İzmir'de 23 Ekim 2025 tarihinde koruma kararına rağmen eski eşi tarafından 11 yerinden bıçaklanarak öldürülmek istenen Melek Uysal davasında ilk duruşma bugün İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada sanığın tutukluluk hâlinin devamına karar verilirken, dava 13 Mayıs'a ertelendi. Duruşmanın ardından Kadın Dayanışma Komiteleri adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK) avukatlarından Dicle Demirel'in okuduğu açıklamada, sanık hakkında "tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldığı hatırlatıldı. Duruşma sürecinde sanığın haksız tahrik indirimi elde etmeye yönelik söylemlerde bulunduğu, Melek Uysal’a yönelik iftira ve hakaretler içeren beyanlarına karşı hukuki itirazların sunulduğu belirtildi. Demirel, Uysal’ın daha önce maruz kaldığı şiddet, tehdit ve aldığı koruma kararına rağmen saldırıya uğramasına dikkat çekerek, devletin mevcut koruma mekanizmalarının işlemediğini vurguladı.

İzmir barajlarında düşüş sinyali: Tahtalı yüzde 40’ı geçti ama tablo karışık
İzmir barajlarında düşüş sinyali: Tahtalı yüzde 40’ı geçti ama tablo karışık
İçeriği Görüntüle

Melek W0Ou Cover

18 Ekim’i 19 Ekim’e bağlayan gece Melek Uysal’a yönelik fiziksel şiddet uygulayarak ölüm tehdidinde bulunmasının ardından Uysal’ın şikayeti üzerine sanık hakkında uzaklaştırma kararı verildi. Ancak birkaç gün sonra sanığın, çocuğu okula götürme gerekçesiyle eve gelerek Melek Uysal’ı bir süre alıkoyduğu aktarıldı. Melek’in kaçmaya çalıştığı sırada bina girişinde sanık tarafından yakalanarak hayati bölgelerini hedef alan 11 bıçak darbesiyle ağır yaralandığı belirtildi. Yaralanma sonucu akciğerinin söndüğü ve hastanede tedavi altına alındığı, hayati tehlike geçirdiğinin Adli Tıp raporuyla kayıt altına alındığı ifade edildi. Olayın ardından kaçan sanık daha sonra yakalanarak tutuklandı.

Melek Iams Cover

*'Melek, devletin koruma mekanizmaları sayesinde değil, direnci sayesinde hayatta'*
Yaşananların bireysel bir suç olarak ele alınamayacağı ifade eden Demirel, "Koruma kararı bulunan bir kadının bu şekilde yaşamının hedef alınması, yalnızca failin değil; görevini yapmayan kurumların da sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Bu münferit bir ihmal değil, politik tercihtir" dedi.

Kdk.jpg

"Melek bugün aramızdaysa, bu devletin etkin koruma mekanizmaları sayesinde değil, kendi yaşam direnci sayesinde" ifadelerini kullanan Demirel, kadınlara yönelik şiddetin sistematik olduğuna işaret ederek davanın takipçisi olacaklarını ve sorumluların cezalandırılması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Kaynak: AJANSLAR