İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Sözcü yazarı Saygı Öztürk’e verdiği mülakatta, İzmir’de planlanan birçok yatırımın merkezi idarede bekletilen onaylar nedeniyle geciktiğini söyledi. Tugay, belediyenin hazırlıklarını ve finansmanını tamamladığı projelerin Ankara’da aylarca imza beklediğini vurguladı.
“İzmir adeta hasım gibi görülüyor”
İzmir’in uzun süredir kamu yatırımlarında geri planda bırakıldığını savunan Tugay, bu durumu sert sözlerle eleştirdi. Tugay, “Ne yazık ki iktidarın bazı unsurlarınca İzmir üvey evlat bile değil, adeta ‘hasım’ olarak görülüyor. Hizmet etmeyerek İzmirliyi cezalandırma stratejisinin sonuçları ortada” dedi.
Amaçlarının siyasi kutuplaşma olmadığını vurgulayan Tugay, “Bizim niyetimiz hizmet etmek. ‘Bırakın işimizi yapalım, bizi kısır tartışmaların içine çekmeyin’ diyoruz ama o çekişmelerin içine çekilmek isteniyoruz” ifadelerini kullandı.
Aylarca bekleyen imzalar yatırımları kilitliyor
Projelerin tüm yükünü belediyenin üstlendiğini belirten Tugay, gecikmelerin nedenini şu sözlerle anlattı: “Projeyi biz yapıyoruz, kaynağı biz buluyoruz, her türlü cefayı biz çekiyoruz ama masa başında atılacak bir imza aylarca pazarlık konusu haline getiriliyor. Biz susup yutkunsak da İzmirli bunları görüyor, biliyor.”
Ulaşım ve altyapı yatırımlarına da değinen Tugay, Halkapınar–Otogar metrosu, ikinci çevre yolu ve Körfez temizliği gibi projeler hayata geçirilmeden İzmir Büyükşehir Belediyesi ile hizmet yarışına girilemeyeceğini söyledi.
“Bir iyilik yapın, projelerin önünü açın”
Merkezi idareye açık çağrıda bulunan Tugay, bekleyen kredi ve plan onaylarının artık imzalanmasını istedi. “Bu şehre yatırım yapmayabilirsiniz ama Ankara’da onay bekleyen dosyaları sümen altı etmekten vazgeçin” diyen Tugay, aksi halde belediyenin tüm engellere rağmen nasıl yatırım yaptığının görülmesini istedi.
Tugay, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Eğer bunu da yapmayacaksanız, tüm bu zorluklara rağmen bu belediyenin nasıl yatırım yaptığını görüp en azından takdir edin. Ya da Diyojen’in dediği gibi ‘Gölge etmeyin yeter’ diyoruz.”




