gün geçtikçe çoğalıyor.”

Özellikle metropollerde gittikçe artan uyuşturucu kullanımının genç nüfus üzerinde ciddi bir tehlike oluşturduğunu belirten Yağanoğlu, Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele çalışmalarının yeterli olmadığını savundu. Leyla Yağanoğlu , “Ciddi anlamda tehlike sinyalleri çalmakta. Covid ile mücadele edildiği gibi ciddi mücadele edilmesi gerekir. Aksi halde gidişimiz hiç iyi değil” dedi.

AİLE BASKISI VE DIŞ ÇEVRE

Yağanoğlu, uyuşturucu madde kullanımın birden fazla sebebi bulundğunu, yüzdelik dilimler halinde değerlendirildiğinde ise aile baskısı ve dış çevrenin etkisinin büyük olduğunu söyledi.

UMDER kapsamında yürütülen çalışmalara iki ila üç bin civarı bağımlının başvurduğunu aktaran Yağanoğlu , “Çoğunluğun verdiği cevaplara istinaden konuşuyorum, maddeyi kişiye ilk olarak en yakın arkadaşı ya da en yakın akrabası sunuyor. İçme nedeni ise genellikle merak, bulunduğu ortamda kabul görme gibi nedenler. Bir diğer dikkati çeken konu da anne, babayla güvenli bağ kuramamış çocukların uyuşturucuya oldukça fazla ilgi duymaları” diye konuştu.

Ebeveynlerin sergilediği duyarlılık ve ilgilinin bağımlılık evresinde çok önemli olduğunu aktaran Yağanoğlu , “Çocuklarımızı çok iyi kontrol edip, arkadaşlarının ailelerine varana kadar tanıyor olmalıyız” uyarısında bulundu.

'DEĞİŞİM GÖZLENEBİLİR'

Uyuşturucu kullananlarda, ruhsal ve fiziksel değişim gözlemlediklerini ifade eden Yağanoğlu , şunları kaydetti: “Ruhsal değişimde, madde bağımlısı gençlerin insanı duyguları tamamen yok oluyor. Bu yüzden cinayetler, hırsızlıklar, ahlaki boyutta sıkıntılar yaşanıyor. Nedeni maddenin karakteri etkilemesi, bozması. Özellikle son yıllarda artışı gözlenen met denen illet yüzünden, birçok çocuğumuza altı ayda şizofreni tanısı konabiliyor. Kendi kendilerine halüsinasyonlar görüyorlar.

Fiziksel değişime bir örnek verecek olursam, sokakta yaşayan bir çocuğumuz geldi. Polisten kaçmak için tam 3 aydır ayakkabıyla uyumuş, tedavi etmek için ayakkabısını zorla çıkardık, yaklaşık altı ay gibi bir sürede çocuğumuz anca iyileşti.”

Leyla Yağanoğlu , madde bağımlılığını kesin olarak sonlandıran bir tedavinin mevcut olmadığını bildirdi, “Üzülerek söylüyorum ki uyuşturucunu tedavisi diye bir şey yok. Sadece iyileşme dönemi var, tıpkı şeker hastaları gibi ömür boyu pasif veya aktif bağımlı olarak devam ediyorlar hayatlarına” dedi.

'Kullanıcılar fiziksel şiddete maruz kalıyor'

Aile için davranışların aktif bağımlılığın devamlılığı konusunda oldukça fazla etkili olduğunun altını çizen Yağanoğlu, “Uyuşturucu kullanan birçok çocuk, babası tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyor. Uyuşturucu madde kullanan bir çocuk o maddeye özgürlüğünü, bedenini, ruhunu, aklını ve kalbini teslim etmiştir. Ta ki uyuşturucu kullanmayı bırakıp ‘pasif’ döneme geçene kadar” diye konuştu. Yağanoğlu, bağımlılığın tüm aileyi ilgilendiren bir sorun olduğunu ve ebeveynlerin mutlaka uyuşturucu ile mücadele konusunda eğitim almaları gerektiğini söyledi.

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2022, 14:12
banner123
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner101

banner100