Entelektüel birikiminin yanı sıra sıra dışı yaşam tarzı ve adli vakalarıyla Türkiye gündeminden düşmeyen yazar Sevan Nişanyan, aile içinde patlak veren büyük bir miras ve mülk kavgasıyla yeniden spot ışıklarının altına yerleşti. 2017 yılında firar ettiği Foça Açık Cezaevi'nden bu yana Karadağ, Ermenistan ve Yunanistan gibi ülkelerde mülteci olarak yaşayan ve 9 yıldır Türkiye'ye adım atamayan Nişanyan, internet üzerinden sürdürdüğü entelektüel varlığını bu kez ağır bir aile trajedisiyle sarstı. Bir süredir pazar yayınlarında kendisine eşlik eden ve akademik kariyeriyle tanınan oğlu Arsen Nişanyan ile yollarını tamamen ayıran baba Nişanyan, radikal bir kararla oğlunu hayatından çıkardığını ilan etti.
Sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından şaşkınlıkla karşılanan bu kopuş, Nişanyan ailesinin yıllardır ilmek ilmek inşa ettiği turizm imparatorluğunun arka planındaki finansal çatlakları da gün yüzüne çıkardı.
"Arsen defteri benim için tamamen kapanmıştır"
Haftalık düzenli olarak gerçekleştirdiği pazar sohbetlerinde son dönemde tek başına ekrana çıkmasıyla dikkat çeken Sevan Nişanyan, takipçilerinden gelen yoğun sorular üzerine canlı yayında son derece sert ve mesafeli bir açıklama yaptı. Oğluyla olan hem fikri hem de biyolojik bağını kopardığını ima eden firari yazar, ekran başındakileri buz kestiren şu ifadeleri kullandı:
"Arsen maalesef babasına layık bir evlat olmadığını kanıtladı son aylar içinde. Bu da benim son dönemde yaşadığım derin sıkıntımın, ruhsal yorgunluğumun en önemli parçasıydı; tamamen aile içi meseleler... O yüzden Arsen defteri benim için tamamen kapanmıştır. Bundan sonra yayınlara ve hayata onsuz devam edeceğim."
Babasının bu ağır ithamlarına karşı sessiz kalmayan akademisyen oğul Arsen Nişanyan ise konuyu esprili ve ironik bir dille ele almayı tercih etti. Kendisine ait sosyal medya hesaplarından açıklama yapan genç Nişanyan, "Babamın yaşam coşkusu ve yaratıcı dehasına sonsuz hayranlığım var. Fakat kendisinin rutin olarak çocuklarını evlatlıktan reddetme gibi çok kötü bir huyu var. Benim hesabıma göre bu sanırım yedinci reddedilişim oldu; artık ailece alıştık. Bu seferki öfkesinin tam nedenini inanır mısınız ben de bilmiyorum" diyerek babasının fevri karakterine göndermede bulundu.
Krizin merkez üssü: Şirince'deki ünlü Nişanyan Otel
Açıklamaların ardından siber alemde dönen spekülasyonlar ve takiplere bizzat Sevan Nişanyan son noktayı koydu. Sosyal medya platformlarında bir takipçinin, "Bu kavganın asıl sebebinin Şirince’deki otel olduğunu, Sevan hocanın yurt dışından oradaki finansal hakkını talep ettiğini ancak Türkiye'deki aile bireyleri ile yakın dostlarının bu talebe karşı umursamaz (lakayt) davrandığını tahmin ediyorum" şeklindeki yorumu, gerçeği ortaya çıkardı.
Bu tahmini gönderinin altına doğrudan yanıt yazan Sevan Nişanyan, "Doğru tahmin" diyerek iddiayı birinci ağızdan doğruladı. Bununla da yetinmeyen hırçın yazar, bir sonraki paylaşımında aile bireylerine yönelik öfkesini kusarak, "Oradaki durum için 'lakaydi' kelimesi çok hafif bir tabir kalır" ifadelerini kullandı.
İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı, tarihi ve turistik yapısıyla dünyaca ünlü Şirince köyünün simgelerinden biri olan ve bizzat Sevan Nişanyan'ın mimari dokunuşlarıyla hayat bulan Nişanyan Oteli, halihazırda Türkiye'deki aile fertleri tarafından aktif olarak işletiliyor. Yurt dışında kaçak hayatı yaşayan ve ciddi bir finansal darboğazdan geçtiği iddia edilen Sevan Nişanyan'ın, otelin elde ettiği yüksek ciro ve mülkiyet haklarından pay istediği, ancak Türkiye'deki aile üyelerinin kendisini saf dışı bırakarak hak edişlerini göndermediği, kavganın da bu mali kilitlenmeden kaynaklandığı kesinleşmiş oldu.





