Türkiye'nin dört bir yanında, masum vatandaşların alın terini ve birikimlerini hedef alan organize suç şebekelerine karşı yürütülen amansız mücadele, tarihin en kapsamlı hamlelerinden birine sahne oldu. Gelişen teknolojiyi ve insanların iyi niyetini kendi karanlık emelleri için kullanan suç örgütlerine yönelik, İçişleri Bakanlığı talimatıyla dev bir adım atıldı. Özellikle son dönemde artan şikayetler üzerine titiz bir teknik ve fiziki takip süreci başlatan Emniyet Genel Müdürlüğü, aylarca süren istihbarat çalışmalarının meyvesini topladı. Asayiş Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının ortaklaşa yürüttüğü bu devasa sürecin en sıcak noktalarından biri de İzmir oldu. Ege'nin incisinde başlayan ve dalga dalga tüm ülkeye yayılan bu olağanüstü dolandırıcılık operasyonu, suç dünyasına vurulmuş en ağır darbelerden biri olarak resmi kayıtlara geçti.

Yirmi iki ilde eş zamanlı düğmeye basıldı

Suçluların izini süren güvenlik güçleri, elde ettikleri dijital veriler ve mağdur ifadeleri doğrultusunda şebekenin kollarının yurdun dört bir yanına uzandığını tespit etti. Aylar süren hazırlıkların tamamlanmasının ardından sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Adana, Afyonkarahisar, Amasya, Ankara, Antalya, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Elazığ, Mersin, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Samsun, Sivas, Tekirdağ, Şanlıurfa, Bartın ve Yalova illerinde daha önceden belirlenen yüzlerce adrese eş zamanlı şok baskınlar düzenlendi. Özel harekat timlerinin de aktif olarak katıldığı bu geniş çaplı harekatta, suç örgütünün hücre evleri ve paravan ofis olarak kullandıkları lüks merkezler birer birer basıldı. Kapıların koçbaşlarıyla kırıldığı ve saniyeler içinde kontrolün sağlandığı nefes kesen operasyonlarda, şebekenin kilit isimlerinin de aralarında bulunduğu toplam 390 şüpheli kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edilmek üzere emniyet müdürlüklerine götürüldü.

Karşıyaka’da okuldan hırsızlık yapan şüpheli tutuklandı
Karşıyaka’da okuldan hırsızlık yapan şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Akılalmaz yöntemlerle vatandaşın cebine göz diktiler

Gözaltına alınan şahısların emniyetteki çapraz sorguları ve ele geçirilen belgelerin incelenmesiyle, çetenin kurbanlarını tuzağa düşürmek için başvurduğu şeytani planlar da tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı. Telefonda kendilerini hakim, savcı, polis veya üst düzey kamu görevlisi gibi tanıtarak vatandaşın üzerinde korku imparatorluğu kuran çete üyeleri, aynı zamanda kendilerini banka personeli olarak gösterip gizli hesap şifrelerini de ele geçirdi. Bununla yetinmeyen suç şebekesi, tatil hayali kuranları hedef alarak internet üzerinden sahte otel rezervasyonu siteleri kurdu, işsizlik çeken gençlere ise belediyelerde işe yerleştirme vaadiyle umut tacirliği yaptı. Suç dosyalarındaki en dikkat çekici detaylardan biri ise, sosyal medya platformları üzerinden verilen sahte ilanlarla gerçekleştirilen ve kamuoyunda 'sazan sarmalı' olarak bilinen organize sistem oldu. Bu karmaşık yöntemle sahte gayrimenkul satışı yapan ve yasa dışı yollarla elde edilen medikal ilaçları piyasaya süren örgütün, binlerce mağdurun hayatını nasıl kararttığı polis fezlekelerinde bütün ayrıntılarıyla yer buldu.

Altı yüz milyonluk vurgunun izleri sürüldü

Mali suçları araştırma birimlerinin iğneyle kuyu kazar gibi yürüttüğü geriye dönük incelemeler, soygunun boyutlarının tahmin edilenin çok ötesinde olduğunu kanıtladı. Bilişim uzmanlarının resmi verilerle çaprazladığı banka hesap hareketleri sonucunda, şebekenin kurduğu sistem ağlarıyla vatandaşları tam 600 milyon lira dolandırdığı kesin olarak saptandı. Operasyon yapılan lüks rezidanslarda ve villalarda gerçekleştirilen aramalarda, suç örgütünün kara para aklama mekanizmasını nasıl işlettiğini gösteren çok sayıda iletişim cihazı, cep telefonu ve dijital materyal ele geçirildi. Kurbanlardan koparıldığı anlaşılan yüklü miktarda döviz desteleri, kilolarca altın ve gümüş gibi değerli madenler polis kameralarına anbean yansıdı. Ekipler sadece nakit ve mücevheratla sınırlı kalmadı; çete üyelerinin elde ettikleri kirli gelirlerle satın aldıkları lüks yaşantılarını finanse eden 13 ayrı değerli gayrimenkule de mahkeme kararıyla anında el konuldu. Aramalarda ele geçirilen ruhsatsız silahlar ve silahlara ait mühimmatlar, bu karanlık şebekenin aynı zamanda silahlı bir tehdit ve potansiyel şiddet unsuru barındırdığını da gözler önüne serdi.

Zanlıların yarısından fazlası cezaevinin yolunu tuttu

Haftalar süren titiz ifade alma işlemleri ve dijital delillerin dosyalanmasının ardından, adliyeye sevk edilen şüpheliler için hesap vakti geldi çattı. Savcılık makamında verdikleri çelişkili ifadelerle suçlamalardan sıyrılmaya çalışan örgüt üyeleri, karşılarına konulan somut dijital kayıtlar, banka dekontları, telefon dinleme dökümleri ve mağdurların kesin teşhisleri karşısında çaresiz kaldı. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliklerinde görülen ve saatlerce süren maraton duruşmaların ardından, adalet terazisi ağır bir şekilde tecelli etti. Hakim karşısına çıkarılan 390 şüpheliden, hiyerarşik yapı içerisinde suçun asli failleri olduğu belirlenen ve aralarında şebeke yöneticilerinin de bulunduğu 247 kişi kuvvetli suç şüphesi ve delil karartma ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklandı ve geniş güvenlik kordonu altında ceza infaz kurumlarına gönderildi. Geriye kalan 143 şüpheli hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza atma şartını içeren adli kontrol hükümleri uygulanarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verildi.

Kaynak: AA