SEMİ TEKTAŞ/2025 yılı itibarıyla İzmir Limanı’na sadece 13 kruvaziyer gemisi yanaştı; gelen gemiler ise ne sayıca yeterli oldu ne de kent ekonomisine katkı sağladı. Esnafın beklentisi boşa çıkarken, düşük bütçeli ve verimsiz seferlerle gelen yolcuların harcama yapmadan geri dönmesi tepkileri büyüttü. Tanıtım eksikliği ve niteliksiz gemi trafiği nedeniyle İzmir’de kruvaziyer turizmi, beklenenin aksine kazanç değil hayal kırıklığı yarattı. İzmir Kruvaziyer ve Deniz Turizmi Derneği Başkanı Korhan Bilgin, kapanan kruvaziyer sezonu hakkında, “İzmir’e hiçbir faydası olmadı bu gemilerin” diye konuştu.

Akaryakıta indirim için tarih verildi
Akaryakıta indirim için tarih verildi
İçeriği Görüntüle

“Hiçbir faydası olmadı”

Sezon boyunca gelen 13 kruvaziyer gemisinin İzmir’e faydası olmadığını ifade eden Bilgin, “2025-2026 sezonu itibariyle Alsancak Liman’ına 13 tane gemi geldi. Bu 13 tane geminin 12 tanesi MSC Lirica, yani İtalyan; bir tanesi de Astoria Grande diye bir Rus gemisi, o da küçük bir gemi. Al birini vur ötekine; hepsi aynı standartta, aynı kiloda, aynı kalitede. İçinden çıkan yolcu yolcu değil, gemi gemi değil. Satış fiyatları… 200 Euro’ya adam bir hafta tatil yapıyor bu gemide. 200 Euro’yu Türk parasına vurursan işte 10 bin lira. 10 bin lirayla sen bir hafta evinde kalsan daha fazla para harcarsın. Bu gemiler Ekim sonu gelmeye başladı. Bu gemilerin İzmir’e hiçbir faydası olmadı” diye konuştu.

AA-20231005-32316337-32316334-KUSADASINDA_KRUVAZIYER_HAREKETLILIGI_SONBAHARDA_DA_SURUYOR

“Bir kuruşluk alışveriş yapmıyorlar”

Kruvaziyer gemilerinden inen turistlerin alışveriş yapmadığını belirten Bilgin, “Bunu söylemek benim de hoşuma gitmiyor ama ben eskiden Mahmut Özgener’i eleştirirdim. Özgener, “İzmir’e gelen gemilerin ne faydası var?” derdi bende derdim ki, “Ya 5’te üçü inse illa birileri alışveriş yapar” derdim. Ama şimdi bu gemilerde hiçbir iş yok. Zaten çoğu gemiden inenlerin birçoğunun cebinde para yok, yürüyerek dolaşmaya çalışıyorlar. Taksici esnafı duruyor, acente duruyor. Şu çarşı içindeki bütün esnaf, hediyelik eşyacısından kuyumcusuna kadar siftah yapmadan kapatıyor. Biz dönüşleri görüyoruz burada. Dönerken ellerinde bir tane torba yok. Bir kuruşluk alışveriş yapmamışlar” değerlendirmesinde bulundu.

“2 binin 600’ü öğrenci”

Kruvaziyer gemilerinin 500-600’ünü öğrencilerin oluşturduğunun altını çizen Bilgin, “MSC sınıfındaki en kalitesiz, en ucuza sattığı gemileri buraya yolluyorlar. İçinde tane öğrenci grubuyla geliyor. Zaten 2 bin kişilik geminin yaklaşık 500-600 kişisi öğrenci. Hükümet bunlara destek veriyor. MSC ile bir anlaşma yapılmış. Her seferinde böyle öğrenci grupları çıkıyor. Bu çocukların cebinde para yok zaten. Hadi gemi 2 bin kişi geldi diyelim, dolu geldi. Zaten dörtte biri öğrenci. Diğerleri de gelişmemiş ekonomilerden gelen insanlar. Adam zaten 200 Euro’ya kabul etmiş bu gemiyi. “Hiç olmazsa bir gemi turu yapayım, açık büfeden yemek yiyeyim, denize gireyim, her gün farklı bir yer göreyim” diye çıkıyor” şeklinde konuştu.

izmire-ilk-kruvaziyer-gemi-rezervasyonlari-gelmeye-basladi_9956_dhaphoto1

“Almadıkları gemileri biz alıyoruz”

Akdeniz ülkelerinin limanlarına almadıkları kruvaziyer gemilerini İzmir olarak dört gözle beklenildiği eleştirisinde bulunan Bilgin, “Oralar destinasyon olarak bilinen, doymuş yerler. Kruvaziyer turizminde artık oradaki insanlar bu gemilerin limanlara yanaşmasını bile istemiyor. Denizi kirletiyor, havayı kirletiyor. Orada istenmeyen kruvaziyerler, maalesef biz burada dört gözle bekliyoruz. Ama oradaki kruvaziyerler üst segment. Mesela bir Barcelona limanının aylık listesine bakın hep zengin Amerikalıların bindiği gemiler var. İtalya’nın limanları olsun, Pire olsun, Atina olsun…” dedi.

“Ellerinde simit bile yok”

Gelen gemilerin sıfır masraf ile İzmir’i gezdiğini söyleyen Bilgin, “Bu gemi buraya niye geliyor biliyor musunuz? Biz burada ayak bastı parası almıyoruz. Gemi firması bu gemiyi buraya getirdiği zaman bir maliyeti yok. Sadece körfez girişinde biraz ekstra mazot yakıyor. Biz insanlardan bir dolar bile almıyoruz. Yanaşma parası falan da yok. Biz aslında kruvaziyerleri göstermelik kabul ediyoruz. “Gel, hiç para verme, ne olursa olsun gel” diyoruz İzmir olarak. Gelen bir tane gemi var, diğerleri gelmiyor bile buna rağmen. Bir tane MSC’nin Lirica isimli gemisi de bu şartlar altında “Ben her hafta geleyim” diyor. Ama getirdiği müşteri de bu. Bu şartlar altında ne Kemeraltı ne Kıbrıs Şehitleri ne Kordon… Hiç kimse artık fayda görmüyor. Taksiler duruyor, taksiye binmiyorlar. Bir de MSC sanki müşterisine çok şey yapmış gibi, para harcatmış gibi bir de ücretsiz shuttle koydu. Kendi yolcusunu bedava Konak’a taşıyor. Yani sıfır masrafla neredeyse bütün İzmir’i geziyorlar. Olacak şey değil. Bu insanların şu anda İzmir’e bir kuruş faydası yok. Ne taksicisi yararlanıyor ne simitçisi. Adamın elinde simit bile görmüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ