Bugün -tartışmasız- Büyük Önder Atatürk’ün en büyük eseri ve mirası “Laik Cumhuriyet”tir.
Tarihçi Yazar Dostumuz
Sinan Meydan, “Atatürk’ün en büyük eseri ve mirası laik Cumhuriyet’in hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı altında olduğu bu günlerde, laik Cumhuriyet’in anlam ve önemini ortaya koymak; laik Cumhuriyet birikimini yeniden anımsatmak amacıyla” son 3 yıldaki “laik Cumhuriyet” konulu yazılarımı, belge ve bilgilerle zenginleştirerek, “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” adlı yirmi ikinci ve son kitabını okurla buluşturdu.

-İLELEBET PAYİDAR-
Sinan Meydan,
Türkiye’de düşünce ve vicdan özgürlüğünün, ulusal egemenliğin ve demokrasinin, çağdaş hukukun, kadın haklarının, sosyal hukuk devletinin, yurttaşların eşitliğinin, ulus bilincinin, ulusal birlik bütünlüğün, fırsat eşitliğinin, adaletin, liyakatin, bilimin, sanatın, akılcı ve bilimsel eğitimin, ekonomik kalkınmanın, tam bağımsızlığın, uygar yaşamın ve barışın güvencesinin “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’’ olduğunu savunmak adına kitabı yazmış.
Meydan’a göre, Türkiye’de Atatürkçü düşünceyi ve laik Cumhuriyet’i savunmak bütün bu değerleri savunmaktır;
Atatürk’ün mirasına sahip çıkmaktır;
“Kendi ifadesiyle Atatürk’ün ‘en büyük eseri’ Cumhuriyettir. Atatürk’ün en büyük eseri cumhuriyet, aynı zamanda onun Türk ulusuna bıraktığı en büyük mirastır.
Atatürk’ün -yine kendi ifadesiyle- manevi mirası ise akıl ve bilimdir. Atatürk, en büyük eseri ve mirası Cumhuriyeti, manevi mirası akıl ve bilimle şekillendirmiştir. Laik Cumhuriyet böyle doğmuştur. Atatürk’ün en büyük eserini korumak, ancak Atatürk’ün en büyük mirasına sahip çıkmakla mümkündü.
Fakat Atatürk’ün en büyük mirasına (Laik Cumhuriyet’e) yeterince sahip çıkamadık.
Onu pamuklara sarıp sarmalayarak değil, Atatürk’ün devrimcilik ilkesi çerçevesinde sürekli geliştirip güçlendirerek koruyacağımızı bir türlü anlayamadık.
Oysa Atatürk, en büyük eseri laik Cumhuriyet’i gençlere emanet etmişti. Atatürk’ün laik Cumhuriyet’i gençlere emanet etmesinin temel nedeni, laik Cumhuriyet’in her nesilde yenilenerek değişen ve gelişen çağa yenik düşmeden ‘ilelebet payidar’ kalmasını sağlamaktı. Peki, ama ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” nedir?
Bu kitapta ayrıntılı biçimde inceleneceği gibi 'Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’ her şeyden önce egemenliğin saraya (sultana, halifeye veya başka bir otoriteye) değil, kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir siyasal rejimdir.
Onun ötesinde, çağdaş hukuk kurallarıyla yönetilen, yurttaşların eşit olduğu tam bağımsız ulus devlettir.
Kendi kaderini kendi eline almış, düşünce ve vicdan özgürlüğüne sahip, aklını kullanan bireylerin (kadın-erkek) uluslaşmasıyla oluşan her yönüyle çağdaş toplumdur.
Dolayısıyla tam bağımsızlık, ulusal egemenlik (ve demokrasi), çağdaş hukuk, eşit haklara sahip yurttaş, ulus devlet ve her yönüyle çağdaş toplum ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’in temel değerleridir. Bu özellikleriyle ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’ emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerini hep rahatsız etmiştir ve bundan sonra da rahatsız edecektir.
Gerçek şu ki, emperyalizm ve yerli işbirlikçileri hep birlikte “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet”i hedef aldılar, alıyorlar.
Türkiye’de dünden bugüne Atatürk’e yönelik iç ve dış saldırıların temel nedeni de ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’tir.”

ATATÜRK’ÜN MİRASININ ÖNEMİ
Peki, ama “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” Türkiye için neden hâlâ çok önemlidir?
Sinan Meydan yanıtlıyor;
“Çünkü Türkiye’de tam bağımsızlığın, ulusal egemenliğin ve demokrasinin, ulus bilincinin, ulusal birlik bütünlüğün, çağdaş hukukun, düşünce ve vicdan özgürlüğünün, yurttaşların eşitliğinin, kadın haklarının, barışın, insanca ve uygarca yaşamın en büyük güvencesi hâlâ laik Cumhuriyet’tir de ondan.
’Laik Cumhuriyet mi kaldı?’ dediğinizi duyar gibiyim!
Haksız sayılmazsınız!
'Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet', özellikle son 25 yılda artan biçimde gerici, bölücü saldırılara uğradı, yara bere içinde kaldı; kurumları yıkıldı, kazanımları yok edildi, değerleri aşındırıldı.
Ancak laik Cumhuriyet’in temelleri çok sağlamdır.
Laik Cumhuriyet binasını, Atatürk’ün attığı o sağlam temeller üstünde çağın gerçeklerine ve gereklerine göre yeniden yükseltmek Türk ulusunun elindedir.
Bunun için her şeyden önce Atatürk’ün en büyük eseri ve mirası laik Cumhuriyet’i iyi tanımak gerekir.”