KAZİM BOZKURT/Ege Bölgesi'nin kalbi İzmir, tarihinin en zorlu su sınavlarından birini veriyor. Yaz aylarının kavurucu sıcağını, yağışsız geçen ve kuraklığın zirve yaptığı ekim ile kasım ayları takip edince, kent genelinde su stresi had safhaya ulaştı. Meteorolojik verilerin alarm verdiği bu süreçte, kentin su yönetimini üstlenen İZSU, kaynakları korumak adına radikal kararlar almak zorunda kaldı. Özellikle metropol bölgelerde yaşayan yurttaşlar, su tasarrufu tedbirleri kapsamında saat 23.00 ile 05.00 arasında uygulanan planlı su kesintisi uygulamasıyla kuraklığın yakıcı etkisini evlerinde hissetti. Ancak geçtiğimiz haftalarda başlayan ve kenti etkisi altına alan bereketli yağışlar, hem kurumuş toprakları doyurdu hem de İzmirlilerin endişeli bekleyişini bir nebze olsun hafifletti. 4 Şubat 2026 tarihi itibarıyla güncellenen veriler, barajlarda dipten dönüşün başladığını gözler önüne seriyor.

Tahtalı Barajı ölüm uykusundan uyandı

İzmir'in su ihtiyacının bel kemiğini oluşturan ve kentin en önemli yüzeysel su kaynağı olan Tahtalı Barajı, kuraklığın en şiddetli vurduğu nokta olmuştu. Yağışsız geçen ayların ardından aktif doluluk oranı neredeyse ölçülemeyecek düzeylere, yüzde 0,014 seviyelerine kadar gerileyerek adeta kuruma noktasına gelmişti. Kenti büyük bir susuzluk korkusuna sürükleyen bu tablonun ardından gelen son yağışlar, baraj havzasında mucizevi bir toparlanma sağladı. İZSU verilerine göre barajdaki su seviyesi hızla yükselerek yüzde 9,61 bandına oturdu. Ancak bu yükseliş, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 14,90'lık doluluk oranıyla kıyaslandığında, tehlikenin henüz tamamen geçmediğini ve suyun her damlasının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Sıfırı tüketen Gördes aylar sonra yaşam belirtisi verdi

Kamuoyunda ve uzmanlar arasında sıkça tartışılan, zemin yapısı nedeniyle su tutmadığı ve "dibi delik" olduğu iddia edilen Gördes Barajı ise uzun süren sessizliğini bozdu. Kayıtlara göre 9 Ağustos tarihinden bu yana doluluk oranı sıfır çeken ve tamamen kuruyan baraj, son yağış dalgasıyla birlikte yeniden su tutmaya başladı. Manisa sınırlarında yer alan ancak İzmir'e su sağlayan bu kritik barajda doluluk oranı yüzde 4,88 seviyelerine ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 6,23 seviyesinde olan barajın, bu yılki toparlanma süreci, teknik tartışmaların gölgesinde "umut verici bir kıpırdanma" olarak yorumlandı.

Çeşme ve Balçova havzasında bahar havası

İzmir'in turizm cenneti Çeşme ve metropolün batı aksı ise yağışlardan en fazla nasibini alan bölgeler oldu. Turizm sezonu öncesinde yüzleri güldüren Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı, geçen yıl yüzde 21,16 olan doluluk oranını büyük bir sıçramayla yüzde 36,33'e taşıdı. Benzer bir sevindirici tablo Balçova Barajı cephesinde de yaşandı. Geçen yıl yüzde 33,23 seviyesinde olan baraj, bu yıl yüzde 36,26 doluluk oranına ulaşarak istikrarlı bir artış grafiği çizdi. Küçük Menderes havzasındaki Ürkmez Barajı da geçen yılki yüzde 27,16'lık seviyesini koruyup üzerine ekleyerek yüzde 28,95'e ulaştı. Bu bölgelerdeki artış, yerel yağışların havzaları besleme kapasitesinin yüksek olduğunu kanıtladı.

MSB acı haberi duyurdu: Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur şehit oldu
MSB acı haberi duyurdu: Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur şehit oldu
İçeriği Görüntüle

Geçen yıla kıyasla tablo hala bıçak sırtı

Barajlardaki bu toparlanma sevinç yaratsa da, büyük resme bakıldığında İzmir'in su rezervleri hala kritik eşikte seyrediyor. Özellikle sanayi ve tarım havzasını besleyen Güzelhisar Barajı, geçen yıl yüzde 69,67 gibi güvenli bir seviyedeyken, bu yıl yüzde 54,28'e gerilemiş durumda. Genel toplama bakıldığında Tahtalı ve Güzelhisar gibi dev rezervuarların geçen yılın gerisinde kalması, su tasarrufu çağrılarının ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor. Yetkililer, gelen yağışların rehavet yaratmaması gerektiğini, iklim krizinin bir gerçeği olarak yağış rejimlerindeki bu dengesizliğin süreceğini vurguluyor. İzmirliler için musluktan akan her damla, artık eskisinden çok daha değerli.

Kaynak: HABER MERKEZİ