Bir dönemin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edilen Plüton, yeniden “gezegen” sayılıp sayılmayacağına ilişkin tartışmalarla gündemde. NASA Yöneticisi Jared Isaacman’ın ABD Senatosu’nda yaptığı açıklamalar, yıllardır süren bilimsel tartışmayı yeniden kamuoyunun merkezine taşıdı.

28 Nisan’da düzenlenen Senato oturumunda konuşan Isaacman, Plüton’un yeniden gezegen statüsüne kavuşması gerektiğini savundu. Özellikle Plüton’un keşfini yapan Amerikalı astronom Clyde Tombaugh’a vurgu yapan NASA yöneticisi, bunun aynı zamanda bilim tarihine yönelik bir “itibar iadesi” olacağını ifade etti.

Isaacman’ın açıklamaları yalnızca astronomi çevrelerinde değil, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Yıllardır “Plüton gezegen mi değil mi?” tartışması yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.

Plüton neden gezegen olmaktan çıkarılmıştı?

Plüton, 1930 yılında keşfedildiğinde Güneş Sistemi’nin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edilmişti. Ancak 2000’li yılların başında yapılan yeni keşifler, astronomi dünyasında dengeleri değiştirdi.

2005 yılında, Plüton’dan daha büyük kütleye sahip olan Eris adlı gök cisminin bulunmasıyla birlikte “gezegen” tanımının yeniden yapılması gerektiği görüşü güç kazandı. Bunun üzerine Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), 2006 yılında yeni bir gezegen tanımı oluşturdu.

Bu tanıma göre bir gök cisminin gezegen sayılabilmesi için üç temel kriteri karşılaması gerekiyor:

  • Güneş etrafında dönmesi
  • Kendi kütleçekimi sayesinde küresel bir şekle sahip olması
  • Yörüngesindeki diğer cisimleri temizlemiş olması

İlk iki koşulu sağlayan Plüton, üçüncü kriter olan “yörünge temizleme” şartını karşılayamadığı için “cüce gezegen” kategorisine düşürüldü.

Bilim insanları ikiye bölünmüş durumda

Aradan geçen yıllara rağmen Plüton tartışması hiç bitmedi. Bilim insanlarının bir bölümü, mevcut gezegen tanımının eksik ve sorunlu olduğunu savunuyor.

Özellikle bazı astrobiyologlar ve gezegen bilimciler, bir gök cisminin sınıflandırılmasının yalnızca yörüngesel dinamiklere göre değil, fiziksel özelliklerine göre yapılması gerektiğini düşünüyor. Bu görüşe göre Plüton; atmosferi, buz yapıları, dağları ve karmaşık yüzeyiyle klasik bir gök cisminden çok daha fazlasını temsil ediyor.

Eleştirilerin merkezindeki bir diğer konu ise “Güneş etrafında dönme” şartı. Uzmanlar, bu tanımın teknik olarak başka yıldızların etrafında dönen binlerce ötegezegenin resmi sınıflandırmasını karmaşık hale getirdiğini belirtiyor.

Yeni tanım önerileri de Plüton’u kurtaramadı

2024 yılında üç farklı gezegen bilimci tarafından yeni bir sınıflandırma önerisi gündeme getirildi. Bu modele göre bir cismin gezegen sayılabilmesi için belirli bir kütle aralığında olması ve bir yıldız etrafında dönmesi yeterli kabul edilecekti.

Ancak bu öneri bile Plüton’un statüsünü değiştirmeye yetmedi. Çünkü Plüton’un kütlesi, önerilen alt sınırın altında kaldı.

Bu durum, tartışmanın yalnızca bilimsel değil aynı zamanda kültürel bir boyuta da sahip olduğunu ortaya koydu. Çünkü birçok kişi için Plüton hâlâ “çocukluklarının dokuzuncu gezegeni” olmaya devam ediyor.

Tartışma artık siyasi zemine taşındı

NASA yöneticisinin Senato’daki açıklamasıyla birlikte konu artık yalnızca akademik çevrelerin tartıştığı bir mesele olmaktan çıktı. ABD’de bazı siyasetçiler ve kamuoyu temsilcileri de Plüton’un yeniden gezegen ilan edilmesi gerektiğini savunmaya başladı.

Özellikle Plüton’un bir Amerikan astronom tarafından keşfedilmiş olması, konunun ulusal gurur boyutuyla da ele alınmasına neden oluyor.

Uzmanlara göre yakın zamanda resmi bir statü değişikliği beklenmese de, Plüton’un gezegen olup olmadığı tartışması daha uzun yıllar devam edecek gibi görünüyor.

Huzurevi kabul yaşı 70'e çıkarıldı
Huzurevi kabul yaşı 70'e çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Kaynak: haber merkezi