SEMİ TEKTAŞ/ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaptığı gece paylaşımında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. İftar yemeğinde yaptığı açıklamalarla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeşil ışık yakan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı'nın sözlerine de atıfta bulunan Tugay, iki 2 AKP’li İzmir milletvekilinin hakkında yapılan suçlamalara da yanıt verdi. Tugay açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:
İzmir’in 2 AKP’li milletvekili. Belli ki ikisi de 3. dönem milletvekilliklerinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmaya niyetlenmişler. 3 dönemdir İzmir’e ne kazandırdıkları elbette sorulması gereken bir soru. Daha net olarak şunu sormak daha uygun olur; Siz olmasaydınız İzmir’e hangi hizmet gelmezdi acaba? Milletvekillerinin birbiri ardına çarpıtılmış, gerçek dışı açıklamalarından bir başkasına daha cevap vermemiz gerekiyor. Karşıyaka Zübeyde Hanım Huzurevi; arsası Karşıyaka Belediyesine ait. Bina Karşıyaka Belediyesi tarafından yapılmış ve yıllarca Karşıyaka Belediyesi tarafından huzurevi olarak işletilmiş. Sonra işletme için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tahsis edilmiş, Belediye Başkanı Cevat Durak zamanında. Huzurevi olarak işletilmek üzere verilmiş şartlı bir tahsis bu. 2020 yılından sonra huzurevi, bakanlığın kendi kararıyla boşaltıldı; gerekçe depreme dayanıksız olması. O günlerde bakanlığa bina ile ilgili bir güçlendirme veya yeniden inşa etme niyetinde olup olmadıkları soruldu. Hiçbir cevap alınamadı. Artık huzurevi olarak kullanılmayan binanın bu şartlarda tahsisinin iptal edilmesi kararı alındı meclisten.

Bakanlık gerçekte hiçbir hakkı olmadığı hâlde mahkeme yoluyla bu kararın yürütülmesini durdurma kararı çıkardı ve binaya resmen çöktü. Bakanlık o binayı ne huzurevi olarak kullandı ne de yenileme veya güçlendirme kararı aldı. Karşıyaka’yı da kendi yaptırdığı huzurevinden etti. O günlerde Karşıyaka Belediyesinin yararını gözeterek “o şartlar altında” SGK’ya devredebilmek için satış kararı alındı. Başka bir kişi veya kuruma satışı zaten mümkün değildi. Kabul ettiler ama belirledikleri rakam alay eder gibi çok düşük bir rakamdı (sadece 13 milyon TL). Rakama itiraz edildi, yeni bir değerleme istendi ama ne yazık ki cevap alınamadı. O gün bugündür o bina bomboş. Huzurevi kapalı ve bakanlık tek bir olumlu hareket yapmadı. Plan değişikliği yapmaya çalışıldığı iddiası tamamen uydurmadır. O parsel zaten turizm ve sosyal tesis plan kararı olan bir yerdir. Plan değişikliği yapılmamıştır. Sayın milletvekilinin iftirası, İzmir’de maruz kalınmış bir başka çökme hikâyesini bizlerin hatırlamasına vesile olmuştur sadece. Tüm belge ve bilgiler kayıtlardadır, arşivdedir. Bakanlıkça el konulmuş boş ve terk edilmiş huzurevi binasını görmek isteyen herkes gidip bizzat yerinde görebilir.

Biz İzmir’in hakkını her yerde korumak için mücadele ediyoruz. Başkanlıkta gözü olan sayın vekiller gerçekten İzmir halkının desteğini mi almak istiyorlar;
1. İzmir’in malına çökmeye kalkanlara dur diyecekler.
2. Sürekli gerçek dışı, uydurma beyanlarda bulunmayı bırakacaklar.
3. İzmir’e gerçekten (vaat ve hikâye değil) hizmet getirecekler.
Öyle olacak ki “Siz olmasanız bu hizmet gelmezdi.” denebilecek kendilerine.






