Türkiye’deki çalışma hayatında dengeleri değiştirecek bir hukuk gelişmesi yaşandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreçlerinde sendika üyesi olmayan ancak sözleşme farklarından yararlanmak isteyen milyonlarca işçiyi doğrudan ilgilendiren bir uyuşmazlığı karara bağladı. Malatya’da bir kamu kurumunda görev yapan bir işçinin, sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren geriye dönük haklarını talep etmesiyle başlayan süreç, yüksek mahkemenin "talep tarihi esastır" hükmüyle neticelendi.

Yerel mahkemenin geriye dönük hak kararı bozuldu

Dava süreci, kamu kurumunda sosyolog olarak çalışan bir işçinin, yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesi’nden sözleşmenin en başından itibaren yararlanma isteğiyle yargıya başvurmasıyla başladı. Yerel mahkeme, işçinin bu talebini Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki iptal kararlarını referans göstererek haklı buldu ve geriye dönük farkların ödenmesine hükmetti. Ancak Adalet Bakanlığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle "kanun yararına temyiz" yoluna gitti. Dosyayı inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin kararını hatalı bularak bozdu.

Dayanışma aidatında başvuru şartı netleşti

Yargıtay’ın emsal kararında, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39/4 maddesine dikkat çekildi. Yüksek mahkeme, sendika üyesi olmayan işçilerin dayanışma aidatı ödeyerek sözleşmeden faydalanabilmesi için işverene yazılı başvuruda bulunmalarının zorunlu olduğunu hatırlattı. Kararda, bu başvurunun yapıldığı tarihin "milat" kabul edileceği ve işçinin ancak bu tarihten ileriye dönük olarak mali haklardan yararlanabileceği vurgulandı. Bu hükümle birlikte, sözleşme imzalanmadan önce talepte bulunmayan işçilerin Anayasa Mahkemesi kararlarından doğrudan faydalanma imkanı da sınırlandırılmış oldu.

Polisten sert müdahale: Meslek Fabrikası önü savaş alanına döndü
Polisten sert müdahale: Meslek Fabrikası önü savaş alanına döndü
İçeriği Görüntüle

İşçiler için geriye dönük fark alacağı riske girdi

Bu kararla birlikte çalışma hayatında yeni bir dönem başlarken, işçilerin "sözleşme nasıl olsa imzalanır, sonra farklarımı alırım" düşüncesi hukuki bir engele takıldı. Yargıtay, işçinin talep tarihinden önceki döneme ilişkin hiçbir fark alacağı talebinin kabul edilmeyeceğine hükmederek işverenlerin üzerindeki geriye dönük mali yükü hafifletti. Öte yandan, sendika üyesi olmayan işçilerin sözleşme imzalanmasını beklemeden dayanışma aidatı ödeme iradelerini beyan etmeleri, hak kaybı yaşamamaları adına en kritik şart haline geldi.

Uzmanlardan hak kaybı uyarısı geldi

Hukukçular ve işçi hakları uzmanları, Yargıtay’ın bu hamlesinin sendikal örgütlenmeyi dolaylı yoldan etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle kamu ve özel sektörde TİS kapsamında çalışan işçilerin, sözleşme süreçlerini günbegün takip etmeleri gerektiğinin altını çiziyor. Başvuruların geciktirilmesi durumunda, sözleşme ile elde edilen maaş zamları, sosyal yardımlar ve ikramiyeler gibi kalemlerin geriye dönük olarak tahsil edilmesinin artık mümkün olmayacağı belirtiliyor. Bu sebeple, sendika üyesi olmayan işçiler için "zamanında başvuru" hayati bir önem taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ