Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en önemli eğitim ve araştırma merkezlerinden biri olan Dicle Üniversitesi, alışılmışın dışında bir saha çalışmasına ev sahipliği yapıyor. Üniversite yönetiminin bir süredir üzerinde titizlikle çalıştığı sismik tarama faaliyetleri, bölgenin yer altı zenginliklerine dair somut veriler sundu. Sur ilçesi Yiğitçavuş Mahallesi mevkiinde yer alan üniversite arazilerinde yapılan teknik incelemeler sonucunda, petrol varlığına dair güçlü emareler elde edildi. Bu gelişme üzerine harekete geçen üniversite yönetimi, sahada profesyonel bir işletme sürecini başlatmak adına SANKO Holding iştiraklerinden Petar Doğalgaz ve Petrol Arama Sanayi Ticaret A.Ş. ile stratejik bir ortaklığa imza attı. Rektörlük binasında düzenlenen törenle, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ve şirket yetkilileri, bölgenin enerji potansiyelini ekonomiye kazandıracak olan 10 yıllık kiralama ve işletme sözleşmesini resmileştirdi.
Hukuk fakültesi ve futbol sahası petrol kuyularına komşu olacak
Üniversite yönetim kurulu tarafından onaylanan teknik plana göre, petrol arama ve üretim faaliyetleri kampüsün sosyal ve akademik dokusuna zarar vermeyecek şekilde titizlikle seçilen iki ana bölgede yoğunlaşacak. İlk çalışma sahası olarak Hukuk Fakültesi binasının arka mevkisinde yer alan yaklaşık 18 bin metrekarelik alan belirlendi. İkinci lokasyon ise öğrencilerin spor faaliyetlerini yürüttüğü futbol sahası alt mevkisindeki yaklaşık 27 bin metrekarelik arazi olacak. Toplamda 45 bin metrekareyi aşan bir sahada yürütülecek olan faaliyetler, akademik hayatın hemen yanı başında modern enerji tesislerinin yükselmesine neden olacak. Planlamalara göre her iki lokasyonda başlangıç aşamasında üçer adet olmak üzere toplam altı kuyu açılması hedefleniyor. Bu kuyuların, bölgenin enerji haritasında Diyarbakır'ı çok daha kritik bir noktaya taşıması bekleniyor.
Günlük varil hedefleri ve milyon dolarlık yatırım bütçesi
Projenin ekonomik boyutları, yerel kalkınma açısından oldukça umut verici rakamlar barındırıyor. Sahada kurulacak olan sondaj kuyuları ve gerekli altyapı tesisleri için yaklaşık 20 milyon dolarlık bir başlangıç yatırım maliyeti öngörülüyor. Sismik verilerin üretime dönüşmesi halinde, kuyu başına günlük ortalama 150 varil ham petrol üretilmesi planlanıyor. Altı kuyunun tam kapasiteyle faaliyete geçmesi durumunda, yıllık toplam üretimin 328 bin 500 varil seviyelerine ulaşması hedefleniyor. Bu miktar, sadece bölge ekonomisi için değil, üniversitenin kendi öz gelirlerini artırması bakımından da tarihi bir fırsat niteliği taşıyor. Petrol üretimi aşamasına geçilmesiyle birlikte, kampüs sadece bir eğitim yuvası değil, aynı zamanda ülkenin enerji ihtiyacına doğrudan katkı sunan bir üretim merkezi statüsü kazanacak.
Üniversite bütçesine net hasılat üzerinden pay aktarılacak
İmzalanan iş birliği protokolünün en dikkat çekici maddelerinden birini, elde edilecek gelirin paylaşım modeli oluşturuyor. Sözleşme hükümlerine göre, üniversite arazisinden çıkarılacak olan petrolün satışından elde edilecek kazanç, Dicle Üniversitesi’nin akademik ve fiziksel gelişimi için kullanılacak. Mali modelde, devlet hissesi ve yüzde 25 oranındaki işletme giderleri düşüldükten sonra kalan net hasılat üzerinden yüzde 3 oranında bir payın doğrudan üniversiteye aktarılması kararlaştırıldı. Bu gelir modeli, üniversitenin gelecekteki araştırma-geliştirme projeleri ve öğrenci imkanlarının iyileştirilmesi için sürdürülebilir bir kaynak yaratacak. İhsan Akyol liderliğindeki PETAR şirketinin teknik tecrübesiyle üniversitenin lojistik avantajlarını birleştiren bu proje, Türkiye’deki üniversite-sanayi iş birliği modelleri arasında en özgün örneklerden biri olarak gösteriliyor.





