ÖMER CEYLAN- İzmir'de kış mevsiminin sonlarına yaklaşılırken, son dönemde ardı ardına gelen yağışlı hava dalgaları kentin su rezervlerinde yüzleri güldüren ancak bir o kadar da düşündüren bir tablo ortaya çıkardı. Aylarca süren kuraklık tehdidinin ardından gökyüzünün bereketini yeryüzüne bırakmasıyla birlikte, baraj havzaları adeta suya doydu. Ancak suyun kontrolsüz gücü ve barajların taşıma kapasitelerinin zirvesine ulaşması, yöre halkında "yokluğu da dert, çokluğu da" dedirten bir tedirginliğe yol açtı. Özellikle Seferihisar sınırları içerisinde yer alan ve bölgenin tarımsal sulama ile içme suyu ihtiyacında kritik bir rol oynayan Ürkmez Barajı, havadan çekilen son görüntülerle durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Sınırlarını tamamen dolduran ve rengi şiddetli akıntının taşıdığı toprakla değişen sular, yetkilileri taşkın ihtimaline karşı teyakkuza geçirdi.

Kuraklık kabusu yerini taşkın endişesine bıraktı

Sadece bir yıl öncesine kadar çatlamış toprakların ve kuruyan göl yataklarının konuşulduğu İzmir'de, doğa adeta kendi dengesini sert bir şekilde hatırlatıyor. Sosyal medyada paylaşılan anlık görüntülerde, Ürkmez Barajı'ndaki su seviyesinin bent kapaklarını zorlayacak seviyeye ulaştığı ve dağlık yamaçlardan inen sularla birlikte baraj gölünün tamamen kahverengi bir çamur rengine büründüğü açıkça görülüyor. Bu manzara, şiddetli yağışlar sonrasında havzada yaşanan erozyonun ve suyun ne kadar hızlı biriktiğinin en büyük kanıtı niteliğinde. Bölge sakinleri ve tarımla uğraşan vatandaşlar, yaz aylarında yaşanacak olası su sıkıntısının ortadan kalkmasına sevinirken, diğer yandan barajın taşması veya kapakların kontrollü olarak açılması durumunda tarım arazilerinin sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya.

Resmi rakamlar barajlardaki tarihi artışı belgeliyor

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) tarafından 24 Şubat 2026 tarihinde güncellenen resmi veriler, barajlardaki dramatik değişimi net rakamlarla ortaya koyuyor. Tabloya göre, geçtiğimiz yıl aynı dönemde yüzde 27,28 seviyesinde can çekişen Ürkmez Barajı, aktif doluluk oranında yüzde 100 barajını aşarak tam kapasiteye ulaşmış durumda. Sadece Ürkmez değil, kentin diğer önemli su kaynaklarında da benzer bir sıçrama yaşandı. Turizmin gözbebeği Çeşme'yi besleyen Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı, geçen yıl yüzde 20,46 seviyelerindeyken bugün yüzde 73,08'e tırmandı. Benzer şekilde Balçova Barajı da yüzde 37,19'luk geçen yılki verisini ikiye katlayarak yüzde 84,75 gibi oldukça güvenli bir doluluk oranı seviyesine yerleşti.

İZSU duyurdu: Kırsalda yüzde 75 ve 50 oranındaki indirim dönemi sona erdi
İZSU duyurdu: Kırsalda yüzde 75 ve 50 oranındaki indirim dönemi sona erdi
İçeriği Görüntüle

Kentin en büyük ve en hayati su kaynağı konumunda olan Tahtalı Barajı'ndaki tablo ise İzmirlilere rahat bir yaz dönemi müjdeliyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 15,36 gibi alarm veren bir seviyeye gerileyen baraj, son sağanakların ardından toparlanarak yüzde 37,48 aktif doluluğa ulaştı. Manisa sınırlarında yer alan ve İzmir'e su sağlayan Gördes Barajı'nda da geçen yıl yüzde 6,10 olan oran, bugün itibarıyla yüzde 26,60 seviyelerine yükselerek kuruma tehlikesini şimdilik atlattı. Bu veriler ışığında İzmir su durumu genel hatlarıyla büyük bir iyileşme gösterse de, uzmanlar barajların yönetiminde hassas bir döneme girildiği konusunda uyarıyor.

Suyun rengi değişti tehlike çanları çalmaya başladı

Özellikle yüzde 100 kapasiteye ulaşan barajlarda, artan su basıncının ve yoğun çamur akıntısının altyapı üzerinde yaratabileceği baskı, mühendislik ekiplerince yakından takip ediliyor. Ürkmez havzasında havadan kaydedilen görüntülerdeki bulanık su kütlesi, sadece su miktarının değil, aynı zamanda yağışların şiddetiyle taşınan rüsubatın (tortu ve mil) da baraj hacmini doldurduğunu işaret ediyor. Kuraklığın vurduğu yıllarda "bir damla suya hasret" kalan topraklar, şimdi üzerindeki devasa su seviyesi ile başa çıkmaya çalışıyor. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde devam etmesi muhtemel yağış dalgalarına karşı kontrollü su tahliyesi senaryolarının hazırda bekletilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: ÖMER CEYLAN