Aile Dayanışma Ağı’nın Silivri’de düzenlediği buluşmada konuşan Dilek İmamoğlu, tutuklu gazetecilere ilişkin yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. İmamoğlu, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasının önemine vurgu yaparak, İsmail Arı ve Alican Uludağ üzerinden basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Toplantıda yaptığı konuşmada, gazetecilerin yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için tutuklanmalarını eleştiren İmamoğlu, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtti.
Silivri’de basın özgürlüğü vurgusu
Aile Dayanışma Ağı’nın 29. buluşması, Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Dilek İmamoğlu, özellikle kamuoyunda yakından takip edilen davalarda basın mensuplarının karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.
İmamoğlu, basın mensuplarının mahkeme salonlarında görevlerini yerine getirmekte zorlandığını belirterek, gazetecilerin sanıkları göremeyecekleri ve duyamayacakları alanlara yönlendirildiğini ifade etti. Bu durumun, haber alma hakkını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
“Basın toplumun vicdanıdır”
Konuşmasında basının rolüne geniş yer ayıran Dilek İmamoğlu, medyanın demokratik sistem içindeki yerinin hayati olduğunun altını çizdi.
“Basın, toplumun gözüdür, kulağıdır ve vicdanıdır” diyen İmamoğlu, getirilen kısıtlamaların gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyemeyeceğini vurguladı. Basın üzerindeki baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını etkilediğini ifade etti.
Bu sözler, toplantıya katılanlar tarafından uzun süre alkışlandı.
İsmail Arı ve Alican Uludağ için açık çağrı
İmamoğlu’nun konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise tutuklu gazetecilere yönelik yaptığı çağrı oldu. Özellikle İsmail Arı ve Alican Uludağ üzerinden örnek veren İmamoğlu, bu isimlerin mesleklerini icra ettiklerini vurguladı.
“Gazetecilik suç değildir” ifadesini yineleyen İmamoğlu, doğru haber yapmanın cezalandırılamayacağını belirtti. Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirdiğini söyleyen İmamoğlu, bu nedenle tutuklanmalarının hukuki ve vicdani açıdan kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Doğruyu yazan susturulamaz”
Konuşmasında gazetecilere yönelik baskı ve sindirme girişimlerini eleştirdi.
“Birilerinin hoşuna gitmiyor diye doğruyu yazan gazetecileri tutuklayamazsınız” diyen İmamoğlu, bu yaklaşımın basın özgürlüğüne açık bir müdahale olduğunu ifade etti.
İmamoğlu, yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiğini belirterek, bu çağrısını güçlü bir şekilde yineledi.




