Yargı organlarının "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmasıyla çalkalanan Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) sular durulmuyor. Muhalif heyetin seçimli olağanüstü kurultay için topladığı 900'e yakın imzayı genel merkeze resmen sunduğu, Yargıtay'ın 9 milletvekilinin üyeliğini sildiği ve İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir'in istifa ettiği tarihi çarşamba gününde Ankara kulisleri bomba bir görevden alma haberiyle sarsıldı. Genel başkanlık makamında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ve yeni MYK kurmayları, partinin başkentteki en üst düzey örgüt yöneticisi olan CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol’u resmi bir kararla görevden el çektirdi.

Bu hamle, partideki genel merkez ve örgüt çatışmasını geri dönülmez bir noktaya taşırken, kararın zamanlaması kadar Dr. Ümit Erkol’un yakın geçmişte adli makamlarla yaşadığı kriz de siyaset kulislerinde tartışma konusu oldu.

İzmir merkezli şafak operasyonuyla gözaltına alınmıştı

Görevden alma kararının siyasi arka planında tüzük savaşları yer alsa da, Dr. Ümit Erkol isminin son dönemde yargı dünyasında sıklıkla geçmesi dikkat çekmişti. Erkol, yakın zaman önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda yürütülen bir adli soruşturma kapsamında, Ankara’daki ikametgahına düzenlenen bir şafak operasyonuyla jandarma/emniyet güçleri tarafından gözaltına alınmıştı. Ankara İl Başkanlığı binasının ve adresinin belli olmasına rağmen davet usulüyle ifadeye çağrılmayıp ani bir baskınla yakalanan Erkol, işlemlerinin yürütülmesi amacıyla kara yolu vasıtasıyla İzmir’e götürülmüştü.

O dönem CHP Ankara İl Başkanlığı’nın resmi kurumsal sosyal medya hesapları üzerinden yapılan sert açıklamada, Erkol'un gözaltına alınma biçimine çok sert tepki gösterilmiş ve şu ifadelere yer verilmişti:

"İl Başkanımızın adresi belli olduğu gibi, Ankara İl Başkanlığımızın da adresi bellidir. Savcılık tarafından usulüne uygun bir şekilde, kanunun emrettiği gibi ifadeye çağrılması halinde İl Başkanımız gidip ifadesini verebilecekken, yapılan bu gözaltı işleminin Hukuk Devleti ile bağdaşmadığı açıktır. Bu gözaltının da, artık alışkanlık haline geldiği üzere, Cumhuriyet Halk Partimizin yürüttüğü etkili muhalefeti durdurmak, muhalefete diz çöktürmek hedefli bir operasyon olduğu açıktır."

Sevan Nişanyan, oğlu Arsen Nişanyan’ı evlatlıktan reddetti!
Sevan Nişanyan, oğlu Arsen Nişanyan’ı evlatlıktan reddetti!
İçeriği Görüntüle

"Arınma" bahanesi Ankara'ya uzandı

Özgür Özel önderliğindeki değişim kanadıyla birlikte hareket eden ve Ankara örgütünü olağanüstü kurultay için kenetleyen Ümit Erkol'un görevden alınması, parti içi dengeleri altüst etti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha önce disipline sevk ettiği milletvekilleri için kurduğu "Arkadaşlarımız arınsın gelsin" söyleminin, adli bir soruşturma sürecinde olan Erkol için de bir "fırsat" ve tasfiye gerekçesi olarak kullanıldığı iddia ediliyor.

Kaynak: haber merkezi