Toplam 407 sanığın yargılandığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran İBB Davası’nın 11. günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı. Duruşmanın bu aşamasında, savunma kürsüsüne çıkan tutuklu bürokratlar ve siyasetçiler, iddianamedeki "suç örgütü" ve "kamu zararı" iddialarına somut verilerle yanıt verdi. Özellikle İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın yaklaşık 8 saat süren teknik savunması, ihalelerdeki fiyat farklarının nedenlerini ve belediyenin sağladığı yüksek meblağlı tasarrufları gözler önüne serdi. Duruşmayı yakından takip eden Ekrem İmamoğlu ise savunmaların ardından söz alarak ekip arkadaşlarına manevi destek verdi.

Ceyhun Avşar: 15,5 milyar lira kamu zararı değil tasarruf var

Savunmasında 2012 yılından bu yana liyakatle yükseldiğini belirten Ceyhun Avşar, kendisi hakkında yürütülen soruşturmanın temelini oluşturan ihale süreçlerine açıklık getirdi. İddianamede yer alan "14 milyar liralık kamu zararı" iddiasının tamamen kapsam farkından kaynaklandığını ifade eden Avşar, ilk ihalenin sadece kaba inşaatı, ikinci ihalenin ise tüm sistemleri ve revizyonları kapsadığını vurguladı. Avşar, "Mühendislik hesaplarıyla ortaya konmuş 15,5 milyar TL'lik bir tasarruf söz konusudur. Ben bu riskleri liyakatim ve tecrübemle aldım. Varsa bir vebal benimdir, ama ortada bir suç yoktur" diyerek sitemini dile getirdi.

İmamoğlu: Yol arkadaşımla gurur duyuyorum

Duruşmada söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ceyhun Avşar’ın savunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek doğrudan kendisine sorular yöneltti. İmamoğlu, Avşar’ın atanma sürecinde herhangi bir siyasi müdahale olup olmadığını sordu ve "Liyakatle gelen yöneticilerimize bu bütçeleri emanet ettik. Sizinle yol arkadaşlığı yapmaktan gurur duyuyorum" dedi. İmamoğlu ayrıca, davanın "kul hakkı" ihlaline dönüştüğünü savunarak, Türkiye tarihinde ilk kez bir ihale sürecinin bu şekilde tutuklu yargılamayla yürütüldüğünü iddia etti.

Aile bağları suç unsuru sayıldı iddiası

Duruşmanın bir diğer dikkat çeken savunması ise İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş’ten geldi. Ailesinden dört erkeğin aynı anda tutuklu olduğunu belirten Keleş, iddianamede aile bağlarının "örgütsel bağ" gibi yansıtılmasını eleştirdi. Amcasına tercüme işlerinde yardımcı olmasının suç gibi gösterilmesine tepki gösteren Keleş, "Babamın babam olması, amcamın amcam olması suç unsuru olarak sunulamaz. Kızım burayı inşaat zannediyor ve ne zaman biteceğini soruyor" diyerek tahliyesini talep etti.

Gazetecilerden yürüyüş çağrısı: Yalnız bırakmadık, yalnız bırakmayın
Gazetecilerden yürüyüş çağrısı: Yalnız bırakmadık, yalnız bırakmayın
İçeriği Görüntüle

Yargılamada dördüncü hafta başlıyor

Üçüncü haftası geride kalan davada mahkeme heyeti, duruşmayı haftaya pazartesi saat 10.00’da devam etmek üzere erteledi. Gelecek oturumlarda diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına ve çapraz sorguların devam edilmesine karar verildi. İzleyici sıralarının ve duruşma salonu çevresinin yoğun güvenlik önlemleri altında olduğu gözlenirken, davanın dördüncü haftasında tahliye taleplerine ilişkin ara kararın verilip verilmeyeceği merakla bekleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ