2018 yılında ODTÜ mezuniyet töreninde taşınan bir karikatür pankartı, yıllar sonra hala siyasetçileri ve gazetecileri mahkeme salonlarına taşıyor. Mezuniyet töreninde öğrencilerin taşıdığı, daha önce Penguen dergisinde yayımlanan “Tayyipler Âlemi” isimli karikatür pankartı nedeniyle açılan davada öğrenciler, karikatürü çizenler ve yayımlayanlar beraat etmişti. Ancak öğrencilerin tutuklanmasına tepki gösteren ve sosyal medya paylaşımlarıyla dayanışma mesajı veren siyasetçiler hakkındaki yargı süreci devam ediyor.
Karikatür nedeniyle 2018 yılında gözaltına alınan öğrenciler “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilmiş, haklarında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Tutukluluğa yapılan itirazların ardından öğrenciler 10 Ağustos 2018’de tahliye edilirken, dava sürecinde öğrenciler ile karikatürü çizen ve yayımlayan isimler beraat etmişti.
Aradan geçen yıllara rağmen bu kez de öğrencilerin tutuklanmasına tepki gösteren siyasetçiler hakkında açılan davalar gündemde. CHP 26. ve 27. dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanıyor. Sertel, yaşanan süreci “Karikatürü çizen beraat etti, taşıyan öğrenciler beraat etti, biz ise bunu eleştirdiğimiz için yargılanıyoruz” sözleriyle değerlendirdi.
“Mizahı yargılıyorlar”
Atila Sertel, süreci “mizaha yönelik baskının göstergesi” olarak değerlendirdi.
“Türkiye böyle bir dönemi hiç yaşamadı. Mizahın, karikatürün yok edilmeye çalışıldığı bir dönem yaşanıyor. Tiyatro sanatçısı sahnede siyasi bir espri yapamıyor. Karikatüristler siyasi karikatür çizemez noktaya geldi. Yargılama ve cezalandırma had safhada. ODTÜ öğrencilerinin bundan 5-6 yıl önce taşıdığı karikatür nedeniyle hâlâ yargılanan milletvekili arkadaşlarımız var. Onlardan biri de benim.
Şimdi karikatürü çizenler beraat etti. Yayınlayan dergi beraat etti. Onu taşıyan öğrenciler tutuklandığı için biz protesto etmiştik. O öğrenciler de beraat etti. Biz ise “Karikatür suç değildir, mizah suç değildir” diye paylaşımda bulunmuştuk. “Buna katlanacaksın” dedik diye bunu hakaret kabul ettiler ve ağır cezada bizi yargılıyorlar.
Bir kere mahkemelerin bu tip davalarla meşgul edilmesi doğru değil. Ağır ceza hakimleri bu tip karikatür davalarına bakmak için ağır ceza hakimi olmadılar ki. Onlar topluma adalet dağıtmak için varlar ve öyle olmalı.
Ben de bu davada geçmiş dönem cumhurbaşkanlarından örnekler verdim. Örneğin rahmetli Turgut Özal, kendi karikatürlerinden oluşan sergi açacak kadar hoşgörülüydü. Yine Süleyman Demirel’in, Bülent Ecevit’in, Necmettin Erbakan’ın o kadar çok karikatürü çizildi ki… Örneğin Demirel’i ve İnönü’yü köpek olarak çizdiler, Özal’ı yemek yerken çizdiler. Demirel’i yamyam olarak çizdiler, Özal’ı kazanın içinde çizdiler. Ama bu tip karikatürlerle ilgili hiçbir dava açılmadı. Hiç kimse davacı olmadı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın hukukçuları niye bunu dava etti, bunu da anlamış değilim.
“Toplumu susturmak istiyorlar”
Bir retweet nedeniyle yargılanmanın yalnızca siyasetçileri değil toplumun tamamını etkilediğini söyleyen Sertel, davaların insanları korkutmayı ve otosansürü yaygınlaştırmayı hedeflediğini söyledi.
“Böyle bir dava nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim huzuruna çıkıyoruz. Bir kere Ankara’ya gittim. Ankara’da hakim dosyayı ağır cezaya aktardı. Hiçbir işlem yapılmadan geri döndüm. Şimdi İzmir’den duruşmaya katıldım. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi karar verecek. Ben inanıyorum ki beraat edeceğiz. Ama bu davadan dolayı ceza alan arkadaşlarımız da var, beraat eden arkadaşlarımız da var. Ama beraat etmezsem de bunun üst mahkemeleri var. İstinafı var, Yargıtay’a kadar gider.
Korkutmak istiyorlar toplumu. Toplumu konuşamaz, yazamaz, düşünemez hale getirmek istiyorlar. Bunun için çok gayret sarf ediyorlar. Sindirmek, susturmak istiyorlar toplumu. Tabii ki biz bu tip baskılardan korkmayız, sinmeyiz. Elbette konuşacağız, yazacağız, söyleyeceğiz.





