Başkent Ankara, siyasi tarihin en hareketli ve gerilimli günlerinden birine tanıklık etti. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kabinede yaşanan sürpriz değişim, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında benzeri görülmemiş bir kaosa neden oldu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un görevden alınarak yerlerine Mustafa Çiftçi ve Akın Gürlek’in atanması, siyasetin ateşini bir anda yükseltti. Özellikle yargı dünyasının tartışmalı isimlerinden biri olarak bilinen Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı koltuğuna oturması, muhalefet cephesinde büyük bir infiale yol açtı. Meclis Genel Kurulu’nda gerçekleştirilmesi planlanan yemin töreni, demokrasinin mabedinde istenmeyen görüntülere sahne oldu.
Siyasi kulislerde bir süredir konuşulan kabine revizyonu, gece yarısı yayımlanan kararname ile resmiyet kazandı. Ancak bu değişim, rutin bir bayrak devir tesliminden çok, iktidar ve muhalefet arasındaki fay hatlarını derinden kırdı. Yeni atanan bakanların yemin ederek göreve başlaması prosedürü için toplanan TBMM Genel Kurulu, açılış yoklamasından itibaren elektrikli bir havaya büründü. Muhalefet sıraları, özellikle Akın Gürlek ismine yönelik tepkilerini oturum öncesinde yüksek sesle dile getirirken, iktidar kanadı kararın arkasında durdu. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ yönetiminde başlayan oturumda, usul tartışmaları yerini kısa sürede sert sloganlara ve protestolara bıraktı.
Anayasa tartışması kavgayı ateşledi
Gerilimin fitilini ateşleyen hamle, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir’in söz almasıyla geldi. Emir, kürsüden yaptığı konuşmada Akın Gürlek’in atanmasının hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu savundu. Gürlek’in halihazırda İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı sıfatını taşıdığını ve bu görevden istifa etmeden veya ilişiği kesilmeden bakan olarak atanmasının "kuvvetler ayrılığı" ilkesine darbe vurduğunu iddia eden Emir, sert eleştirilerde bulundu. Bu konuşma sırasında AK Parti sıralarından gelen tepkilerle tansiyon yükselirken, asıl kıyamet Gürlek’in yemin etmek üzere kürsüye davet edilmesiyle koptu. CHP’li milletvekilleri, toplu halde kürsüye yürüyerek etten bir duvar ördü ve yemine engel olmaya çalıştı.
Yumrukların konuştuğu o anlar
CHP grubunun kürsüyü işgal etmesi üzerine, AK Partili milletvekilleri de duruma müdahale etmek için hareketlendi. İki grubun kürsü önünde karşı karşıya gelmesiyle birlikte sözlü sataşmalar yerini itiş kakışa ve ardından yumruklu kavgaya bıraktı. Meclis idare amirlerinin araya girme çabaları yetersiz kalırken, vekillerin birbirlerinin ceketlerine asıldığı, yumrukların havada uçuştuğu anlar TBMM TV kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Yayıncı kuruluşun, alışılageldik "genel plan" yerine olayları yakın plandan ekrana taşıması, kaosun boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Arbede sırasında bazı vekillerin yere düştüğü, bazılarının ise kalabalığın arasında ezilme tehlikesi geçirdiği görüldü. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, kontrolün tamamen kaybolması üzerine oturuma 15 dakika ara vermek zorunda kaldı.
Protestoların gölgesinde yemin edildi
Verilen arada parti grup başkanvekilleriyle yapılan görüşmeler ve tansiyonun nispeten düşürülmesi çabaları sonuç vermeyince, oturum yeniden gergin başladı. Aranın ardından tekrar açılan birleşimde, kürsü önündeki kalabalık dağıtılsa da muhalefetin protestosu sıra kapaklarına vurarak ve slogan atarak devam etti. Bu gürültülü ve protestolu atmosfer altında kürsüye çıkan yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, metni okuyarak yemin etti. Ancak yemin sırasında dahi CHP sıralarından yükselen "Hak, Hukuk, Adalet" sloganları, bakanların sesini bastırdı. Türk siyasi tarihine "yemin krizi" olarak geçecek bu olay, yeni dönemin ne kadar sert ve kutuplaşmış geçeceğinin de ilk işareti oldu.





