Haber / Gökçe Adar Çubukçuoğlu - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 9 Eylül Web TV'nin konuğu oldu. Gökçe Adar Çubukçuoğlu'nun moderatörlüğünde, deneyimli gazeteciler Mehlika Gökmen ve Macit Sefiloğlu sordu, başkan Soyer samimiyetle cevap verdi. Adaylık, hakkında açılan soruşturmalar ve yerel seçime yönelik de konuşan Soyer, kendisi hakkında yapılan bir haber için adeta ateş püskürdü. Gençlere yönelik bir proje için Avrupa'ya seyahat ettiği esnada, İzmir'de yaşanan sel ve su baskınları yaşanmasıyla eleştirildiğini ve bunun için çok öfkelendiğini söyleyen Soyer, şunları söyledi: "Bazı gazetelerde pozunu verdi sonra Avrupa'ya uçtu, İzmir Venedik'e dönmüştü ama o Avrupa'ya gitmeyi tercih etti diye akıl almaz şekilde ifadeler var. Bu kadar sığlaşması ve çirkinleşmesi anlaşılabilir değil. Biliyorlar neden gittiğimi, öyle bir algı yaratıyorlar ki, sanki evlilik yıl dönümü kutlamaya gidiyoruz. Yorgunluk falan umurumda değil. Böyle anlatılması böyle tanıtılması çok utanç verici. Gençler için gitmişiz. Gerçekten insan çok üzülüyor. Siyasetin bu seviyede olmasına çok alışkınım. Ben doğru bildiğimiz yapmaya devam ediyorum. Bu İzmir'e haksızlık, İzmir halkına haksızlık. Siyaset bu kadar çirkin olmamalı. Bu kadar alçak ve çirkin nasıl olunabiliyor? Memleket için ömrünü vakfetmiş insanlar var. Ben onlardan biriyim. Siyasetin bu kadar çirkin olmasına çok üzülüyorum. Ben de ismim gibi çelik gibi duruyorum. Ne yıpratabiliyorlar, ne vazgeçirebiliyorlar. Buradan da bir kez daha söyliyim. Teslim alamayacaksınız, beni yıpratamayacaksınız. Benimle başa çıkamayacaksınız. İzmirli benim yanımda. Bu kadar alçak, bu kadar rezil nasıl olunabilir? Bu ülkenin gençleriyle ilgili bir şey yapıyoruz. Buna nasıl leke sürmeye çalışırsınız?"

'BU KENTİN DEVLET KURUMLARI NEREDE?'

İzmir'de yaşanan sel ve su baskınlarına yönelik konuşan Soyer, devletin vatandaşı yalnız bıraktığını söyledi. Soyer, "3 sene önce, Mavişehir'de bir istinat duvarı yaptık. O duvarla, denizin 4 metre kadar dibine indik. 2.2 km uzunlukta suyun altı betonu yaptık. 160 cm bir kaya örgüsü ile bir istinat duvarı yaptık. Bu ne kadar kıymetli yapacağımız bir iş olduğunu bir kere daha gösterdi. O zaman 37 milyon TL para harcadık. Demek ki bu çalışmaları yapmamız lazım. Bütün bu hikaye konuşulurken, bu kentin devleti nerede? Biz, bu sorunla karşılaşır karşılaşmaz, HİM tüm personeller tespit çalışması yapmak için alana çıktı. Bir tablo ortaya çıkacak. Biz bunları yaparken, bu şehirde devlet yok mu? Neden kimse bunu sormuyor? Biz bunları yaparken, 'Tunç Soyer, geziyor, Tunç Soyer sevilmiyor, Tunç Soyer, belediye çalışanları tarafından bile sevilmiyor' gibi bir algı yaratılıyor. Bütün bu hikaye bir algı operasyonu" ifadelerini kullandı. 

'KARADENİZ'DE OLUYOR, İZMİR'DE OLMUYOR'

Soyer, şöyle devam etti: "Ciddi bir zarar olduğu kesin. Birileri Karadeniz'de deniz taştı diyor ama İzmir'de bunu söylemiyor. Karadeniz olunca, deniz taştı oluyor. Burada deniz taştığı zaman alt yapı problemi var deniyor. 1500'e yakın arkadaşım çok ciddi bir özveri ile çalıştılar. Özellikle kapıcı dairesinde olan vatandaşlarımızı hep otellere taşıdık. Hiç kimsenin mağduriyeti artmasın diye canla başla çalıştık. Aralık ayında, yardımlar meclis gündeme gelecek. Selde zarar gören esnafımıza nakit destekte bulunacağız. Sakin sularda iyi kaptan çıkmaz. Ben aşkla, İzmir'i ve İzmir'in insanlarını sevmeye devam ediyorum."

'ÖNGÖRMEDİĞİM BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKTI'

Kurultay sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklemesinin sorulması üzerine ise Soyer, şöyle konuştu: "Kurultay'da yanlış yerde durduğumu hiç düşünmedim. Değişimi ilk kez ifade edenlerden biriyim. Ben 1 Nisan'ı göstermiştim. 1 Nisan'a kadar bunun değişimin altlığının oluşturulması ve 1 Nisan'dan sonra bunun değişebileceğini söylemiştim. Çünkü bir toz duman çıkacak, parti kendi içinde bir tartışma yaşayacak. 1 Nisan'a kadar böyle gitmeli sonrasında değişim yapılmalı diye düşünmüştüm. Benim öngörmediğim şu sonuç ortaya çıktı: Partiye küskün olanların partiyle barışmasının önü açıldı. Ben kendi durduğum yeri yanlış bulmuyorum ama öngörmediğim bir sonuç çıktı."
'KİMSEYİ SATMADIM'
Hayatı boyunca kimseyi satmadığını söyleyen Soyer, şunları söyledi: "Ben hayatım boyunca kimseyi satmadım. Gene satmadım. Sonuna kadar bir vefa duygusu ile hareket ettim. Benimkisi bir vefaydı ama ben kongre sürecinde de, asla sertleştiren keskinleştiren ayrımı büyüten bir noktada durmayı tercih etmedim. Tam tersi ortak paydaları öne çıkaran birliktelikleri gözle görünür hale getirmeye çalışan bir noktada durmaya çalıştım. Dolayısıyla bu süreçte ne kimseye düşmanlaştım ne de kimsenin düşmanlaşmasına izin verdim. Tam tersi uzlaştırıcı oldum."

'ADAY GÖSTERİLECEĞİM'

Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday gösterilip, gösterilmeyeceğinin sorulması üzerine Soyer, şu yanıtı verdi: "İzmir'de aday açıklanma süreci geciktikçe tedirginlik artıyor. Büyükşehir'de de acaba gidecek mi başkan, acaba ne olacak? Soruları soruluyor. Görüşmelerimiz var. Hepsi arkadaşlarımız, yoldaşlarımız. Kaygılarımızı, endişelerimizi takdir ediyoruz ama tabi ki karar MYK'da. Size bir yüzdelik veremem ancak kuvvetle muhtemel aday olarak gösterileceğim."

'BİRİLERİNİ RAHATSIZ EDİYORUM'

Varlığının ve başkanlığının birilerini rahatsız ettiğini söyleyen Soyer, "İçinde yaşadığımız dünya, olgular dünyası olmaktan çıktı algılar dünyası oldu. Olgular olsa, çok güzel bir hayat olurdu malesef algılar o kadar çok öne çıktı ki, gerçek dışı bir hayatı yaşamaya başladık. Bizim yaptığımız yatırımlar, İzmir'i Avrupa ile buluşturacak bir kent olacak bir çaba, güler yüzlü siyaset, birilerini rahatsız ediyor. Benim 1 sene önceki 9 Eylül konuşmam ve bunun yeniden gündeme gelmesi, 14 sene önce hiç görmediğim bir çan hakkında bir soruşturma açılması bu söylediğime sadece bir örnek. Bu çevreler, bütün organları ve kanallarıyla bir algı yaratmaya çalışıyor. Tunç Soyer, başarısız. Tunç Soyer, sevilmiyor. Bu tamamen bir algı bizim yaptığımız işler ortada. Soruşturmayı bile benim yaptırdığıma dair algılar yaratıldı. Bunun sonu yok. Kötülük üzerine kurulu. Akla gelmeyen her şey yapılıyor. Biz Cumhuriyet'e, Atatürk'e saldırıyı çok gördük. Ama İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı bir şey. Burada muhattap ben değilim. Bu tamamen Atatürk'e yapılan bir saldırı. Bu söylediklerim benim hikayem değil ki, Nutuk var ortada. Nutuk'ta söylenen şeyler" dedi. 

'BAŞKA BİR SİYASET ANLAYIŞI'

Soyer, şöyle devam etti: "Benim varlığımdan çok rahatsızlar. Bir başka bir siyaset anlayışı getiriyoruz. Otoriter, popülist siyaset anlayışı yerine demokratik kardeşlik nezaket üzerine inşa edilen bir siyaset anlaşının mümkün olduğunu ifade ediyoruz. Partimizin de buna sahip çıkacağına tahmin ediyorum. İnsanlar samimiyeti anlıyorlar. Güzelyüzlü siyasetin içtenliğin dostluğun kardeşliğin bir kere daha önemi anlaşıldı. Temiz, ahlaklı siyasetin ne demek olduğunu, ne demek kıymetli olduğunu görüyorlar."

'50 SENELİK İŞİ 4 YILDA YAPTIK'

Yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Soyer, "Devlet, 2019-2023 yılı arasında İzmir'den 890 Milyar TL vergi toplamış. Devlet, 26 Milyar TL'lik yatırım yapmış. Bu toplanan vergiden, 44 Milyar TL vergi vermiş. 44 Milyar TL'nin üzerine 1 Milyar euro kredi bulmuşum. Onun da üzerine koyunca 2.1 Milyar TL'lik yatırım yapmışız. Bunun şu an ki karşılığı 60 Milyar TL. Bizim yaptığımız yağmur suyu hattı varya, 50 senelik yapılan yağmur suyu hattının yarısını, biz 4 yılda yapmışız" dedi. 

'DOĞAL ADAYIM'

Soyer, şöyle devam etti: Ben doğal aday olarak kendimi gördüğüm için, çok çeşitli projelerim var. Benim kişisel çabamla, 490 Milyon Euro bulduk. Bu Euro şu an cebimizde. Buca Metrosu'nun yapımına başladık. Bütün Türkiye'nin üzerinde bir şey. Sadece bir büyükşehir belediyesinin kurumsal kimliği ile ve onun başkanının uluslararası yaptığı  görüşmeler ile 490 Milyon Euroyu aldık. Kemeraltı çalışmaları yeni yıla bitmiş olacak ve yeni yılı orada karşılamayı düşünüyoruz. Kemeraltı, kentin en büyük açık hava alışveriş merkezi. İzmir'in en kıymetlisidir. Kazdığımız yerlerin içerisinden 100 yıl önceki kanalları söktük. 100 senedir halı altına süpürülmüş. Kim yapacak bunu? Ben de yapmasam, kim yapacak? Her sene çökerek gider. Kemeraltı hep kaybediyor. Cazibe merkezi olmaktan çıkıyor, kalite düşüyor. Yazık günah değil mi? Bu yıl onu da bitireceğiz. Körfezle ilgili çok iyi yol aldık. Körfez'de koku sorunu yaşamayacağız. Yüzülebilir duruma gelecek. Metro hatlarımız bitiyor. Buca Metrosu süresinden önce bitecek. Şehrin temel alt yapı sorunlarını çözmüş olacağız. Daha sonra bu şehrin dünya ile entegrasyonu için çalışacağız."

Kaynak: Gökçe Adar Çubukçuoğlu