Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, ülkenin can damarı olan tarım sektöründeki derinleşen krizi ve bölgesel gelişmelerin ekonomiye yansımalarını masaya yatırdı. İYİ Parti, CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Partisi tarafından sunulan grup önerileri; gübre tedariki, fahiş mazot fiyatları ve gıda güvenliği ekseninde sert tartışmalara sahne oldu. Muhalefet milletvekilleri, özellikle Ortadoğu'daki gerilimin Türkiye'nin tarımsal girdi maliyetlerini vurduğunu vurgulayarak hükümeti "hazırlıksız yakalanmakla" suçladı. Kürsüye çıkan isimler, çiftçinin tarlasını ekemez hale geldiğini ve 2026 yılı için ciddi bir gıda krizi uyarısı yapıldığını belirtti.

Muhittin Böcek soruşturmasında yeni gelişme: Şoförler gözaltında, İstanbul’a getiriliyor
Muhittin Böcek soruşturmasında yeni gelişme: Şoförler gözaltında, İstanbul’a getiriliyor
İçeriği Görüntüle

Gübrede yüzde 90 dışa bağımlılık alarm veriyor

İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada Türkiye'nin gübre ihtiyacının %90'ını ithalatla karşıladığını hatırlatarak hükümete zor sorular yöneltti. Bölgesel çatışmaların lojistik zincirini kırmasının ardından çiftçinin parasını ödediği gübreyi dahi teslim alamadığını ifade eden Sunat, "Ulusal gübre rezerviniz nerede?" diyerek tepki gösterdi. Gıda enflasyonunun temelinde yatan beceriksiz tarım politikalarının bedelini vatandaşın ödediğini savunan Sunat, çiftçinin satın alma gücünün korunması için 2026 yılı desteklemelerinin bir an önce ve eksiksiz ödenmesi gerektiğini vurguladı.

Mazot 80 liraya dayandı: Gıda egemenliği tehlikede

Tarımsal maliyetlerin geldiği noktayı rakamlarla özetleyen CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, mazotun litresinin 80 TL, gübre tonunun ise 35 bin TL sınırına dayandığını söyledi. Bu şartlar altında üretimin imkansızlaştığını belirten Barut, Türkiye’nin bir dönem sahip olduğu kamuya ait gübre fabrikalarının özelleştirilmesini eleştirdi. "Kendi fabrikalarımızı sattık, şimdi dışarıya mahkum olduk" diyen Barut, gıda egemenliğinin korunması için kamucu politikalara dönülmesi çağrısında bulundu. DEM Parti ve Yeni Yol Partisi temsilcileri de benzer şekilde, çiftçinin yüksek maliyetler nedeniyle tarlasını boş bıraktığını ve bu durumun stratejik bir güvenlik sorununa dönüştüğünü ifade etti.

İktidar kanadı: Tedbirleri çok önceden aldık

Eleştirilere yanıt vermek üzere AKP adına kürsüye çıkan Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç ise hükümetin kriz senaryolarına karşı hazırlıklı olduğunu savundu. Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin önceden analiz edildiğini belirten Keskinkılıç, Türkiye'nin hammadde tedarik kanallarını çeşitlendirdiğini söyledi. Azotlu gübrede Rusya, Mısır ve Umman gibi alternatiflerle çalışıldığını aktaran Keskinkılıç, "Arz güvenliğini sağlamak için 7 Mart itibarıyla üre gübresindeki gümrük vergisini sıfırladık" bilgisini paylaştı. Yeni destekleme modeliyle mazot maliyetinin yarısını, gübrenin ise dörtte birini karşıladıklarını belirten Keskinkılıç, devletin çiftçinin yanında olduğunu savundu.

Grup önerileri reddedildi, yeni kanun teklifine geçildi

Hararetli geçen müzakerelerin ardından, muhalefet partilerinin "tarımda acil önlemler" ve "sektörel sorunlar" üzerine sunduğu tüm grup önerileri yapılan oylamalarda kabul edilmedi. Meclis gündeminde yer alan önerilerin reddedilmesiyle birlikte, Genel Kurul çalışmalarına ekonomiye dair çeşitli düzenlemeler içeren ve Toprak Koruma ile Arazi Kullanımı Kanunu'nda değişiklikler öngören yeni kanun teklifi üzerindeki görüşmelerle devam edildi. Tarım ve ekonomi gündemli tartışmaların, önümüzdeki günlerde komisyonlarda ve Genel Kurul'da daha kapsamlı bir şekilde sürmesi bekleniyor.

Kaynak: AA