Çukurova’nın kadın dayanışma geleneği

Ünlü yazar Yaşar Kemal’ın kitaplarında bahsettiği “Çukurova kadınları” yüzyıllardır süren kadim bir geleneği gelişen teknolojiye rağmen devam ettiriyor, imece usulü birbirlerine yardıma giderek dayanışma gösteriyor.

Haber/ Ahmet Erkan Yiğitsözlü

Nar ekşisi, biber salçası, salamuralık zeytin, konserve, ve yufka ekmek geleneksel yöntemlerle yapılan ürünler, kadınların birbiriyle dayanışması ile hazırlanıyor. Herkes kendi işini bitirdikten sonra komşusunun işine koşturuyor ve bu yüzden kadınların işi bu kadim topraklarda hiç bitmiyor.

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde de kadınlar yüzyıllardır süren bir dayanışma geleneğini devam ettiriyor. Nar ekşisi, salamuralık zeytin, domates- biber salçası ve yufka ekmek hala geleneksel yöntemlerle yapılıyor.

83 yaşındaki Halime Ağsubaşı kendisini bildi bileli kış için yaptıkları ürünleri komşularıyla birlikte yaptıklarını söylüyor. “Yardımlaşma olmadan bu işler bitmez” diyen Ağsubaşı “Herkes hazırlayacağı kışlık ürünleri birbirinin yardımıyla hazırlar. İşini bitiren komşusunun yardımına koşar. Herkes bir işin ucundan tuttuğunda işler kolayca hemen bitiverir” diye konuşuyor.

Nesilden nesile

Biber salçası, nar ekşisi, yufka ekmek gibi ürünleri hala geleneksel yöntemlerle hazırladıklarını aktaran Halime Ağsubaşı “Ben bu işleri annemden gördüm çocuklarıma aktardım. O da annesinden görmüş. Nesilden nesile aktararak bugünlere kadar geldik. Hala kadınlar olarak yapmaya devam ediyoruz. Bizden sonra yapılır mı bilemiyorum. Çünkü günden güne ürünlere ulaşmak kolaylaştı. Herkes kolay diye hazıra kaçıyor. Ancak elle yaptığın için neyi koyduğunu bildiğin ürün gibi olur mu?” ifadelerini kullanıyor.

Son dönemde doğal ürünlere rağbetin artması ile birlikte Çukurova’nın kadınları kışlık ürünlerini daha fazla yapmaya başlamış. 60 yaşındaki 5 çocuk annesi Elif Demir son dönemde biber salçası nar ekşisi gibi ürünlere rağbetin artmasıyla daha fazla yaptıklarını belirtiyor. Demir, “Herkes kendi hazırladıklarına ek olarak gurbette olan akrabalarına da bu ürünlerden göndermeye başladı. Aynı günü gibi kış hazırlıkları için bir araya geliyoruz. Bir yandan laflıyor diğer yandan işlerimizi çabucak bitiriyoruz. Tabi burada iş bitmiyor, biri biterken diğeri başlıyor ancak biz alıştık” diye konuşuyor.

Kış hazırlıklarında en zahmetli iş, yufka ekmek olarak görülüyor. Çünkü hamurun hazırlanmasından, açılmasına ve pişirilmesine kadar büyük emek isteyen bir iş. Ev hanımı Emine Kocalar o yüzden diğer işlere göre yufka ekmek yapımının her geçen yıl azaldığına dikkat çekiyor.

Odun ateşinde hazırlanan yufka ekmeğin bozulmadan kaldığını istediğin zaman ıslanarak hazırlanabildiğini aktaran Kocalar “Ancak yapımı zor ve maharet istiyor. Hamurunu hazırlamak başta olmak üzere açması ve pişirmesi büyük maharet isteyen bir iş. Genç kızlarımız bu işi yapmaya pek gönüllü değiller” diye konuşuyor.

Düğün yemekleri

Yardımlaşma ve dayanışma sadece kışlık ürünlerin hazırlamasında yapılmıyor. Düğün yemekleri de birlikte yapılıyor. Bir kişinin düğün olduğunda komşu kadınlar hep birlikte düğün evine giderek düğün yemeği hazırlıyorlar.

Komşularından birisinin düğünü olduğunda onlara yardıma gittiklerini belirten Suzan Avcı “Birisinin düğünü olduğunda kadınlar olarak onların evlerine yardıma gider düğün yemeklerini yaparız. Hazırladığımız yemekler dev kazanlarda pişirilir. Ve misafirlere ikram edilir. Bu da yıllardır devam eden bir geleneğimiz. Hazır yemek sektörü ortaya çıksa da düğün yemekleri hala evlerde hazırlanıyor” diyor.

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2020, 13:55
YORUM EKLE

banner97

banner101

banner96

banner100