İzmir’in modern dokusunun altında yatan binlerce yıllık tarih, her kazma darbesiyle yeni bir hikaye fısıldamaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" çatısı altında, yılın her günü aralıksız süren Smyrna Antik Kenti kazıları, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bir buluşa daha ev sahipliği yaptı. Smyrna Agorası’nın Kuzey Cadde bölümünde yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, yaklaşık 12 metrekarelik bir alana yayılan ve geometrik desenlerle bezeli mozaikli oda keşfedildi. Ancak bu keşfi asıl özel kılan, tabanın tam kalbine işlenmiş olan ve yüzyıllardır "koruyucu" gücüne inanılan o özel sembol oldu: Süleyman düğümü.

A A 20260105 40161727 40161713 S M Y R N A D A K E M G O Z L E R E K A R S I S U L E Y M A N D U G U M U M O T I F L I M O Z A I K L I O D A K E S F E D I L D I

Tarihin derinliklerinden gelen koruyucu tılsım

Kazı alanında 70 yıl aradan sonra ilk kez böylesine bütünlüklü bir mozaik tabana ulaşılmasının şaşkınlığı ve sevinci yaşanıyor. Kazı Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, buluntunun önemini vurgularken, antik çağ insanının ruh dünyasına da ışık tutuyor. Mozaiklerin merkezinde yer alan, iç içe geçmiş iplerin sonsuz bir döngü oluşturduğu Süleyman düğümü, sadece dekoratif bir unsur değil, aynı zamanda güçlü bir tılsım. Ersoy, bu motifin kullanım amacını, "Mozaiklerde koruyucu sembollerin kullanıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu tür mekanlarda hasetlik ve kıskançlık gibi negatif enerjilerin oluşmaması, mekanın ve sahibinin ‘kem gözlerden’ sakınılması için bu semboller tercih edilmiş" sözleriyle açıklıyor.

A A 20260105 40161727 40161712 S M Y R N A D A K E M G O Z L E R E K A R S I S U L E Y M A N D U G U M U M O T I F L I M O Z A I K L I O D A K E S F E D I L D I

Prof. Dr. Hüsnü Erkan’dan imza günü: Zihniyet Devrimi için Bilinçli Düşünmeyi Öğrenmek okurla buluşuyor
Prof. Dr. Hüsnü Erkan’dan imza günü: Zihniyet Devrimi için Bilinçli Düşünmeyi Öğrenmek okurla buluşuyor
İçeriği Görüntüle

Nazar inancı binlerce yıldır değişmedi

Günümüzde hala nazar boncuklarıyla yaşatılan "göz değmesi" korkusu, meğer Smyrna sakinlerinin de gündemindeymiş. Prof. Dr. Ersoy’un aktardığına göre, ister kamusal bir alan olsun isterse özel bir konut, o dönemde inşa edilen yapıların girişlerinde veya zeminlerinde bu tip sembollere yer verilmesi bir gelenekti. Süleyman düğümünün etrafına serpiştirilen küçük haç tasvirleri de bu koruma kalkanının bir parçası olarak görülüyor. Ersoy, "Bu semboller, eve, ev sahibine ya da o mekanda yaşayanlara zarar gelmemesi için bir nevi manevi sigorta işlevi görüyordu. Süsleme unsuru olarak başlayan bu gelenek, semavi dinlerin kabulüyle de şekil değiştirerek veya anlam kazanarak varlığını sürdürmüş" diyerek inanç sistemlerinin sanat üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.

A A 20260105 40161727 40161714 S M Y R N A D A K E M G O Z L E R E K A R S I S U L E Y M A N D U G U M U M O T I F L I M O Z A I K L I O D A K E S F E D I L D I

Büyük İskender’in mirasında yeni bir sayfa

Büyük İskender’in vizyonuyla kurulan planlı kent Smyrna, her katmanında farklı bir dönemin izlerini saklıyor. Smyrna Agorası ve Tiyatrosu çevresinde yoğunlaşan kazılarda ortaya çıkan bu yeni yapının, Milattan sonra 4. ile 6. yüzyıllar arasına tarihlenen Geç Roma Dönemi’ne ait olduğu düşünülüyor. Ancak yapının tam olarak ne amaçla kullanıldığı; bir devlet dairesi mi yoksa varlıklı bir ailenin evi mi olduğu sorusu henüz yanıtlanmış değil. Prof. Dr. Ersoy ve ekibi, yapının kimliğini netleştirmek için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Agora’nın kuzeyindeki bu keşif, kentin sosyal yaşamına dair ipuçlarını da beraberinde getirdi.

A A 20260105 40161727 40161715 S M Y R N A D A K E M G O Z L E R E K A R S I S U L E Y M A N D U G U M U M O T I F L I M O Z A I K L I O D A K E S F E D I L D I

Mozaiklerin ikinci baharı 19. yüzyılda yaşandı

İlginç bir detay ise bu mozaikli odanın kaderinin antik çağla sınırlı kalmaması. Yapılan incelemeler, mozaik tabanın yaklaşık 1500 yıl sonra, 19. yüzyılda bölgedeki insanlar tarafından yeniden keşfedildiğini ve kullanıldığını ortaya koydu. Bölgede bulunan eski bir gayrimüslim hastanesi veya çevredeki konutların inşası sırasında bu antik döşemenin fark edildiğini belirten Ersoy, "Geç Antik Dönem'deki bu şaheseri bulmuşlar, beğenmişler ve üzerine yeni mekanlar inşa etmişler. Bunu, o dönem inşa edilen duvarların sıvasının doğrudan mozaiğin üzerine yatırılmasından anlıyoruz. Yani bu zemin, yüzyıllar sonra ikinci bir hayata daha tanıklık etmiş" ifadelerini kullandı.

A A 20260105 40161727 40161726 S M Y R N A D A K E M G O Z L E R E K A R S I S U L E Y M A N D U G U M U M O T I F L I M O Z A I K L I O D A K E S F E D I L D I

Kazma sesleri 2026’da da susmayacak

Smyrna’nın yer altındaki hazineleri henüz tükenmiş değil. Kazı alanının genişletilmesiyle birlikte yeni sürprizlerin kapıda olduğunu müjdeleyen Prof. Dr. Ersoy, "2026 kazılarında çalışma sahasını büyüttüğümüzde, bu mozaikli odanın bağlantılı olduğu başka mekanların da gün yüzüne çıkmasını bekliyoruz" dedi. Ersoy ayrıca, bu zorlu süreçte kendilerine destek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir Ticaret Odası ve GüzelEnerji Akaryakıt AŞ’ye teşekkür ederek, kültürel mirasın korunmasında kurumlar arası iş birliğinin önemine değindi.

Kaynak: AA