Tütün kullanımının yıkıcı etkilerine karşı küresel çapta bir farkındalık günü olan 9 Şubat, İzmir’de umut dolu hikayelerin sahne olduğu özel bir törenle kutlandı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniği, yıllardır duman altı olan hayatlarını tertemiz bir sayfaya taşıyan hastalarını onurlandırdı. Hastane yönetimi ve hekimler, zorlu tedavi sürecini başarıyla tamamlayıp sigarayı hayatından çıkaran hastalara birer gül ve teşekkür belgesi takdim etti. Törende konuşulanlar, sigara illetinden kurtulmanın sadece fiziksel bir iyileşme değil, aynı zamanda büyük bir psikolojik zafer olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Akciğerlerin sessiz çığlığını duymak zorundasınız

Törende yaptığı konuşmada tütün ürünlerinin yarattığı tahribata dikkat çeken Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Çalık, istatistiklerin korkutucu boyutuna vurgu yaptı. Sigaranın, önlenebilir ölüm nedenleri arasında başı çektiğini hatırlatan Çalık, özellikle akciğer kanseri vakalarının yüzde 90’ının doğrudan tütün kullanımıyla ilişkili olduğunun altını çizdi. Sadece kanser değil, kalp ve damar hastalıklarında da sigaranın başrol oyuncusu olduğunu belirten Prof. Dr. Çalık, tehlikenin boyutunu şu sözlerle anlattı: "Mesele sadece sizin sigara içip içmemenizle bitmiyor. Pasif içicilik dediğimiz kavram, en az aktif içicilik kadar tehlikeli. 'Ben kullanmıyorum' demek yetmez, dumanlı ortamlardan da vebalıdan kaçar gibi kaçmak gerekiyor. Biz hastane olarak vatandaşlarımıza dumansız, sağlıklı bir ömür diliyor ve polikliniklerimizde her türlü desteği veriyoruz."

Tıpkı diyabet gibi ömür boyu mücadele gerektiriyor

Tedavi sürecinin mimarlarından Aile Hekimliği Kliniği Uzmanı Doç. Dr. Berna Aydoğmuş Bergen ise bağımlılıkla mücadelenin tıbbi boyutlarını detaylandırdı. Polikliniğe başvuran her hastanın genel sağlık haritasını çıkardıktan sonra kişiye özel bir yol haritası belirlediklerini ifade eden Bergen, sürecin ilaç desteği veya davranışsal terapilerle yürütüldüğünü söyledi. Sigara bağımlılığını kronik bir hastalık olarak tanımlayan Doç. Dr. Bergen, "Nasıl ki bir şeker hastalığı tedavisinde sadece ilaç yetmiyor, hastanın diyet yapması ve yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyorsa, sigara tedavisinde de durum aynıdır. Nikotin isteğini tetikleyen alışkanlıkları değiştirmek zorundayız. Hastalarımızın kararlılığı bizim en büyük silahımız. Kimi hastamız 25 günlük ilaç tedavisiyle, kimi ise daha kısa sürede bu illetten kurtuluyor. Günde iki paket içip 20 yılını dumana veren birinin, ilaç tedavisiyle 4-5 aydır temiz kalması bizim için paha biçilemez bir mutluluk" ifadelerini kullandı.

Ekonomik kriz ruh sağlığını da vurdu
Ekonomik kriz ruh sağlığını da vurdu
İçeriği Görüntüle

Genetik miras korkusu iradeyi tetikledi

Poliklinik desteğiyle yeni bir hayata başlayan 54 yaşındaki Nevin Gelen, 33 yıllık esaretini nasıl sonlandırdığını anlattı. Gençlik yıllarında, henüz 20 yaşındayken başladığı bu alışkanlığın zamanla sağlığını tehdit eder hale geldiğini belirten Gelen, merdiven çıkamaz hale gelince karar aşamasına geldiğini söyledi. Ailesindeki genetik yatkınlığın ve sigaraya bağlı ölümlerin kendisini korkuttuğunu dile getiren Gelen, "Doktorum ciğerlerimi dinlediğinde duyduğu seslerden hoşlanmadığını söyleyince o an kararımı verdim. Ben ilaç kullanmadan, tamamen telkin ve iradeyle başardım. İlk 10 gün zorlayıcıydı, bu süreçte sigara içen arkadaşlarımla görüşmeyi kestim. İnsan isterse her şeyi başarabilir" dedi.

Direksiyon başında günde dört paket bitiyordu

Törene katılanlar arasında hikayesiyle en çok dikkat çeken isimlerden biri de 64 yaşındaki Emrullah Çiftçi oldu. Tam 52 yıl boyunca tütün kullanan ve uzun yıllar TIR şoförlüğü yapan Çiftçi, direksiyon başında günde 4 pakete kadar sigara tükettiğini itiraf etti. Emeklilik döneminde tüketimi azaltsa da tamamen bırakamadığını belirten Çiftçi, "15 gün önce kafamda bitirdim, eşime söz verdim ve hastaneye geldim. İlaçsız bir şekilde bu işi çözdüm. Şimdi nefes aldığımı hissediyorum, rampaları yorulmadan çıkıyorum. Geçmişe dönüp baktığımda, nasıl sigaranın kölesi olmuşum diye kendime hayret ediyorum" sözleriyle yaşadığı pişmanlığı ve sonrasındaki rahatlamayı dile getirdi.

Bir nefesten bir şey olmaz tuzağına düşmeyin

Sağlık sorunları nedeniyle hastanenin kapısını çalan 52 yaşındaki Mehmet Şerif Gökalp de 38 yıllık bağımlılığını sonlandıran isimlerden biri oldu. Tahlil sonuçlarının kötü çıkması ve geçmeyen enfeksiyonlar nedeniyle bıçak kemiğe dayanınca polikliniğe başvuran Gökalp, doktorunun etkileyici konuşması sayesinde 20 gündür sigara içmediğini belirtti. Geceleri uykusuz bırakan öksürük nöbetlerinin sona erdiğini söyleyen Gökalp, tiryakilere şu hayati uyarıda bulundu: "Kimse 'bir taneden bir şey olmaz' yalanına inanmasın. O ilk nefe,s sizi tekrar başa döndürür. Bir daha asla ağzınıza sürmeyin."

Kaynak: DHA