Tiyatro Yönetmeni ve Yazarı Dostumuz Haluk Işık, "Söylemesem duramam" başlığıyla
sosyal medya hesabından paylaşmış;
Ne yazık ki yeni öğrendim; Karşıyaka Belediyesi'nin Bostanlı'daki "SUAT TAŞER SANAT MERKEZİ" adlandırmasının yanına "İZKA İNŞAAT SAHNESİ" yazısı kondurulmuş.
Bu yaratıcılık ve algı yoksunu adlandırma, her açıdan tuhaftır, yanlıştır, gereksizdir.
Arabeskten ve abartıdan uzak güzel bir anmalıkla (plaket, duvar yazısı vb) katkılarının hak ettikleri biçimde görünür kılınması varken, SUAT TAŞER gibi bir adla "İnşaat Sahnesi" gibi zorlamanın yan yana getirilmesi olmamıştır.
Bu işten vaz geçilmelidir.
Hadisenin altında yatan gerekçeler, söz konusu şirketle Karşıyaka ve İzmir arasında çözüm bekleyen sorunlar vb. kuşkusuz bizim uzmanlık alanımız dışındadır.
Onları da dikkatle izliyor, gözlüyor, kent yararına çözülmesini bekliyoruz, beklemeliyiz.
Her konuda olduğu gibi, bu konularda da İzmir'in beklemeye, daha fazla yorulmaya ve yıpranmaya tahammülü kalmamıştır.
Biz yazımızı şimdilik bir anımsatmayla virgülleyelim;
SUAT TAŞER yalnızca yetkin bir sanatçı ve sanat öğreticisi usta değil, duruşu ve eylemiyle İzmir'e gölgesini düşürmüş olağanüstü bir kişiliktir.
Bu satırların yazarı, mesleğine ait kişisel her soruya, önce şu tümceyi kurarak yanıt verir:
"Ben TURGUT ÖZAKMAN, SUAT TAŞER, ÖZDEMİR NUTKU başta olmak üzere, müthiş bir öğretmen kadrosunun öğrencisiyim.
Her işimde, her sözümde onlara yakıştım mı diye, kendimle boğuşurum."
Yine bu satırların sahibi ve arkadaşlarının anımsadığı, SUAT HOCA ile inşaat ilişkisine dair tek olay;
Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümünü kazandıklarında, Alsancak Stadı yanındaki okullarında "Sahne" olmaması, bu nedenle hayatlarından bir yılı seve seve verip boykot ilan ederek, hoca öğrenci hademe memur kim varsa, el birliğiyle sahne yapmalarıdır.
SUAT HOCA'larını yitirdikten sonra, adını o sahneye vermeleri ve İzmir'in bir "SUAT TAŞER Sahnesi"ne sahip olmasıdır.
O güzelim okul şimdi, yerle yeksan haldedir. Hepimiz oradan geçerken okulumuzu, sahnemizi. bahçemizi, artık kalbimizin sonsuzluk bahçesinde uyuyan öğretmenlerimizi, arkadaşlarımızı, emekçilerimizi hasretle anımsarız. Karşıyaka'ya Hocamızın adının verilmesi, örneği bolca görülen laf ola beri gele işlerden biri değildir ve olağanüstü bir vefa saygı anıtı olarak yaşamaktadır.
Şimdi acilen vazgeçin şu işten. Oraya "SUAT TAŞER, KARŞIYAKA ve SANAT" dışında, tek söz bile gerekmez, yakışmaz!
Altına -ben de- attık imzamı Hocam...

****
Müjdat Gezen; Tiyatromuzun Ulu Çınarı, Mizah Ustamız!
Sahneye koyduğu" Gırgıriye Müzikali''nde son günlerde ona yaşatılanlar "kıymetlimiz” kadar hepimizi üzdü.
Bakın kültür sanat üniversite kenti Eskişehir'de Büyükşehir Belediyesi ne yapmış?
Eskişehir Şehir Tiyatroları'nın Sultandere'deki yakında açılacak salonuna; "Müjdat Gezen Sahnesi" ismini vermiş!
Son yaşadıklarından hastanelik olan Müjdat Gezen’i kente davet etmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce. Yetkililer de kütüphanesiyle, kafesiyle ve muhteşem salonuyla tiyatroyu Gezen'e gezdirmişler. Usta Sanatçı da çok duygulanmış bu jeste, salona da hayran olmuş...

****
Buyrun...Bir yanda modern Türk Tiyatrosu’nun önemli isimlerinden; oyuncu, yönetmen, çevirmen, eleştirmen, eğitimci ve eski İzmir Devlet Tiyatrosu müdürlerinden Suat Taşer. 1940 Kuşağı'nın toplumcu şairi!
İsminin yanında inşaat firması!
Öte yanda varını yoğunu tiyatroya adamış bir dev; Müjdat Gezen ve Eskişehir'de de ismini taşıyan büyük vefa örneği sahnesi!
İşte mesele, tam da burada. Çünkü bazı isimlerin yanına hiçbir şey eklenmez, eklenemez!


Onlar bir sponsorluk alanı değil; bir zamanın, bir emeğin, bir direnişin kendisidir. Suat Taşer gibi! Adı söylendiğinde sahnenin tozu kalkar, kulisteki sessizlik yankılanır, bir öğrencinin gözünde o ışık yeniden yanar. Bazı jestler vardır; sessizdir ama çok şey söyler. Tıpkı Müjdat Gezen için yapılan gibi!
Bir ismi yaşatmak, onu büyütmek değil; ona lâyık olmaya çalışmaktır. Kentler de insanlar gibidir. Hafızalarıyla yaşarlar, vefalarıyla hatırlanırlar.
Bazı isimler yalnız kalmalıdır. Çünkü onlar zaten kalabalıktır. İçlerinde bir kuşağın emeği, bir şehrin ruhu ve bir ülkenin sanat tarihi saklıdır.Suat Taşer’in adı da öyledir. Onun ismini bir inşaat firmasıyla yan yana getirmeyi reva görmek, yakışmamıştır. Tiyatroyu yaşayan, yaşatandır Suat Taşer. Yanına başka sözcük gerekmez. SUAT TAŞER TEK BAŞINA BİR SAHNEDİR!..
