Türkiye’nin tarımsal üretim başkentlerinden biri olan İzmir, katma değeri yüksek ve ihracat odaklı yeni bir organize sanayi hamlesine ev sahipliği yapıyor. 19 Mayıs 2021 tarihinde kurumsal temelleri atılan ve "Türkiye’de tek, dünyada ilk" mottosuyla yola çıkan Kınık Organize Tarım Bölgesi (OTB), yatırımcılar için kapılarını ardına kadar açtı. Özellikle tohum, fide ve tıbbi aromatik bitkiler üzerine ihtisaslaşan bölge, altyapı ihalesinin başarıyla sonuçlanmasının ardından parsel tahsis süreçlerine hız verdi. Bölgesel kalkınmayı hedefleyen proje, sadece üretimle sınırlı kalmayıp sanayi ve teknolojiyi toprağın bereketli gücüyle birleştirmeyi amaçlıyor.
Yatırımcıya cazip ödeme planları ve hibe desteği
Bakırçay Havzası’nın verimli toprakları üzerinde yükselen proje, toplamda 1,23 milyon metrekarelik devasa bir alana yayılıyor. Bölgenin planlamasında üretim ve işleme tesislerinin dengeli bir dağılımı gözetildi. Bu kapsamda 56 sera parseli ile 41 sanayi parseli yatırımcıların hizmetine sunulurken, sosyal donatı alanları ve idari birimler de projenin bütünleyici parçaları olarak yerini aldı. Yatırımcıları bölgeye çekmek adına finansal kolaylıklar da ön plana çıkarılıyor. Arsa ön tahsis sürecinde, yatırımcılardan yüzde 30 peşinat talep edilirken, kalan tutarın 12 ay eşit taksitle ödenebilmesi sağlanıyor.
Stratejik konumuyla dikkat çeken bölge, Bergama-Soma karayolu üzerinde bulunması sayesinde otoyol ve limanlara erişim kolaylığı sunarak lojistik maliyetlerini düşürüyor. Yatırımcılar için sunulan fırsatlar sadece arsa tahsisiyle sınırlı değil. Bölgede yatırım yapacak girişimciler, KKYDP ve IPARD programları kapsamında yüzde 50 ile 75 arasında değişen hibe desteklerinden yararlanabiliyor. Ayrıca Ziraat Bankası’nın sağladığı sübvansiyonlu kredi imkanları da finansman erişimini kolaylaştırıyor.

Geleceğin tarımı teknolojiyle harmanlanıyor
Projenin vizyonunu değerlendiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, tarımın artık geleneksel yöntemlerden sıyrılarak teknolojiyle bütünleşmesi gerektiğine dikkat çekti. Ekonomik kalkınmanın yerelden başlayacağını savunan Özgener, dijitalleşme ve yapay zeka çağında tarımın bu gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Geleceğin dünyasında sadece teknoloji üretenlerin değil, toprağını koruyup gıda güvenliğini sağlayan kentlerin kazanacağını vurgulayan Özgener, İzmir’deki paydaşlarla yürütülen ortak akıl projelerinin önemine değindi. Dikili ve Bayındır’daki projelerle birlikte bir ekosistem oluşturduklarını belirten Özgener, özellikle kadın istihdamı konusunda Kınık OTB’nin yaratacağı pozitif etkiye olan inancını yineledi.
Vahşi hasat dönemi bitiyor, sanayileşme başlıyor
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise projenin sanayi ve tarım entegrasyonu açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Türkiye’de tıbbi ve aromatik bitkilerin bugüne kadar çoğunlukla doğadan "vahşi hasat" yöntemiyle toplandığını ve işlenmeden, düşük katma değerle ihraç edildiğini hatırlatan Yorgancılar, Kınık OTB’nin bu makus talihi değiştireceğini ifade etti. Altyapı ihalesinin şeffaf ve rekabetçi bir ortamda tamamlandığını belirten Yorgancılar, kurulacak tesislerde üretimden işlemeye, paketlemeden ihracata kadar uzanan entegre bir yapının hayata geçirileceğini söyledi. Bu dönüşüm sayesinde bölgesel kalkınma hızlanırken, İzmir’in tarımsal ihracattaki payının artırılması hedefleniyor.
Birlikten kuvvet doğacak
Küresel rekabet koşullarının zorluğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, başarının anahtarının düşük maliyetle kaliteli ve yüksek miktarlı üretimden geçtiğini belirtti. Kınık OTB’nin üyelere sağlayacağı organizasyonel destek, bilimsel katkı ve finansal avantajlarla tam bir çekim merkezi olacağını ifade eden Kestelli, Türk kültürüne özgü imece ruhunun bu projede yeniden hayat bulacağını dile getirdi. Kadınların iş gücüne katılımının kırsal kalkınmaya yeni bir soluk getireceğini savunan Kestelli, Tarım ve Orman Bakanlığı ile diğer ilgili kurumların projeye verdikleri desteğin stratejik bir açılım olduğunu vurguladı.
Üniversite sanayi işbirliğiyle bilimsel üretim
Kınık Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy ise projenin eğitim ve inovasyon ayağına dikkat çekti. Bölgenin sadece bir üretim sahası değil, aynı zamanda bir eğitim kampüsü gibi çalışacağını belirten Olgunsoy, Kınık’a ilk kez üniversite eğitimini getirecek çalışmalar yaptıklarını müjdeledi. Planlamalar dahilinde organize bölge alanı içerisinde bir tıbbi ve aromatik bitkiler yüksekokulu kurulması hedefleniyor. Bakırçay Havzası’nda susuzluk riskine karşı yeni bitki desenlerinin oluşturulması, susuz tarım örneklemeleri ve dikey tarım gibi inovatif yöntemlerin uygulanacağı bölge, suyun ve toprağın en verimli şekilde kullanıldığı bir model olacak. Olgunsoy, tüm üreticileri devletin sunduğu hibe ve destek programlarından yararlanarak bu vizyoner projede yer almaya davet etti.




