SEMİ TEKTAŞ/İzmir’de taksi şoförü Deniz Örer’in yolcusu tarafından öldürülmesi, kentte taksi esnafını derinden sarstı. Yaşanan olayın ardından konuşan İzmir Taksi Şoförleri WhatsApp Grupları Başkanı ve Sözcüsü Can Özdel, taksicilerin yıllardır dile getirdiği güvenlik sorunlarının artık görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.
Meslektaşlarının hayatını kaybetmesinin büyük bir acı yarattığını ifade eden Özdel, “Bütün meslektaşlarımızın başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun. Çok güzel bir insandı, çok iyi bir babaydı. Sessiz sedasız kendi işinde gücünde bir insandı. Bir yolcu alıyor ve sorgusuz sualsiz arabadan inen kişi tarafından katlediliyor. Sonrasında arabası gasp edilip kaçılıyor. Emniyet teşkilatı kısa sürede yakaladı ama biz artık bu olayların hiç yaşanmamasını istiyoruz” dedi.
“2004’te çıkan düzenleme hâlâ uygulanmıyor”
Taksi şoförlerinin yıllardır dile getirdiği koruma kabini talebini yeniden gündeme getiren Özdel, ticari araçlarda bu uygulamanın zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Özdel, “2004 yılında bir genelge çıktı ve bu kanunlaştı. Ancak bu düzenleme hâlâ uygulanmıyor. Zorunlu hale getirilmediği için askıda kaldı. Kanunda ticari araçlara koruma kabini uygulanabileceği açıkça belirtiliyor. Bu kabinleri ülkemizde üretebiliyoruz, gerekirse ithal de edilebiliyor. Buna rağmen uygulama hayata geçirilmiyor” diye konuştu.
“Biz insan taşıyoruz, kimin ne olduğunu bilmiyoruz”
Taksicilerin her gün büyük bir risk altında çalıştığını belirten Özdel, mesleğin doğası gereği tanımadıkları insanları araçlarına aldıklarını söyledi. Özden,
“Biz insan taşıyoruz. Kimin ne olduğunu bilmiyoruz, üzerinde ne taşıdığını bilmiyoruz. Bize zarar verip vermeyeceğini tahmin bile edemiyoruz. Bu yüzden artık koruma kabinlerinin araçlara bir an önce uygulanmasını istiyoruz. Bu sadece bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda caydırıcı bir uygulama” ifadelerini kullandı.
“Acil durum butonları yeterli değil”
Araçlarda bulunan acil durum butonlarının tek başına yeterli olmadığını belirten Özdel, taksicilerin kendilerini koruyabilecek fiziksel bir güvenlik önlemi istediğini dile getirdi.
Özdel, “Araçlarımızda acil durum butonları var ama bunlar tek başına yeterli değil. Diyelim ki butona bastık, araç hareket halinde. O sırada emniyetin bize ulaşması kolay değil. Emniyet teşkilatımız görevini yapıyor ama biz emniyet gelene kadar kendimizi koruyabilecek bir sistem istiyoruz. Koruma kabini en büyük caydırıcılık olacaktır” dedi.
“İzmir’de 6 bin aile bu meslekten geçiniyor”
İzmir’de yaklaşık 3 bin taksi bulunduğunu belirten Özdel, bu mesleğin binlerce ailenin geçim kaynağı olduğunu söyledi.
“İzmir’de yaklaşık 3 bin taksi var. Gece gündüz çalışan şoförleri düşündüğünüzde bu sayı en az 6 bin aile demek. İnsan evinden çıkarken helallik alarak çıkıyor. Bu gerçekten normal bir durum değil. Biz artık cenazelerde verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz” diye konuştu.
“Şoförler artık yolcu seçmek zorunda kalıyor”
Yaşanan olayların ardından birçok taksi şoförünün güvenlik kaygısıyla yolcu seçmek zorunda kaldığını belirten Özdel, bunun mesleğin doğasına aykırı olduğunu vurguladı. Özdel,
“Ben artık bir taksi şoförü olarak insan seçmek zorunda kalıyorum. Canımı korumak için bunu yapmak zorundayım. Bana zarar vereceğini düşündüğüm birini almıyorum. Ama bu doğru bir durum değil. Biz insan taşıyoruz, kavun karpuz değil. Yoldan geçen birinin size zarar verip vermeyeceğini bilemezsiniz ama biz her gün bu riski alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Olaylar yaşanmadan önlem alınmalı”
Yetkililere çağrıda bulunan Özdel, taksicilerin güvenliği için gerekli adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.
Özdel, “Her cenazede aynı sözler veriliyor. Koruma kabini gündeme geliyor ama bir süre sonra unutuluyor. Biz artık bu olaylar yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce önlem alınmasını istiyoruz” diyerek Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlara çağrıda bulundu.






