İzmir’in kuzey aksındaki Menemen ilçesinde, bir ailenin ocağına ateş düşüren trafik kazasının yankıları mahkeme salonlarında devam ediyor. 2021 yılının Sevgililer Günü'nde, Esentepe Caddesi üzerinde meydana gelen olayda, Türkay Pala yönetimindeki otomobil, önünde seyreden ve babasıyla birlikte market işletmeciliği yapan İsmet Güzelküçük’ün kullandığı araca arkadan şiddetli bir şekilde çarpmış, talihsiz genç olay yerinde hayatını kaybetmişti. Kazanın ardından başlatılan hukuk mücadelesi, yerel mahkemenin verdiği ağır ceza kararıyla bir nebze olsun ailenin yüreğine su serpse de dosyanın taşındığı üst mahkemeden çıkan son karar, adalet arayışındaki aileyi bir kez daha yıktı. İlk derece mahkemesinin sanığı uzun yıllar demir parmaklıklar arkasına gönderen kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozularak sanık lehine büyük bir indirime gidildi.

Ağır ceza mahkemesinin kararı istinaftan döndü
Olayın hemen ardından tutuklanan sürücü Türkay Pala hakkında ilk etapta 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açılmıştı. Ancak davanın görüldüğü Menemen 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, olayın vahametini ve dosyadaki delilleri göz önünde bulundurarak suç vasfının değişmesi gerektiğine hükmetmişti. Sanığın 'Olası kastla öldürme' suçundan yargılanması gerektiği belirtilerek dosya Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Burada yapılan yargılamada mahkeme heyeti, sanığın eylemini 'olası kast' olarak değerlendirip müebbet hapis cezası vermiş, ardından çeşitli indirimlerle cezayı 17,5 yıla düşürmüştü. Ancak sanık avukatlarının itirazı üzerine dosya istinafa taşındı. Dosyayı inceleyen 24. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın yeniden yargılanmasına hükmetti.

Kan donduran rapor: Yasaklı maddeler tespit edildi
Davanın en tartışmalı boyutunu ise kazadan sonra alınan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları oluşturdu. Yapılan teknik incelemelerde, sanık Pala’nın araçlar arasındaki takip mesafesini korumadığı ve asli kusurlu olduğu belirlendi. Daha da vahimi, kaza günü sanıktan alınan kan örneğinde uyuşturucu madde bulgularına rastlandı. Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü tarafından dosyaya sunulan raporda, sanığın kanında "pregabalin" ve "tramadol" etken maddelerinin bulunduğu kaydedildi. Raporda, bu maddelerin suistimal edilen maddeler sınıfında olduğu, tedavi amaçlı sadece uzman hekimlerce yeşil reçete ile yazılabileceği, bunun dışındaki kullanımların ise keyif verici ve uyuşturucu amaçlı değerlendirildiği vurgulandı. Sanık ise yargılama sürecinde psikolojik tedavi gördüğünü ve bu maddelerin kullandığı ilaçlardan kaynaklandığını öne sürdü. Ancak duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın doktoru, söz konusu tramadol maddesinin reçete ettiği ilaçların hiçbirinde bulunmadığını beyan ederek savunmayı çürüttü.
Sanıktan pes dedirten savunma: Allah istemiş olabilir
Yeniden görülen davada hakim karşısına çıkan sanık Türkay Pala, SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmada suçlamaları reddetti. Olay günü uyuşturucu kullanmadığını iddia eden sanık, yaşananları "kader" olarak nitelendirdi. Pala savunmasında, "Olay öncesinde psikolojik sıkıntılarım vardı, tedavi görüyordum. İlaçlar yüzünden uyuşturucu kullanmışım izlenimi yaratılıyor. Ben bilinçli bir şekilde kaza yapmadım. Bunu Allah istemiş olabilir, kaderdir bu. Ben kaza ve kadere inanan biriyim" ifadelerini kullandı. Sanığın bu savunması, duruşma salonunda bulunan mağdur avukatları ve acılı aile tarafından tepkiyle karşılandı. Sanık ayrıca, kazanın ölen sürücü İsmet Güzelküçük’ün ani manevrası sonucu meydana geldiğini iddia ederek beraatini talep etti.

Acılı baba: Aracının değerini düşündü
Duruşmada söz alan baba Vahit Güzelküçük ise oğlunun ölümüne neden olan sürücünün tavırlarına isyan etti. Kazadan hemen sonra sanığın insanlık dışı bir tutum sergilediğini belirten acılı baba, "Kaza olur olmaz kendisini aracına kilitledi ve servisi aradı. Belki de kaçacaktı. Biz yanına gidip yardım çağıralım dediğimizde bize, 'Servis gelirse benim aracımın değeri düşer' yanıtını verdi. Bir can gitmiş, o malının derdindeydi. Bugüne kadar bizden bir özür bile dilemedi. Eğer samimi bir pişmanlık gösterseydi belki şikayetçi olmazdık ama o bunu bile yapmadı" diyerek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Bilinçli taksir indirimiyle 6 yıl hapis
Tarafların dinlenmesinin ardından İstinaf Mahkemesi kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, yerel mahkemenin "olası kast" kararını kaldırarak sanığın eyleminin bilinçli taksir kapsamında kaldığına kanaat getirdi. Sanığa önce 7 yıl 6 ay hapis cezası veren heyet, sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sürecindeki tutumu ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerini gerekçe göstererek iyi hal indirimi uyguladı. Sonuç olarak Türkay Pala’nın cezası 6 yıl 3 ay hapse indirildi. Ayrıca sanığın ehliyetine 2,5 yıl süreyle el konulmasına karar verildi. 17,5 yıldan 6 yıla düşen ceza, ailenin adalet duygusunu bir kez daha zedeledi.




