Türkiye’nin batıya açılan kapısı ve tarımsal üretimin kalbi olan İzmir, gıda ticaretindeki stratejik önemini 2025 yılı verileriyle bir kez daha tescilledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "laf değil iş" vizyonuyla yönettiği haller, hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan disiplinli çalışma modeliyle Türkiye genelinde zirveye yerleşti. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Haller Şube Müdürlüğü’nün 7 gün 24 saat esasına dayalı özverili çalışmaları, meyvesini rekor işlem hacimleriyle verdi. Ege’nin bereketini Türkiye’nin dört bir yanına ulaştıran bu dev tesisler, sadece ticaretin döndüğü yerler değil, aynı zamanda güvenli gıdaya erişimin de teminatı oldu. Zabıta ve kontrol ekiplerinin koordineli denetimleri sayesinde, hal kapısından giren her ürün kayıt altına alınırken, hijyen standartlarından taviz verilmedi.

Denizden çıkan bereket rekor getirdi

Yıl boyunca süren hummalı çalışmaların en somut karşılığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’nden geldi. Tesis, 2025 yılını 51 bin 699 tonluk devasa bir işlem hacmiyle kapatarak, bu alanda Türkiye’nin tartışmasız lideri oldu. Hem İzmir Körfezi’nin doğal zenginlikleri hem de kültür balıkçılığının gücüyle beslenen halde, denizden sofralara uzanan lezzet yolculuğunun başrolünde hamsi yer aldı. Yıl içinde 11 bin 898 ton işlem gören hamsiyi, 11 bin 601 tonla Ege’nin incisi sardalya takip etti. Kupez, çupra ve levrek gibi türler de binlerce tonluk satış rakamlarıyla tezgahlardaki yerini aldı.

Denizli yeni aşka yelken açtı!
Denizli yeni aşka yelken açtı!
İçeriği Görüntüle

Haller Şube Müdürü Murat Polat, tesisin sadece İzmir için değil, ülke ekonomisi için de kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Günlük bin 500 aracın giriş çıkış yaptığı ve yaklaşık 4 bin kişiye istihdam sağlayan halin, 58 bin metrekarelik devasa bir alanda 44 satış noktasıyla hizmet verdiğini belirtti. Polat, "Tesisimiz Türkiye’nin en yüksek kapasiteli su ürünleri hali konumunda. Burası sadece yerel tüketimi değil, Avrupa’ya yapılan çipura ve levrek ihracatını da besleyen bir can damarıdır" ifadelerini kullandı.

Kaçağa geçit yok: Beyan değil tespit konuşuyor

Başarının arkasındaki en önemli sırlardan biri de tavizsiz uygulanan denetim mekanizması. Şube Müdürü Polat, yönetim anlayışlarını "Beyan usulüne göre değil, tespit usulüne göre işlem yapıyoruz" sözleriyle özetledi. Hal girişlerinde yapılan çapraz kontroller, gıda ve su ürünleri mühendislerinin titiz incelemeleri ve kantar personelinin anlık takibi sayesinde kayıp-kaçağın önüne geçiliyor. Bu disiplinli sistem, esnafın da takdirini topluyor. Su Ürünleri Hali esnafı Mehmet Hanifi Özen, hijyen ve düzen konusundaki memnuniyetini dile getirirken, İzmir’in gastronomideki yükselişine dikkat çekti. Özen, "Ünlü şefler sabahın ilk ışıklarıyla hale gelip ürünleri yerinde seçiyor. Bu da buradaki kalitenin en büyük kanıtı" dedi.

Yarım milyon tonluk dev pazar

Deniz ürünlerindeki başarının bir benzeri de İzmir Büyükşehir Belediyesi Sebze ve Meyve Hali’nde yaşandı. Türkiye’nin en büyük üç halinden biri olan tesis, 2025 yılında 541 bin 823 tonluk işlem hacmine ulaşarak yarım milyon barajını aştı. Sofraların vazgeçilmezi domates, 81 bin 331 tonluk işlem hacmiyle listenin başında yer alırken; patates, salatalık, soğan ve biber onu takip etti.

Sebze ve Meyve Hali Şefi Sadık Ceylan, gece gündüz demeden sürdürülen denetimlerin önemine değindi. 5907 sayılı kanun kapsamında yapılan sıkı kontrollerle eksik beyanların anında tespit edildiğini belirten Ceylan, "Halkın güvenli ve taze gıdaya erişimi bizim kırmızı çizgimiz. 157 dükkanla hizmet veren bu dev komplekste, zabıta ve güvenlik ekiplerimizle kuş uçurtmuyoruz" şeklinde konuştu. Hal esnafı İzzet Tunç da belediye ekiplerinin çözüm odaklı yaklaşımından duyduğu memnuniyeti, "Gece yarısı bile gelip sorunumuzu dinliyorlar, çevre illerden müşterimiz artıyor" sözleriyle ifade etti. İzmir’in halleri, hem esnafın yüzünü güldürüyor hem de vatandaşın sofrasına güven taşıyor.

Muhabir: Kazim Bozkurt