Murat ERVİN/Özel - Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Başkanı Hayati Ertuğrul, üreticilerin gerek enerji gerekse işçilik ve hammadde fiyatlarındaki artışın yanı sıra döviz kurunun baskılanmasının da sektörü zor durumda bıraktığını vurguladı. Hazırgiyim sektöründeki imalatçı firmaların artık kar etmeden çalışır hale geldiğini hatta bir çoğunun cebindeki parayı tükettiğini aktaran Ertuğrul son 6 ayda Türkiye genelinde 30 bin, İzmir'de ise 2 bin civarında sektör çalışanının işinden çıkarıldığını açıkladı.

AVRUPA'YA GİDİYORLAR
Avrupa ülkelerinin bile maliyet açısından Türkiye'den daha avantajlı duruma geldiğinin altını çizen Ertuğrul, “Kimi firmalar işletmelerini Portekiz gibi Avrupa ülkelerine taşırken, büyükşehirlerdeki imalathaneler ise Anadolu'ya kaçıyor. Portekiz bizim en büyük rakibimiz ama bizden daha ucuz” dedi. Yunanistan'da da benzer durumun yaşandığını kaydeden Ertuğrul, yakın gelecekte en büyük rakibimizin Yunanistan olabileceğini iddia ederken İzmir'den Anadolu'ya giden firmaların bir kısmının Van, Diyarbakır gibi illerde faaliyetlerine devam ettiğini aktardı. 

'SATTIĞIMIZLA ALAMIYORUZ'
İhracatta 2022'nin son 6 ayının git gide sıkıntı yaşadığını sözlerine ekleyen Ertuğrul, “Asgari ücret, enerji maliyetleri, imalat sektöründe hammadde fiyatları hızla artarken maalesef iç pazarda biz bunları maliyetlerimize pek yansıtamadık. İhracata baktığımızda ise rekabetçi fiyat vermemiz gerekir fakat baskılanan döviz kuru nedeniyle elde ettiğimiz para, içerdeki hammadde ve diğer harcamalara yetmiyor bile. Bir de seçim yılı olması nedeniyle 2023, geçen yıla göre çok daha zorlu geçecek gibi gözüküyor” diye konuştu.

'23-24 TL OLMALIYDI'
Her gün gelen zamlar nedeniyle müşteriye fiyat veremediklerini açıklayan Hayati Ertuğrul, 3-4 ay sonra alacakları paranın değerini çok kaybetmemesi gerektiğini anlattı. Ertuğrul, “Eğer yüksek fiyat verirsek rekabet gücümüzü kaybediyoruz; düşük fiyat verirsek de sonra yerine yenisini koyamıyoruz. Rekabetçiliğimiz azaldıkça da yabancı müşterilerimiz Bangladeş, Mısır, Portekiz, Yunanistan gibi ülkelere yöneldi. Normalde 23-24 TL olması gereken kur seviyesinin baskılanmasından dolayı da neredeyse hiç kar etmeden üretimi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. 

'GÜVENCEMİZ KUR İDİ'
İhracatçının en büyük güvencesinin 'kur' olduğunu anlatan Hayati Ertuğrul şunları söyledi: “Yabancı müşterinizden dövizi aldığınızda kur düşük tutulduğu için daha düşük miktarda TL'ye çevriliyor. Ama iç pazardan aldığımız hammaddeler 2-3 kat arttı. Böyle olunca aldığınız dolar, masrafınızı bile zor karşılıyor. Eğer dolar, gerçek değeri olan 23-24 seviyesine çıkmış olsaydı ihracatçı da nefes alır, işçi çıkarmak zorunda kalmaz ve rekabetçiliğini artırıp yabancı müşterilerini başka ülkelere kaptırmazdı.”