Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında yaptığı açıklamayla Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden ülke gündeminin en üst sıralarına taşıdı. Özel, yayımladığı mesajda yalnızca bir kutlama yapmadı; aynı zamanda Türkiye’deki medya ortamına ilişkin sert bir tablo çizdi.
Özel, açıklamasında basın özgürlüğünün demokrasinin temel koşullarından biri olduğunu vurgulayarak, “Basın özgür değilse demokrasi nefessiz kalır” ifadelerini kullandı.
Demokrasi ve medya ilişkisi yeniden hatırlatıldı
Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Endeksi’ndeki yerine de dikkat çeken Özel, “Ülkemizin Basın Özgürlüğü Endeksi'nde, 180 ülke arasında 163'üncü olması, adaletin ve demokrasinin halinden ayrı değildir” dedi.
Özel, gazetecilerin baskı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı bir düzene karşı mücadele ettiklerini belirterek şunları kaydetti:
"Basın özgür değilse demokrasi nefessiz kalır. Ülkemizin Basın Özgürlüğü Endeksi'nde, 180 ülke arasında 163'üncü olması, adaletin ve demokrasinin halinden ayrı değildir. Biz, gerçeğin sansürlenmediği, gazetecilerin hapse atılmadığı bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Bir daha hiç kimsenin ele geçiremeyeceği bir medya düzenini gazetecilerle birlikte kuracağız."




