SEMİ TEKTAŞ/İzmir Körfezi’nde kirlilik yarattığı iddialarıyla zaman zaman tartışma konusu olan Karşıyaka’daki Alaybey Tersanesi’nin yenileme sürecine girmesi, tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Tersanenin yalnızca bakım ve onarım kapasitesinin değil, aynı zamanda üretim kabiliyetinin de önemli ölçüde artırılması hedeflenen modernizasyon çalışmasıyla birlikte teknik altyapısının güçlendirilmesi ve operasyonel verimliliğinin yükseltilmesi planlanıyor.
Ege Bölgesi Sanayi Odası eski Meclis Başkanı Kemal Çolakoğlu tersanenin kapanıp marina yapılmasını savunurken Ege Çevre ve Kültür Derneği (EGEÇEP) Sözcüsü Süleyman Eryılmaz ise alanın kapatılıp kamuya açılması çağrısında bulundu.
“Tersane kapansın deniz parkı olsun”
Kemal Çolakoğlu, Çandarlı ve Horozgediği’nin tersane alanları için daha uygun olduğunu savundu. Aliağa’nı kent merkezine yarım saat mesafede olduğunu hatırlatan Çolakoğlu, “Buranın Karşıyaka için bir deniz parkı ve deniz müzesi olmasını istiyorum. İçinde marinalarıyla, deniz eğitimi alanlarıyla, akvaryumuyla; çocukların eğitim alabileceği, gençlerin kendini geliştirebileceği, büyüklerin vakit geçirebileceği, turizmi, gemiciliği ve yelkenciliği teşvik eden bir yaşam alanı hayal ediyorum” dedi. “Tersane mi daha çok kirletir, marina mı?” sorusunun gündemde olduğunu ifade eden Çolakoğlu “Biz diyoruz ki tersane kapansın, yerine marina olsun. Peki marina neden kirletsin? Dünyanın hangi ülkesinde deniz kenarındaki marinalar ciddi bir kirlilik kaynağı olarak gösteriliyor?” ifadesini kullandı.

“197 milyon yatırım sembolik”
Tersaneye 197 milyonluk yenileme yatırımı hakkında konuşan Çolakoğlu, şöyle devam etti:,
“Konak uzun yıllar boyunca Deniz Kuvvetleri’nin gemi bağladığı bir alandı. Bugün orada artık askeri gemiler yok. Tam istediğimiz kalitede olmasa bile, o alanın İzmirliye kazandırılmış olması önemli. Daha iyi işletilse elbette çok daha iyi olurdu ama eskisine göre daha iyi olduğu da bir gerçek. Bu da aslında şunu gösteriyor: Bu tür dönüşümler mümkün. 197 milyon gibi bir yatırım, bu ölçekte bir proje için çok büyük bir rakam değil. Burası, büyük yatların da küçük teknelerin de bağlanabileceği, İzmir Körfezi’nin içinde çok nitelikli bir marina olabilir. Karşıyakalıların da bu konuda güçlü bir itirazı yok gibi görünüyor. Kentin içinde, körfezin tam ortasında tersane olmaz” değerlendirmesinde bulundu. Askeriyenin Körfez’in kirlenmesine karşı önlem alındığını ifade eden Çolakoğlu, “Ben, orada tersane olsa bile askeriyenin deniz kirliliğine karşı gerekli tüm önlemleri aldığına inanıyorum. Bu nedenle itirazım doğrudan kirlilik üzerinden değil; olması gereken üzerinden. Bu tür bir tesisin yeri burası değil.
Çandarlı, Aliağa ve Horozgediği gibi alanlar varken neden ısrarla kent merkezinin içi tercih ediliyor? Belki tersane büyüyor, belki daha modern hale getiriliyor ama ben bir asker değilim; yine de stratejik açıdan bakınca şu soruyu sormadan edemiyorum: Böyle bir tesisin, kentin yerleşim alanlarının tam ortasında bulunması gerçekten doğru mu?”
“Tersane Körfezi kirletiyor”
Ege Çevre ve Kültür Derneği (EGEÇEP) Sözcüsü Süleyman Eryılmaz ise tersanenin Körfezi kirlettiğini ifade etti. Eryılmaz, “Sanayi tesislerinin tamamının çevreye etkisi olduğu bir gerçek. Bu açıdan bakıldığında tersanenin de İzmir Körfezi üzerinde bir kirlilik yaratmadığını söylemek güç. Körfez zaten mevcut yüküyle ciddi bir baskı altındayken, yeni ya da büyüyen faaliyetlerin bu tabloyu daha da ağırlaştıracağı endişesi taşıyoruz. Bir kirliliği ortadan kaldırırken yerine yeni bir kirlilik kaynağı yaratmak doğru bir yaklaşım olmaz. Tersanenin kaldırılması, yerine marina yapılması öneriler var. Bu durum kamu yararı açısından soru işaretleri doğurur. Bu tür projelerin ‘rant odaklı dönüşüm’ algısı yaratması da kaçınılmazdır. Kaldırılacaksa bile bu alanın kamusal kullanıma açılması daha doğru bir tercih olacaktır” dedi.

Körfezin yalnızca tersaneden değil, çevresindeki organize sanayi bölgeleri ve diğer tesislerden de ciddi bir kirlilik yükü aldığına değinen Eryılmaz, bu durumun zamanla sıvılaşmayı artırdığını ve deniz ekosistemini olumsuz etkilediğini ifade etti, “Uzun vadede bu tablo, turizm faaliyetlerini ve deniz ulaşımını da sekteye uğratabilir. Bu nedenle tersanenin büyütülmesi, mevcut kirlilik ve çevresel baskının daha da artması anlamına gelebilir. Böylesine büyük ölçekli sanayi tesislerinin şehir merkezinde, yerleşim alanlarının ortasında bulunması doğru bir planlama yaklaşımı değildir. Aynı şekilde, bu alanların sadece ticari projelerle değerlendirilmesi yerine, kentlilerin kullanımına açık, çevreyle uyumlu alanlara dönüştürülmesi gerektiği düşünülmektedir. Sonuç olarak, mesele yalnızca tersanenin varlığı ya da yokluğu değil; Turan başta olmak üzere kıyı bölgelerinde yapılacak her türlü planlamanın, çevresel sürdürülebilirlik ve kamu yararı gözetilerek ele alınmasıdır” diye konuştu.
“Alternatifi var mı?”
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk ise yatırımı olumlu karşıladıklarını söyledi. Yatırımı desteklediklerini ifade eden Başkan Öztürk, “Orası bir askeri tersane. Donanmamızın gemileri başta olmak üzere, destek gemileri ve sahil güvenlik unsurlarına ait deniz araçlarının rutin bakım ve onarım işlemleri burada gerçekleştiriliyor. Bu bölgede alternatif bir tesis var mı? Bana göre yok. Ticari açıdan baktığınızda da Ege Bölgesi’nde benzer bir tersane bulunmuyor. Acil bir durumda, Türk ya da yabancı bayraklı bir gemiyi çekebileceğiniz yer burası. Sonuçta burası önemli bir yatırım. Denizcilikle uğraşan herkes için, deniz taşıtlarının bakım, onarım ve sertifikasyon işlemlerinin yapılabileceği bir merkeze Ege Bölgesi’nde ihtiyaç var. Eğer varsa, alternatifini siz gösterin” dedi.
TUGAY: Doğru değil
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Bayraklı Alaybey’deki tersanenin genişletilmesine yönelik tartışmaların gündeme geldiği süreçte, İzmir Körfezi’nin mevcut yapısına dikkat çekerek yenileme çalışmalarına tepki gösterdi. Körfezin özellikle en uç ve en sığ bölgelerinde yürütülen ağır sanayi faaliyetlerinin çevresel yükü artırdığını vurgulayan Tugay, bu alanlarda tersane ve yük limanı gibi kullanımların doğru olmadığını ifade etti.
Körfezin yapısal olarak düşük su sirkülasyonuna sahip olduğunu belirten Tugay, bu nedenle kirleticilerin bölgede birikme eğilimi gösterdiğini dile getirerek, sığ körfezin en uç noktasına tersane kurulayacağı vurgusunu yaptı. Tugay, yalnızca tersane değil, aynı bölgede konumlanan yük limanının da benzer şekilde körfezin doğal yapısıyla uyumsuz olduğunu savundu.
Körfezdeki kirliliğin azaltılması gerektiğini vurgulayan Tugay, mevcut yükün hafifletilmesi gerekirken tersane ve liman faaliyetlerinin artırılmasının sorunu derinleştireceğine dikkat çekti. Belediye olarak gemi atıklarını izlemeye yönelik sistemler kurmaya çalıştıklarını ancak bu alanlarda yaptırım yetkisinin merkezi idarede olduğunu belirten Tugay, çevresel risklerin büyümemesi için bu tür faaliyetlerin sınırlandırılması gerektiğini ifade etti.
Kapasite artırılıyor
Çevresel etkileri nedeniyle sık sık kamuoyunun gündemine taşınan Alaybey Tersanesi’nin kapasitesini artıracak yeni bir yatırım süreci başlatıldı. Projeye göre tersanede bulunan dökümhane binası baştan sona yenilenecek. Alaybey Tersanesi modernizasyonu kapsamında yapılacak çalışmalar 180 gün içinde tamamlanacak. Modernizasyon süreci yalnızca bakım-onarım kapasitesini değil, aynı zamanda üretim gücünü de doğrudan etkileyecek. Yetkililer, bu yatırımın ardından tersanenin hem teknik kabiliyetinin hem de operasyonel verimliliğinin artacağını ifade ediyor. Böylece İzmir tersanesi daha kapsamlı projelere ev sahipliği yapabilecek hale gelecek. Yaklaşık maliyeti 197 milyon 906 bin TL olarak açıklanan ihalede yapım işini, verdiği 122 milyon TL’lik teklif ile Ankara merkezli Serte Makina Elektrik İnşaat Şirketi kazandı. Böylece tersanenin modernizasyon süreci resmen başlamış oldu.





