D S C F4586Dokuz Eylül Gazetesi'nden Mert Yasin Alpdündar'ın haberine göre; Tarımda yaşanan sorunların başında doğal koşulları aza indirecek altyapının eksiklikliklerinin geldiğini dile getiren Kestelli, “İşletme ölçeklerin küçük olmasını, maliyetlerin yüksekliğini, üreticilerin sermaye yetersizliğini, desteklemelerin etkin olmamasını, altyapı yatırımlarının eksikliğini, işçi sorununu, teknoloji entegrasyonundaki eksiklikleri, arz zincirinin etkin çalışmamasını ve en önemlisi üretim planlaması yapılamamasını geliştirilmesi gereken konular olarak sıralayabiliriz. Tüm bu konuları kısa dönemde çözmek maalesef mümkün değil. Hemen hemen hepsi orta ve uzun vadeli kararlı politikalar izlenmesini gerektiriyor. Bu anlamda üretim planlaması için bu yıl başlatılan çalışmayı çok önemsiyoruz. Bölgelerin toprak ve su kaynaklarının durumu, üreticilerin makine parkları, sanayi ve ticaretin ihtiyaçlarına göre yapılacak planlamanın ülkemiz tarımında arz ve talep dengesinin kurulmasına önemli katkıları olacaktır. Gıda sanayi ve ihracatın dikkate alındığı kadar, tarımsal girdi piyasalarının da bir o kadar dikkate alınması gerekiyor. Dolayısıyla sektörümüzün gelişimi için en önemli ihtiyaçlarından birisi tüm paydaşlar arasındaki istişare ve iş birliğinin tesis edilmesi. Bu alanda yapılacak her türlü iyileştirme çözümün de anahtarı olacak” diye konuştu. 

KALICI YAPISAL REFORMLAR ŞART

Kestelli, yaptığı açıklamada, 2023 yılının zorlu bir yıl olduğunu belirterek, deprem, yüksek enflasyon, maliyet artışları, baskılanan faiz oranları ve döviz kuru gibi faktörlerin ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini söyledi. 
Yeni ekonomi yönetiminin rasyonel politikalara dönüşü ısrarla vurguladığını belirten Kestelli, "Yeni ekonomi yönetimi rasyonel politikalara dönüşü ısrarla vurgulayarak Orta Vadeli Programı hazırladı. Makroekonomik ve finansal istikrarın sağlanması,enflasyonun tek haneye düşürülmesi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat perspektifinde büyüme ve istihdamın devam ettirilmesi, sosyal adalet ve refahın güçlendirilmesi şeklinde dört temel amacı olan programı piyasalarda olumlu karşılandı.Bugün itibariyle başta enflasyon olmak üzere, ekonomik büyüme, dış ticaret ve ortalama dolar kuru hedeflerinin OVP’de yer alan 2023 yılı hedefleri ile uyumlu olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ekonomide kalıcı iyileşme ve istikrar için henüz yolun başındayız. Enflasyonla mücadele amacıyla artırılan faiz oranları üretimi zorluyor ve dolayısıyla ekonomik büyümeyi doğal olarak yavaşlatıyor. Ekonomide acı reçete olarak adlandırılan bu yaşadığımız süreci, reel sektörün üretim gücünü koruyarak ve halkımızın enflasyon nedeniyle yaşadığı geçim sıkıntısına çare üreterek bir an önce atlatmak zorundayız. Fiyat istikrarı için atılan adımları olumlu buluyoruz ama sorunlarımızın sadece mali ve finansal önlemlerle çözülemeyeceğinin, kalıcı iyileşme için yapısal reformların da şart olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz" diye belirtti. 

DÜNYA PAZARINDA İLK 10'A GİREBİLİRİZ

İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, tarım sektörünün ekonomik kalkınma ve refah için stratejik önemine dikkat çekti.

Tuncer, yaptığı açıklamada, tarımın, özellikle gelişmekte olan ülkeler için kalkınmanın anahtarı olduğunu belirterek, "Sanayide gelişmek istiyorsak bunu tarım olmadan yapamayız, turizmde daha fazla döviz elde etmek istiyorsak bunu tarım olmadan yapamayız, işsizlik oranını düşürmek istiyorsak bunu tarım olmadan yapamayız" dedi.

İstanbul Havalimanı, Avrupa'nın en yoğunu oldu İstanbul Havalimanı, Avrupa'nın en yoğunu oldu

Tarım ve ülke ekonomisinin tüm yapısal sorunlarına rağmen tarımsal üretimin ve dış ticaret hacminin her geçen yıl artmaya devam ettiğini söyleyen Tuncer, "Tarımsal ihracatımızda 30 milyar dolara yaklaşırken, 50 milyar dolarlık hedefimize doğru hızla ilerlediğimizi görmek gurur verici. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmeliyiz" diye konuştu.

Tuncer, tarım sektörünün dünya ihracat pazarında daha da güçlenmesi için yapılması gerekenlere değinerek, şunları kaydetti:

"İnanıyorum ki, üretimde ve kalitede üstün olduğumuz seçilmiş tarım ürünlerimizle, dünya ihracat pazarında en büyük 10 ülke arasına çok rahat girebiliriz. İhtiyacımız olan tek şey iyi bir tarımsal planlama ve ülkemiz çıkarına yapılacak uluslararası anlaşmalar. Bu vesileyle, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'nın günümüz koşullarına uygun ve adil bir şekilde; Türk mallarının karşı karşıya kaldığı rekabet dezavantajını ortadan kaldıracak şekilde en kısa zamanda yeniden revize edilmesi gerektiğinin altını çizmek isterim."

Kaynak: HABER MERKEZİ