Fenerbahçe kupada 4 golle çeyrek finale yükseldi
Fenerbahçe kupada 4 golle çeyrek finale yükseldi
İçeriği Görüntüle

Türk sporu adına devrim niteliğinde bir başarı öyküsü, Ege'nin incisi İzmir sınırlarını aşarak uluslararası arenada yankı bulmaya devam ediyor. Kariyerine çocuk yaşlarda başlayan ancak hayatın getirdiği zorluklar nedeniyle parkelere veda etmek zorunda kalan Hüseyin Engin Yontucu, inanılmaz bir azim hikayesi yazarak yeniden zirveye tırmandı. Geçtiğimiz şubat ayında Azerbaycan topraklarında gerçekleştirilen prestijli Trampolin Cimnastik Dünya Kupası mücadelelerinde sahne alan 26 yaşındaki yetenekli isim, bireysel erkekler kategorisinde sergilediği kusursuz performansla Türkiye'ye tarihindeki ilk madalyayı getiren isim oldu. Topladığı 59.260 puanla bronz madalya sevinci yaşayan ve göğsümüzü kabartan milli sporcu, elde ettiği bu tarihi dereceyle yetinmeyip rotasını çok daha büyük hedeflere çevirmiş durumda.

A A 20260305 40737518 40737508 M I L L I C I M N A S T I K C I H U S E Y I N E N G I N M A D A L Y A I C I N H E D E F B U Y U T T U

Dükkan tezgahından dünya kürsüsüne uzanan inanılmaz geri dönüş

Sporcunun bugün ulaştığı görkemli noktanın arka planında ise tam anlamıyla bir fedakarlık ve diriliş destanı yatıyor. Küçük yaşlarda gönül verdiği ve kısa sürede milli formayı sırtına geçirdiği trampolin cimnastik serüvenine, ailevi nedenlerin ağır basmasıyla yaklaşık üç yıl önce mecburi bir virgül koymak zorunda kalmıştı. Bu zorlu süreçte spor salonlarından uzaklaşıp babasına ait iş yerinde çalışarak hayat mücadelesi veren yetenekli isim, spordan uzak kalmanın fiziksel faturasını da yaklaşık 25 kilo alarak ödemişti. Ancak içindeki şampiyonluk ateşi hiç sönmeyen Hüseyin Engin Yontucu, antrenörlerinin ısrarlı çağrılarına daha fazla kayıtsız kalamadı. Sadece on ay önce parkelere efsanevi bir dönüş yapan sporcu, insanüstü bir çalışma temposuyla kısa sürede aldığı fazla kiloları eriterek eski formuna, hatta eskisinden çok daha güçlü ve elit bir seviyeye ulaşmayı başardı.

Bireysel kategorideki aşılamaz denilen psikolojik bariyer yıkıldı

Uluslararası turnuvalarda elde edilen bu muazzam zafer, sadece bir madalyadan ibaret değil; aynı zamanda Türk cimnastiği için yıllardır süregelen bir ön yargının da paramparça olması anlamına geliyor. Daha önce büyük erkeklerde Avrupa ve dünya kupası finallerinde boy gösterdiğini anımsatan şampiyon cimnastikçi, bireysel başarının aslında ne kadar ulaşılabilir olduğunu tüm ülkeye kanıtladı. Senkronize yarışmalarda daha önce çeşitli turnuvalarda kürsü sevinci yaşandığını ancak bireysel kategorinin Türk sporculara her zaman ulaşılmaz bir hayal gibi göründüğünü vurgulayan Yontucu, boynuna taktığı bu bronz madalya ile tüm sporcuların öz güvenini tazelediğini belirtiyor. Artık uluslararası arenada kürsü hayal etmenin çok daha gerçekçi olduğunu ifade eden milli gururumuz, altyapıdan yetişen genç yeteneklere de eşsiz bir ilham kaynağı olmanın haklı onurunu taşıyor.

A A 20260305 40737518 40737507 M I L L I C I M N A S T I K C I H U S E Y I N E N G I N M A D A L Y A I C I N H E D E F B U Y U T T U

Hollanda biletinde tek hedef madalyanın rengini parlatmak

Tarihe geçen başarısının tadını çıkarmaya fırsat bulamadan yeni hedefler için antrenman salonlarına kapanan genç yıldızın şimdiki rotası ise Avrupa'nın kalbi. Mart ayının 12'sinde Hollanda ev sahipliğinde başlayacak olan zorlu Dünya Kupası organizasyonuna hazırlanan sporcumuzun gözü çok daha yükseklerde. İlk hedefinin eleme turlarında kusursuz bir seri çıkararak finale adını yazdırmak olduğunu vurgulayan yetenekli isim, ardından o çok istediği altın ya da gümüş madalyayı boynuna takmak için sınırlarını sonuna kadar zorlayacak. Azerbaycan serüveninde elde ettiği tecrübeyi ve rüzgarı arkasına alan sporcu, "Burada madalyanın rengini değiştirebilmek, ülkeme daha büyük bir gurur yaşatmak için elimden gelenin en iyisini sergileyeceğim" sözleriyle şampiyonaya ne denli motive olduğunu tüm spor kamuoyuna gösteriyor.

On sekiz yıllık serüvenin en parlak altın çağını yaşıyoruz

Bu tarihi yolculuğun en önemli mimarlarından biri olan ve sporcusuna olan inancını hiçbir zaman yitirmeyen milli takım antrenörü İlhan Karanlık da yaşanan bu tarihi sıçramadan son derece umutlu. Türkiye'nin bu branşla 2006 yılında resmi olarak tanıştığını ve ilk uluslararası arenaya 2007 yılında çıkıldığını hatırlatan tecrübeli çalıştırıcı, geçen 18 yıllık süreçte katedilen mesafenin tek kelimeyle inanılmaz olduğunu dile getiriyor. 2022 yılında Sena Elçin Karakaş ve Sıla Karkuş'un senkronize dalda kazandıkları altın madalyanın ardından, Hüseyin'in bireyselde getirdiği bu ilk madalyanın Türk spor tarihi için adeta bir yapbozun en kritik parçası olduğunu vurguluyor. Türk cimnastiğinin artık Avrupa'nın ve dünyanın zirvesinde söz sahibi, korkulan bir güç haline geldiğini belirten antrenör, sıfırdan zirveye uzanan bu öykünün yeni şampiyonluklarla taçlanacağından hiç şüphe duymuyor.

Kaynak: AA